Migren Neden Olur?

Migrenin çeşitli nedenleri vardır bu yazı dizimizde sizlere migrenin neden olduğunu anlatmak istiyorum. İnsan beyni aşırı stres ile yoğun bir şekilde yorulmaktadır uykusuzluk ya da fazla uyku beynin yoğunluğunu biraz daha arttırır en büyük etkenlerden biri budur. Cinsel uyarıların aşırı artışı, yüksek alkol ve sigara tüketimi migreni oluşturan sebeplerden biri, nitekim bunların yanında dengesiz beslenme ve iş stresi vardır.migren tedavisi, migren tedavisi yapımı, migren tedavisi nasıl yapılırMigren olan bir hastanın tam anlamı ile kurtuluşu uzmanlar tarafından onaylanmış belirlenmiş olan, ilaç ve bitkisel yöntemlerle mümkündür.Migreni hayatının bir parçası olarak devam etmektedir hastalık sahibi yada sahibeleri için mümkün mertebe en aza indirmek için tedavi yolları araştıran konusunda uzmanlaşmış olan hekimler ve bilim adamları. Migren krizinin çeşitliliğini anlatmaktadır.Sık sık krizin acilen müdahale edilmesi gerektiğini belirten uzman hekimler,ilaçların düzenli olarak kullanılmasının kriz oluşumunu tamamı ile bitirmesede azaltacağını belirtiyorlar.

Migren genetik bir hastalıkltır,isviçreli bilim adamlarının son araştırmaları sonrasında bu kanıtlanmıştır.Hormonal bozukluğu olan insanlarda sık görülmekle beraber aynı kanı taşıyan aile bireylerinde olmasıda mümkündür.

Migrenin oluşma sebeblerinden birisi olarak da gösterilen akşam yemeğinin saatleridir,akşam yemeklerinde fazla tüketilen yiyeceklerin özellikle saat 8′den sonra ; tüketilmekte olan yağlı yiyecekler damarlardaki liftlerin kasılarak kimyasal salgılamasına yol açmaktadır . Uzman hekimlerin migren hastalarına aşırı yağlı yiyecekler ve dışarıda yenilen kuru gıdalardan uzak durması konusunda telkinde bulunmaktadır.

Hastalığın sebeplerinden biri olan sigara ve alkol tüketimini had safhada yapan insanlar üzerinde yapılan araştırmada bu insanların 0 luk bölümünün migren rahatsızlığının olduğu ayrıca  luk kesimininde sık migren krizine maruz kaldığı saptanmıştır.

Migren krizini hafife almayın çünkü ;sosyal ve iş yaşantısının belası diyebileceğim bu hastalık sizin boş ver ya geçer nasıl olsa diyebileceğiniz türden bir hastalık değildir. Emin olmanız gereken bir husus daha belirteyim migren insanların bünyelerine göre çeşitlilik kazanmaktadır migren krizinin en büyük düşmanı; bol kahve içeren soğuk kahve ve nanedir.. Acil şifalar

Migren Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren tedavisi için öncelikle teşhisin doğru olarak yapılmasına bağlıdır. Hastaların başka bir rahatsızlığının olması halinde onunda tedavi planının yapılması gerekir. Meydana gelen belirtilerinin yok edilmesine yönelik tedavi şeklinin oluşturulması amaçlanır. Migrenle birlikte bulunan hastalıkların tedavi yöntemi bazen avantaj sağlarken, bazen de migrenin tedavisinde kısıtlamalara yol açar.migren tedavisi, migren tedavisi yapımı, migren tedavisi nasıl yapılırHastalıkla birlikte yaşanan diğer hastalıklar mani, depresyon, epilepsi, inme, panik gibi rahatsızlıklardır. Tedavi için mutlaka belirtilerin dikkate alınması gerekir. Migren ilaçları sıradan baş ağrısı olan hastalarda etkili olmadığı gibi, zararlı da olabilir. İlaç tedavilerinin dışında düzenli bir yaşam sürme, gevşeme, egzersiz yapma, uyku düzenini sağlama, sigaradan uzak durma, beslenmeye dikkat etme gibi uygulamalara dikkat edilmelidir. Uygulanacak ilaç tedavisi oluşan baş ağrılarının sıklığına ve şiddetine, belirtilerin durumuna, diğer hastalıkların olmasına ve önceki tedavilerdeki yaklaşıma göre belirlenmektedir. Erken başlanacak ilaç tedavisi baş ağrısının şiddetlenmesine engel olup, uygulanan tedavinin daha etkin olmasına yardımcı olacaktır.

Migren için uygulanacak tedavi yöntemleri nedir?

Akut tedavi: Uygulanacak tedavi atağı yaşayan kişiye ve atağa göre planlanmalıdır. Hastanın daha önce geçirdiği tedaviler incelenmeli, buna uygun tedaviye başlanmalıdır. Bu tedavi baş ağrısının başlamasından sonra ilerlemesini durdurmak ya da ağrıyı kesmek için uygulanır.

Farklı şekillerde akut tedavi vardır. Burada uygulanacak ilaç belirtilerin durumuna, ağrıların şiddetine ve sıklığına, diğer hastalıkların durumuna ve önceki tedavilerdeki duruma göre belirlenir. Aşırı miktarda ilaç kullanımı önlenmelidir. Bu tedavinin başarısız olmasına neden olur. Ağrıya en fazla etki edecek ilaç tercih edilmelidir. Uygulanan tedavi kişiye özel uygulanmalıdır. Hafif ağrıları olan hastalarda NSDID, analjezikler uygulanmalıdır. Analjezik tedavi yetersiz kaldığında tedavide triptan kullanılmalıdır. Hızlı tedavi gerektiren durumlarda oral dışı triptan kullanılabilir.

Basit ve kombinasyon biçiminde analjezik ve NSAID: Hafif ağrıları olan hastalara basit analjezikler verilir. Hastaların baş ağrısı sadece analjeziklerle ya da kafeinle kombine edilmiş aspirin ya da parasetamol gibi basit analjeziklerle kesilebilir. NSAID’ler ise gastrik yan etkileri nedeniyle daha az kullanılmaktadır.

Barbiturat hipnotikler: Bu içerikteki ilaçların etkinliğine dair fazla bir çalışma yoktur. Diğer ilaçların etkisiz kaldığı durumlarda tercih edilmektedir.

Ergotamin ve Dihiroergotamin (DHE): Analjeziklerin faydalı olmadığı ya da yan etkilerin görüldüğü hallerde tedavide ergotamin kullanılmaktadır. DHE ergotamine göre daha az yan etki yapmaktadır. DHE hastalara faydalı olduğu gibi, tekrarlama riskini ve bulantıyı azaltır. DHE gebe kalmayı isteyenlerde, hipertansiyonu olanlarda, karaciğer ve böbrek yetmezliği sorunu bulunanlarda, koroner damar hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.

Triptanlar: Tedavide hem etkin, hem de güvenli olan ilaçlar, atak geçiren her hasta da uygulanabilir. Analjeziklerin faydalı olmadığı durumlarda, bunlar uygulanmalıdır.

Opioidler: Baş ağrısında rahatlama sağlamayan epoid dışındaki ilaçlar yerine kullanılabilen ilaçlardır. Önleyici tedavi (Profilaktik): Ağrının olup olmadığı dikkate alınmadan, atakların şiddetini azaltmak ve süresini düşürmek için uygulanır. Bunlar atak öncesinde uygulanabilir. Atağı tetikleyen bir sebep olması durumunda ve ağrının öncü belirtisi bulunduğunda hastalara verilebilir. Tedavi kısa ve uzun süreli olarak uygulanmaktadır. Kısa süreli olanlar tetikleyici etkenlerin olması halinde, bir kaç gün öncesinde uygulanır. Uzun vadeli olanlar ise, ağrının sıklığını azaltmak için günlük olarak uygulanır. Hamilelik döneminde uzun süreli tedaviden kaçınmak gerekir. Bu tedaviler düşük dozlarla başlamalıdır. Dozlar yavaş sürelerle arttırılmalıdır. Dört haftaya kadar etkilerinin görülmesi beklenir.