Uyanır Uyanmaz Telefona Bakıyorsanız Dikkatli Olun!

telefon bağımlılığı, telefon bağımlılığı nedenleri, neden telefon bağımlısı olunur

Hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen akıllı telefonların pek çok kişinin gece yatmadan önce baktığı son ve sabah uyandığında ilk baktığı şey olduğunu biliyor muydunuz? Özellikle geceleri rahat uyuyamama, yatakta uyuyamama ve sabahları yorgun uyanamama gibi nedenlerle son yıllarda fizyolojik ve psikolojik nedenlerin artmasının nedenleri arasında akıllı telefonlar büyük yer tutmaktadır. Akıllı telefonlar bire bir iletişimi azaltıp insan ilişkilerini bozmanın yanı sıra fizyolojik olarak da sağlığımızı tehdit edebiliyor. Alarm çaldığında sabah gözlerinizi açmadan telefona uzanıyorsunuz ama e-postalarınız ve mesajlarınız geliyor ve telefonu açıyorsunuz. Telefonunuz elinizdeyken bile sosyal medya hesaplarınızdan gelen bildirimlerinizi kontrol ediyor ve ardından ne kadar zaman geçtiğini anlamadan hızlıca yataktan kalkıyorsanız merak etmeyin, yalnız değilsiniz… Araştırmalar, telefonu açanların sabah uyanır uyanmaz hem fiziksel hem de zihinsel olarak olumsuz etkiler yaşadıklarını ve güne daha düşük hatta negatif enerjiyle başladıklarını gösteriyor.telefon bağımlılığı, telefon bağımlılığı nedenleri, neden telefon bağımlısı olunur

Sabahları telefonunuza bakmanın olumsuz sonuçları nelerdir?

Stres ve kaygıya neden oluyor… Amerika’da ünlü psikiyatrist Dr. Nicole Benders-Hadi tarafından yapılan bir araştırmada, sabahları uyanır uyanmaz telefonu eline almaya başlayan kişilerde stres düzeyinin arttığı tespit edildi. sebepsiz artar. Bunun sebebinin uyumaya başlamadan önce dış faktörlerin üzerimizdeki etkisini hissetmek olduğu ileri sürülmektedir. Tamamen uyanık olmadan ve zihniniz açıkken gelen e-postanızı kontrol etmeye çalışmak da sağlıklı bir davranış sayılmaz. Bu davranışın insanların ruh sağlığını olumsuz etkilediğini vurgulayalım. Güne daha az stresle başlamak istiyorsanız mümkün olduğunca telefonunuza bakmayın.

Dikkat dağınıklığı ve konsantre olamama… Uyandıktan hemen sonra cep telefonunu kontrol etmek, beynimizin aynı anda birçok uyaranla uğraşması gerektiği anlamına gelir. New York Times’ta tanınmış yazarların yaptığı bir araştırmaya göre, sabahları telefonunuzu elinize alarak e-postaları kontrol etmek, zihnin odaklanmasını zorlaştırıyor. Bu sırada beyin sadece bu anı yakalar ve ona odaklanır. Bu durum dikkati diğer günlük aktivitelerden uzaklaştırır ve dikkati dağıtır.

Zaman kaybediyorsunuz… Yeni bir güne başlarken sabah saatleri çok önemli. Spor yapabilir, meditasyon ile rahatlayabilir, duş alabilir, gün için ne yapacağınızı planlayabilir, kahvaltı edebilir, ne giyeceğinizi düşünebilirsiniz. Ama kendinize ayıracak vaktiniz varsa… Bu nedenle sabah uyandığınızda farkında olmadan değerli zamanınızı telefonunuzu elinize alıp boşa harcamamalısınız. Sabah uyandığınızda telefonunuza ne kadar az dikkat ederseniz, kendinize o kadar çok zaman bulacaksınız.

Uzun telefon kullanmanın dezavantajları;

Cep telefonunuzla çok fazla zaman geçiriyorsanız, çok fazla radyasyonla yaşadığınızı bilin. Özellikle hamilelik döneminde cep telefonunun yaydığı radyasyondan mümkün olduğunca uzak durmak gerekir. Aksi takdirde hamilelikte düşük yapma riski artar.

Cep telefonunuzda yüksek sesle müzik dinlediğinizde, ses dalgalarını beyne ileten hücrelere zarar verebilirsiniz. İlerleyen dönemlerde bu hücrelere verilen hasar nedeniyle işitme duyunuzu kaybedebilirsiniz.

Akıllı telefonunuzla e-posta göndermek, oyun oynamak, uzun saatler mesajlaşmak gibi yoğun kullanım gerektiren aktiviteler yaptığınızda, bileklerinize ve parmaklarınıza aşırı baskı nedeniyle biraz ağrı hissedebilirsiniz.

Radyasyona sürekli maruz kalmanın kadınlarda meme kanseri riskini artırdığı bulunmuştur. Bu nedenle günümüzde pek çok kadın rahatsızlık duymaktadır.

Araştırmalar, özellikle çocukluk döneminde radyasyona uzun süre maruz kalmanın zeka geriliğine neden olduğunu göstermiştir. Bu nedenle 21 yaşın altında cep telefonu kullanılması önerilmez.

Tıp dünyasından bir uyarı ile cep telefonlarının aşırı kullanımının erkeklerde düşük sperm sayısına ve kısırlığa yol açtığı vurgulanıyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir