Mikro Çip Yöntemi İle İlgili Merak Edilenler

1- Mikroçip (mikroakışkan ayıklama çipi) yöntemi nedir?

Canlı, sağlıklı hücrelere, morfolojik ve fizyolojik olarak fiziksel olarak zarar verebilecek yöntemler kullanılmadan mikroakışkan ayırma çipleri (mikroçipler), çok daha düşük DNA kırılma sıklığına sahip spermatozoa ve daha iyi durumda; Diğer ölü olgunlaşmamış ve standart altı spermlerden ekstrakte edilmesini sağlamak için tasarlanmıştır.mikroçip nedir, mikroçip tedavisi, mikroçip tedavisi yapımı

Mikroakışkan Çip teknolojisi, IVF tedavisinde IVF protokolünde kullanılmak üzere sağlıklı sperm üretmek için kullanılır.

2- Tüp bebek tedavisinde mikroçip kullanılıyor mu?

Evet, Mikro Çip, IVF adı verilen bir mikro yumurta enjeksiyonu (ICSI) tekniği kullanılarak enjekte edilebilecek en iyi spermi seçmek için kullanılır.

3- Daha önce başarısızlıkla sonuçlanan tüp bebek tedavilerinde Mikro Çip ne kadar etkilidir?

Bir kadından alınan yumurtalar, bir erkeğin sperminden daha az sayıda ve çok daha hassas olduğu için, aldığımız tüm yumurtaları yumurta toplama sürecinde en iyi şekilde kullanmalıyız. Ancak normal bir erkeğin milyonlarca spermi olduğu için ek bir seçim sürecine tabi tutulabilir. Mikroenjeksiyon işleminden önce spermler görünümlerine göre morfolojik olarak seçilir. Bir insanın görünüşüne bakarak sağlıklı olduğunu tahmin etmek gibidir. Mikroçip yöntemi, sağlıklı spermi ayırt etmemizi sağlayan ikincil bir yöntemdir. Böylelikle yumurta ile füzyona aday spermler hem morfolojik olarak hem de DNA hasarı olmadan seçilir. Sonuç olarak mikroçip kullanarak tüp bebek yaptığımızda daha kaliteli embriyolar elde ediyor ve gebelik sayısını artırıyoruz.

4- Mikroçip hangi durumlarda kullanılamaz?

Mikroçip yöntemi, spermatozoanın özel bir ayırıcı sıvı içinde yüzmesine dayanan bir yöntem olduğu için ejakülatta spermatozoa (azoospermi) veya hareketli spermatozoa bulunmayan durumlarda kullanılamaz.

5- Mikroçip yönteminin tüp bebek yönteminden farkı nedir?

İn vitro fertilizasyon prosedürüne ek olarak mikroakışkan sperm ekstraksiyon yöntemi kullanılmaktadır. Spermler arasında DNA hasarı en az olan sperm ayrılır ve yumurta ile kaynaştırılır. Böylelikle hem embriyo kalitesi açısından hem de doğuma yol açan gebeliklerin sıklığı açısından yüksek başarı elde edilmektedir.

6- Mikroçip yöntemi Sağlık Bakanlığı onaylı mı?

Bu yöntem, T.C. çiplerini kullanır. Sağlık Bakanlığı’nın tıbbi cihazlar için gerekliliklerini ve Avrupa Birliği standardını doğrulayan CE sertifikasına sahiptir.

Unutkanlık neden olur?

Unutkanlık denilince ilk akla gelen Alzheimer’dır. Ancak beyindeki bir kan damarının tıkanması, epilepsi, beyin iltihabı, multipl skleroz, beyin tümörü ve kafa travması da unutkanlığa neden olabilir. Unutkanlığın en yaygın nedenlerinden biri, sahte demans olarak bilinen sahte demansdır. unutkanlık nedenleri, unutkanlık tedavisi, unutkanlık neden oluyorÖzellikle depresyonda görülen bu bozuklukta unutkanlığa umutsuzluk, iştah artışı veya azalması, halsizlik, uyku bozukluğu, dikkat eksikliği ve halsizlik eşlik eder. Unutkanlığın bir diğer nedeni de B12 vitamini ve folik asit eksikliğidir. Unutkanlık, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi ruhsal hastalıklarda da görülmektedir. Ortalamanın altında bir IQ’ya sahip kişiler, bir konuyu unutmaya meyillidir çünkü hatırlamaları onlar için zordur. Ağır beslenme ve kanser gibi bağışıklık sistemini etkileyen durumlarda da unutkanlıkla karşılaşılabilir. Unutkanlığın sıklıkla görüldüğü hastalıklardan biri de hipotiroidizmdir. Bu hastalıkta metabolizmadaki yavaşlama depresyona, depresyon ise unutkanlığa yol açabilir. Genç yaşta unutkanlık genellikle stres, depresyon ve gerginlik gibi psikolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar.

Unutkanlık belirtileri

Unutkanlıkların tümü bir hastalık belirtisi olamaz. Beynin bilgileri kaydederken bazı bilgileri unutması normaldir. Bir kişinin unutkanlığının normal unutkanlık mı yoksa bir hastalığın belirtisi mi olduğuna karar vermek, belirli hastalıkların erken teşhisi için önemlidir. Unutkanlık nedeniyle kişinin günlük hayatının bozulması, unutkanlığın önemli bir belirtisidir. Günlük rutin işleri yapmada güçlük, işyerinde sık yapılan işlerde aksama, sevdiklerini ve isimlerini hatırlamada güçlük, söylediklerini unutmak ve tekrarlamak dikkat edilmesi gereken rahatsızlıklardır. Bu durumlarda, kapsamlı bir muayene sırasında bir uzmana başvurmalı ve unutkanlığın nedenlerini öğrenmelisiniz. Unutkanlık kişinin yaşam kalitesinde bozulmaya neden oluyorsa bu, dikkat edilmesi gereken bir durumun göstergesidir. Unutkanlığın semptomları standart görünmekle birlikte, farklı demans ve depresyon türleri için farklı oranlara sahiptir. Örneğin; Demans hastaları, geçmiş olayları açıkça hatırlasalar da yakın geçmişi hatırlamakta güçlük çekerler. Bunun nedeni beynin yeni bilgileri kaydedememesidir. Unutkanlığın belirtilerini değerlendirerek, bunun herhangi bir hastalıktan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirleyebilirsiniz.

Unutkanlık tedavisi

Unutkanlık tedavisinde unutkanlığın hastalığa bağlı olup olmadığı sorgulanır. Hasta takibi iyi yapılmalı ve hastalığa bağlı gelişirse altta yatan hastalık tedavi edilmelidir. Unutkanlığın nedeni demans ise, erken teşhis şarttır. Demansta unutkanlık tedavisi ömür boyu sürer. Depresyonun neden olduğu unutkanlığın tedavisi, depresyonun şiddetine göre değişir. Hipotiroidizm gibi fiziksel nedenlerden kaynaklanan unutkanlık durumunda tedaviye başlanır. B12 ve folik asit gibi vitamin eksiklikleri nedeniyle unutkanlık için vitamin takviyeleri önerilmektedir. Ancak tüm bu durumlarda doktora danışmadan vitamin veya ilaç kullanımının bazı organlara zarar verebileceği gibi hastalığın tedavisini de olumsuz etkileyebileceği unutulmamalıdır. Düzenli egzersiz, sağlıklı ve dengeli beslenme, sigara ve alkol gibi kötü alışkanlıkları bırakma, yeni hobiler, kitap okumak ve stresten uzak durmaya çalışmak unutkanlıkla baş etmenize yardımcı olabilir.

Hipofiz tümörü nasıl teşhis edilir?

Hipofiz tümörleri çok farklı klinik sunumlara yol açabildiğinden, bir tıp uzmanı tarafından alınan ayrıntılı tıbbi öykü ve ayrıntılı bir fizik muayeneden elde edilen veriler, ek görüntüleme ve laboratuvar testlerinden elde edilen bilgilerle birleştirilir. Tüm bu incelemeler ışığında adenomun varlığı ve özellikleri belirlenir ve teşhis edilir.hipofiz bezi, hipofiz bezi tümörü, hipofiz bezi tümörü ne demek

Kullanılan testler, kan ve idrar hormonu testleri, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve görme alanı testleri gibi teknikler kullanılarak beynin bir alanını görüntülemeyi içerir.

Hipofiz tümörü nasıl tedavi edilir?

Bir hipofiz tümörünü tedavi etme yöntemi, her şeyden önce, klinik verilere ve hastanın sağlığı üzerindeki etki derecesine bağlı olarak belirlenir. Bu bağlamda mikroadenom tümörleri herhangi bir fonksiyonel veya anatomik soruna neden olmazsa tedavi kararı verilemez. Bununla birlikte, daha büyük ve daha işlevsel tümörler başka tedaviler gerektirebilir. Buna göre hipofiz tümörlerinin tedavisinde aşağıdaki yöntemler kullanılmaktadır:

Takip: Küçük, fonksiyonel olmayan ve klinik semptomlara neden olmayan tümörler için yakın takip önerilebilir. Bu durumda hastalar, tümörün davranışında ve boyutunda herhangi bir değişiklik olup olmadığını görmek için periyodik olarak muayene edilir.

Cerrahi: Özellikle kompresyon semptomlarına neden olan tümörler için adenomun cerrahi olarak çıkarılması gerekebilir. Burada uygulanabilecek iki farklı yöntem vardır. Endoskopik transnazal transsfenoidal yaklaşım olarak adlandırılan birinci yöntemde operasyon, burun içine yerleştirilen endoskoplar kullanılarak kitlenin kapalı bir şekilde çıkarılmasını içerir. İkinci yöntem, transkraniyal erişimdir; Bir neoplazmanın açık bir nöroşirürji yöntemi ile çıkarılmasını ifade eder.

Radyasyon tedavisi: Cerrahi tedavi sonrasında veya ameliyat yapılamayan hasta gruplarında radyasyon tedavisi ile kitlenin geliştirilmiş X-ışınları kullanılarak çıkarılması amaçlanabilir. Harici ışın radyasyon tedavisi veya stereotaktik radyocerrahi teknikleri kullanılabilir.

İlaç Tedavisi: Kandaki hipofiz hormonlarının miktarındaki artış veya azalmanın neden olduğu semptomları hafifletmek için çeşitli ilaçlar kullanılabilir.

Hızlı Kilo Aldıran Besinler

Günlük hayatımızda çok yağlı olduğu belli olan ve fazla oranlarda bol karbonhidrat barındıran besinlerin bizlere kilo aldırdığını bildiğimiz için çoğunlukla onları tüketmeyi biraz sınırlamaktayız. Ancak gizli ve hızlı bir şekilde kilo aldıran o kadar fazla besin maddesi var ki bu maddelerden uzak durulması kilo alımını oldukça azaltabilmektedir. Sizlere hızlı kilo aldıran besinler nelerdir sorusunu yanıtını yazımızda bulabilirsiniz.hızlı kilo alma, kilo alma yöntemleri, kilo aldıran besinlerMeyve suları maalesef ki, kilo aldırmadığı sanılan ve en sağlıklı olduğu düşünülen içecekler arasında yerini alıyor. Fakat evde yapmış olsanız ve kendiniz sıksanız dahi maalesef bir bardak meyve suyunda bir kaç meyvenin birden içeriği bulunmaktadır. Direkt olarak meyvenin şekerini bünyenize alırsınız. Uzmanlar ise, vücuda her gün bir kaç bardak meyve suyunu sokmanın oldukça hızlı bir şekilde kilo aldırdığını ve bu sebeple meyveleri direkt olarak posasıyla birlikte yemek gerektiğini belirtmektedirler. Yemeklerin yanına sıkmayı veya eklemeyi sevdiğimiz pek çok sos da maalesef gizli kilo kaynakları arasındadır. Birçok besinin soslar kullanılmadan pek de lezzetli olmadığını düşünüyor olabilirsiniz fakat maalesef bu soslar size gizli gizli kilo aldırmaktadırlar. Mayonez, hardal, ketçap, körili sos, soya sosu gibi onlarca farklı seçenekte her bir kaşıkta en az 20-30 kalori bulunmaktadır. Bilhassa da salata tüketenlerin salatayı biraz daha lezzetli ve tüketilebilir hale getirmek için ekledikleri zeytinyağı, nar ekşisi, sirke gibi onlarca farklı sos diyetinizi öldürmektedir. Bunun yerine biraz limon ve az bir miktar yağ ile salatalarınızı çok daha sağlıklı yapmak sizin elinizde.

Diyet kola içenler ise hızlı bir şekilde kilo alma riski altında olurlar. Her ne kadar light gibi bir tabirle satılsalar dahi bu ürünlerin içerisinde yine de çok miktarda tatlandırıcı bulunmaktadır ve kalori olarak da oldukça yüksek bir değere sahiptirler. Light sigara nasıl ki daha az kanser yapıcı değilse tam olarak diyet kola da az kalorili değildir. Bu kapsamın içerisine gazoz ve meyveli soda gibi seçenekleri de eklenebilir. Kahve ülkemizde en fazla tercih edilen içeceklerden ancak bir kahvede yüzlerce kalori bulunması kahvenin içerisine süt ile krema gibi sosların eklenmesi, onu daha da tehlikeli hale getirmektedir.

Amenore (Ay Halleri Kesilmesi)

Eğer bir genç kız 17 yaşına kadar hiç ay hali görmedi ise primer amenore olarak incelenmelidir. Ayrıca 15 yaşına gelmiş bir genç kızda meme oluşumu ve kıllanma vb. Gibi değişiklikler hiç yoksa o kız da 17 yaşına kadar beklenilmeden muayene edilmelidir. Sekonder amenoer ise evvelce ay hallari görmüş olan birisinin ay hallarinin kesilmsidir.ay hali kesilmesi, ay hali kesilmesi nedir, adet görememe sorunuPremier amenorede hastanın muayenesi yapılan beden yapısının ve cinsel ( genital ) organlarının gelişmesi, besi durumu ve kronik bir hastalığı olup olmadığı araştırılmalıdır. Bu amenore genellikle dört grupda incelenir . Zira her grubun nedenleri ayrıdır.

a- Meme teşekkül etmemiş fakat rahim var : Beyin hastalıkları ve yumurtalıkların teşekkül etmemiş olması buna neden olabilir.

b- Meme teşekkülü var fakat rahim yok : Bu gruptakilerin çoğunda yumurtalık yerine testis, erkeklik organı vardır. Kanlarında erkeklerinki kadar testosteron, erkeklik hormonu vardır. Bu testisler ilerde kansere dönüşeceğinden kız 18 yaşına gelince ( dış kadınlık organları oluşsun diye o yaşa kadar beklenir ) ameliyat ile çıkarılmalıdır. Ameliyattan sonra genç kıza estrojen hormonu verilir.

c- Bu grup hem meme ve hem de rahim yoktur. Yumurta yapacak organlar normal teşekkül etmemiştir ve ilerde kansere dönüşebileceğinden ameliyat ve hastaya meme gelişimine yardım etmek ve kemik çürümesine mani olmak için ( osteoporosis ) hormon ( estrojen ) verilmelidir.

d- Hastada memeler ve rahim vardır fakat ay hali görmez. Bu grupda memelerden devamlı süt gelip gelmediğini araştırmak önem taşır zira beyin altındaki pitüiter bezin urları neden olabilir.

Sekonder amenore evvelce ay hali görüp bu defa 6 defa aydan daha uzun ay hali görememektedir. Tabii en sık neden gebeliktir. Diğer nedenler :

a- Rahmin içinde yapışıklıklar olmuştur. Buna evvelce geçirilmiş rahim içi iltihapları veya birçok defa yapılan kürtajlar neden olur.

b- Yumurtalıklar zamanından önce genç yaşta görevini kaybeder, yetersizliğe girer

c- Ameliyat ile yumuratlıkların çıkarılması gerekmiştir. ( urlar ), veya iltihap nedeniyle yumurtalıklar hasara uğramıştır.

d- Yumuralıklarda birçok kistler vardır ( polikistik over sendromu ) bu sendromda hem ay hallari hem de genç kızda yüzünde veya başka kısımlarda kıllanma artmıştır.Enfertilite ( kısırlık ) sorunları vardır. Ay halini görmemesi estrojen hormonunun devamlı olarak rahmin endometriyum zarına etkisi demektir. Bu de ilerde rahim kanserine yol açabilir. O nedenle eğer gebelik isteniyorsa yumurta yaptırıcı ilaçlar, gebelik istenmiyorsa ayda bir on gün süre ile projesteron hormonu vererek at halleri başlatmak gerekir. Bazı vakalarda corticosteroid de ilave etmek icab eder.

e- Beyindeki veya pitüiter ur ve hastalıklar.

f- Çok derin üzüntülerde, sevdiğini kaybetmek vb. Ay halleri uzun süreler durabilir.

g- Doğum kontrolü haplarını bırakınca bir süre, kadın, ay hallerini görmeyebilir.

h- Kısa zamanda çok kilo kaybettiyseniz ay halleri durabilir. Keza kısa zaman çok kilo aldı iseniz o durumda da ay halleriniz sekebilir.

i- Yaşının 45 ‘in üstünde ise premenopoz devrede olabilirsiniz ki o devrede ay hallerinde durma olabilir.

Tedavi : Gerek primer ve gerekse sekonder amenorede tedavi muayene ve testlerde bulunacak nedene bağlıdır : Doktorunuz muayenesi ile ve ültrason, ct skan, MRI ve laboratuar testleri yaparak nedeni bulacak ve ona göre size gerekli tedaviyi önerecektir. Her ur için ameliyat gerekmeyebilir. Örneğin pitüiter adenom denilen urlar eğer 1 santimden küçük iseler ağızdan verilen ilaçlarla tedavi edilebilirler.

Migren Neden Olur?

Migrenin çeşitli nedenleri vardır bu yazı dizimizde sizlere migrenin neden olduğunu anlatmak istiyorum. İnsan beyni aşırı stres ile yoğun bir şekilde yorulmaktadır uykusuzluk ya da fazla uyku beynin yoğunluğunu biraz daha arttırır en büyük etkenlerden biri budur. Cinsel uyarıların aşırı artışı, yüksek alkol ve sigara tüketimi migreni oluşturan sebeplerden biri, nitekim bunların yanında dengesiz beslenme ve iş stresi vardır.migren tedavisi, migren tedavisi yapımı, migren tedavisi nasıl yapılırMigren olan bir hastanın tam anlamı ile kurtuluşu uzmanlar tarafından onaylanmış belirlenmiş olan, ilaç ve bitkisel yöntemlerle mümkündür.Migreni hayatının bir parçası olarak devam etmektedir hastalık sahibi yada sahibeleri için mümkün mertebe en aza indirmek için tedavi yolları araştıran konusunda uzmanlaşmış olan hekimler ve bilim adamları. Migren krizinin çeşitliliğini anlatmaktadır.Sık sık krizin acilen müdahale edilmesi gerektiğini belirten uzman hekimler,ilaçların düzenli olarak kullanılmasının kriz oluşumunu tamamı ile bitirmesede azaltacağını belirtiyorlar.

Migren genetik bir hastalıkltır,isviçreli bilim adamlarının son araştırmaları sonrasında bu kanıtlanmıştır.Hormonal bozukluğu olan insanlarda sık görülmekle beraber aynı kanı taşıyan aile bireylerinde olmasıda mümkündür.

Migrenin oluşma sebeblerinden birisi olarak da gösterilen akşam yemeğinin saatleridir,akşam yemeklerinde fazla tüketilen yiyeceklerin özellikle saat 8′den sonra ; tüketilmekte olan yağlı yiyecekler damarlardaki liftlerin kasılarak kimyasal salgılamasına yol açmaktadır . Uzman hekimlerin migren hastalarına aşırı yağlı yiyecekler ve dışarıda yenilen kuru gıdalardan uzak durması konusunda telkinde bulunmaktadır.

Hastalığın sebeplerinden biri olan sigara ve alkol tüketimini had safhada yapan insanlar üzerinde yapılan araştırmada bu insanların 0 luk bölümünün migren rahatsızlığının olduğu ayrıca  luk kesimininde sık migren krizine maruz kaldığı saptanmıştır.

Migren krizini hafife almayın çünkü ;sosyal ve iş yaşantısının belası diyebileceğim bu hastalık sizin boş ver ya geçer nasıl olsa diyebileceğiniz türden bir hastalık değildir. Emin olmanız gereken bir husus daha belirteyim migren insanların bünyelerine göre çeşitlilik kazanmaktadır migren krizinin en büyük düşmanı; bol kahve içeren soğuk kahve ve nanedir.. Acil şifalar

Migren Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren tedavisi için öncelikle teşhisin doğru olarak yapılmasına bağlıdır. Hastaların başka bir rahatsızlığının olması halinde onunda tedavi planının yapılması gerekir. Meydana gelen belirtilerinin yok edilmesine yönelik tedavi şeklinin oluşturulması amaçlanır. Migrenle birlikte bulunan hastalıkların tedavi yöntemi bazen avantaj sağlarken, bazen de migrenin tedavisinde kısıtlamalara yol açar.migren tedavisi, migren tedavisi yapımı, migren tedavisi nasıl yapılırHastalıkla birlikte yaşanan diğer hastalıklar mani, depresyon, epilepsi, inme, panik gibi rahatsızlıklardır. Tedavi için mutlaka belirtilerin dikkate alınması gerekir. Migren ilaçları sıradan baş ağrısı olan hastalarda etkili olmadığı gibi, zararlı da olabilir. İlaç tedavilerinin dışında düzenli bir yaşam sürme, gevşeme, egzersiz yapma, uyku düzenini sağlama, sigaradan uzak durma, beslenmeye dikkat etme gibi uygulamalara dikkat edilmelidir. Uygulanacak ilaç tedavisi oluşan baş ağrılarının sıklığına ve şiddetine, belirtilerin durumuna, diğer hastalıkların olmasına ve önceki tedavilerdeki yaklaşıma göre belirlenmektedir. Erken başlanacak ilaç tedavisi baş ağrısının şiddetlenmesine engel olup, uygulanan tedavinin daha etkin olmasına yardımcı olacaktır.

Migren için uygulanacak tedavi yöntemleri nedir?

Akut tedavi: Uygulanacak tedavi atağı yaşayan kişiye ve atağa göre planlanmalıdır. Hastanın daha önce geçirdiği tedaviler incelenmeli, buna uygun tedaviye başlanmalıdır. Bu tedavi baş ağrısının başlamasından sonra ilerlemesini durdurmak ya da ağrıyı kesmek için uygulanır.

Farklı şekillerde akut tedavi vardır. Burada uygulanacak ilaç belirtilerin durumuna, ağrıların şiddetine ve sıklığına, diğer hastalıkların durumuna ve önceki tedavilerdeki duruma göre belirlenir. Aşırı miktarda ilaç kullanımı önlenmelidir. Bu tedavinin başarısız olmasına neden olur. Ağrıya en fazla etki edecek ilaç tercih edilmelidir. Uygulanan tedavi kişiye özel uygulanmalıdır. Hafif ağrıları olan hastalarda NSDID, analjezikler uygulanmalıdır. Analjezik tedavi yetersiz kaldığında tedavide triptan kullanılmalıdır. Hızlı tedavi gerektiren durumlarda oral dışı triptan kullanılabilir.

Basit ve kombinasyon biçiminde analjezik ve NSAID: Hafif ağrıları olan hastalara basit analjezikler verilir. Hastaların baş ağrısı sadece analjeziklerle ya da kafeinle kombine edilmiş aspirin ya da parasetamol gibi basit analjeziklerle kesilebilir. NSAID’ler ise gastrik yan etkileri nedeniyle daha az kullanılmaktadır.

Barbiturat hipnotikler: Bu içerikteki ilaçların etkinliğine dair fazla bir çalışma yoktur. Diğer ilaçların etkisiz kaldığı durumlarda tercih edilmektedir.

Ergotamin ve Dihiroergotamin (DHE): Analjeziklerin faydalı olmadığı ya da yan etkilerin görüldüğü hallerde tedavide ergotamin kullanılmaktadır. DHE ergotamine göre daha az yan etki yapmaktadır. DHE hastalara faydalı olduğu gibi, tekrarlama riskini ve bulantıyı azaltır. DHE gebe kalmayı isteyenlerde, hipertansiyonu olanlarda, karaciğer ve böbrek yetmezliği sorunu bulunanlarda, koroner damar hastalığı olanlarda kullanılmamalıdır.

Triptanlar: Tedavide hem etkin, hem de güvenli olan ilaçlar, atak geçiren her hasta da uygulanabilir. Analjeziklerin faydalı olmadığı durumlarda, bunlar uygulanmalıdır.

Opioidler: Baş ağrısında rahatlama sağlamayan epoid dışındaki ilaçlar yerine kullanılabilen ilaçlardır. Önleyici tedavi (Profilaktik): Ağrının olup olmadığı dikkate alınmadan, atakların şiddetini azaltmak ve süresini düşürmek için uygulanır. Bunlar atak öncesinde uygulanabilir. Atağı tetikleyen bir sebep olması durumunda ve ağrının öncü belirtisi bulunduğunda hastalara verilebilir. Tedavi kısa ve uzun süreli olarak uygulanmaktadır. Kısa süreli olanlar tetikleyici etkenlerin olması halinde, bir kaç gün öncesinde uygulanır. Uzun vadeli olanlar ise, ağrının sıklığını azaltmak için günlük olarak uygulanır. Hamilelik döneminde uzun süreli tedaviden kaçınmak gerekir. Bu tedaviler düşük dozlarla başlamalıdır. Dozlar yavaş sürelerle arttırılmalıdır. Dört haftaya kadar etkilerinin görülmesi beklenir.

İntraoral Kanserler ve Nedenleri

Bu malign tümörlerin insidansı dünyanın çeşitli yerlerinde farklılıkları gösterir. Örneğin; ABD’de tüm kanserlerin %5’ini oluştururken, Hindistan’da yaklaşık %50′ kadarını oluşturur. Bununda nedenleri şüphesiz etyolojik faktörlerdedir. Şöyleki, ABD’deki kontrol ve mükemmel oral hijyen ve Hindistan’daki Betelnut çiğnenmesi veya Kuzey Avrupa ülkelerindeki Plummer Winson sy gb tümörlerin insidansını çok etkilemişlerdir.intraoral kanserler, intraoral kanser nedenleri, intraoral kanser tedavisi

Etyolojik Faktörler

Tütün: Ağız için Ca’lar tütün içimi ile doğru orantılı olarak artmaktadırlar. Günde içilen bir paket veya 5 ya da 6 dan fazla pipo veya puro yaklaşık 6 kat I.O. Ca sigara içmeyenlere göre artmaktadır. Başarılı bir ameliyatla tümörden kurtulan hastalar sigaraya devam ederlerse yeni lezyon olma şansı içmeyenlere kıyasla 600 kadar daha çoktur. Ayrıca sigara içenlerin 5 yıllık sürvileri daha azdır. Eğer tütün çiğ olarak çiğnenme tarzında kullanılıyorsa squamöz Ca’nın bir variantı olan Verrüköz karsinom meydana gelme şansı artar. Bu da tütündeki niktagaminlerle ilgilidir.Yukarıda bahsedildiği gibi tütün, tümör insidansı ciddi bir şekilde arttırmaktadır. Sert damak kanserleri, tekrar sigaraya başlayanların tümörüdür. Hindistan ve Güney Amerika, da yaygındır. Alkol: Çok miktarda alkol alınması yine G.I. sistemin uç kısımlarında Ca oranını arttırmaktadır. Alkolizmde en yakm ilişkisi olan intraoral tümör, ağız tabanı Ca’dır. Mamafih tümör stagenin sıklıkla bu bölgede ileri bulunmaz. Oral Ca’lar için, eğer alkol ve tütün birlikte kullanılırsa yaklaşık 5 kat artar.

Diğer Faktörler

Kötü ve yetersiz beslenme, riboflavin gibi maddenin eksilmesi dikkat çekmektedir. Dişlerin iyi yapılmaması, kötü ağız hijyeni önemlidir. Plummer Winson sendromu (demir eksikliği + v.s.)’nin Kuzey Avrupa’lı kadınlarda bu tip tümörlerin görülmesini sıklaştırır (yani inisdansını yükseltir). Patoloji: İntraoral malign lezyonlar %90 SCC tipindedir. Diğerleri MM, lenfoma, sarkoma, muhtemelen küçük tükrük bezi glandlarmın malign tümörleridir. Bunlarda mukoepidermoid Ca ve adenokistik Ca’lardır. Lökoplaki: Lökoplaki literatürde beyaz yama adını almaktadır. Premalign bir lezyondur. Tanımında, yüzeyel mukoza hattının kalınlaşması şeklindedir. Bazal tabakanın uzantıları submukozaya (buna Akantozis denilir), kadar inerse bazen premalign ya da malign olup olmadığını anlamak ya da ayırt etmek zor olabilir. Bu beyaz lezyonların etrafında kırmızı alanlar kesin biopsi endikasyonlarını koydurur. Muhtemelen artık malign tümör başlamıştır. Rutin yapılan lökoplaki biopsilerinde insitu Ca riski yaklaşık %1.8, invasif Ca oranı ise %8.1’dir. Burada unutulmaması gereken şey şüpheli bu yerede biyopsi indikasyon varlığıdır. Skuamöz karsinoma: Bu, endüre kenarlı tipik olarak ülserli lezyondur. Yüzeyden dışarıya doğru projeksiyon gösterir. EXOPHITTIC veya derine infiltre olur (endofitic). Verıüköz karsinom ise küçük ve multipl halinde çıkıntılar yapan tümördür. Bazen birden çok odaklarda tümör görülebilir. Geçmişte squamoz Ca tipik olarak high veya low grade olarak ayrılırdı, ya da kötü veya iyi differansiye olarak sınıflanırdı. Bu sınıfla sübjektif olup kıymeti biraz tartışmakdır. Tümörler arasındaki variasyon, düşük pleomorfizm, mitozun ağırlığı, yaygın pleomorfizm, çok sayıda nıitoz genelde dikkate değerdir. Prognoz ve tedavideki önemli şey tümörün büyüklüğü ve dermiş olan invazyonudur. Dudak ve damak Ca’lar az metastaz yapar, pozitif ganglion sürviyi yaklaşık %50 azaltır (prognozu kötüleştirir). Multipl Model tutulum özellikle boyundaki alt ganglion tutumları veya ekstrakapsüler yayılım tümör endikasyon şansını azaltır. Uzak Metastazlar: Intaoral kavitenin malign tümörleri uzaklara, geç tümörler olmadıkça yayılmazlar. Genelde tuttukları alan akciğer ve kemiklerdir.

Tedavi

Lezyonun yeri ve büyüklüğü tedaviyi tayin eder. Küçük (stage 1) lezyonlar eksize edilebilir veya ışınlanabilir. Hastanın uygunluğuna ğöre, öndeki lezyonlar cerrahi olarak çıkarılabilir ve geride olanlar ise ışınlanabilir. Stage II ve III lezyonlar genellikle kombine tedavi gerektirir. Irradiasyon ameliyat öncesi veya sonrası uygulanabilir. Sonrası daha popülerdir ve daha büyük dozlar uygulanır (4.000 – 6.000 rad kadar). Postop. RT. Büyük primer tümör eksizyonlarından sonra (T3 veya T4) veya yaygın metod metastazlarda (N2-N3) veya eksizyon tam yapılamazsa uygulanır. R. T. cerrahi yaranın iyileşmesinden hemen sonra yapılır daha fazla beklenmez. Eğer mümkünse, primer tümör ağız yolundan çıkarılmalıdır. Eğer çok iri veya gerilere yerleşmiş ise dudak split yapılır ve yanak üst boyun flebi kaldırılıp lezyona ulaşır. Bu insizyon eğer yetersiz ise açıklığa, mandibuler ve ağız tabamda kesilir (mandibuler swing). Erken mandibuler tutulumu, örneğin; alveolün skuamöz C.C.’larındaki gibi, alt kenarlarının komnmasıyla beraber mandibulanın lokalize rezeksiyonuna izin verir. Daha önemli tutulumlar total mandibular blok olarak tutulan alanın rezeksiyonunu gerektirir. Bu durumlarda inferior dental nerve tümör boyunca herhangi bir tümör yayılımın elimine etmek için biopsi yayılır. Eğer yanak derisinde tutukluk ise mandibulayıda içine alan full kat rezeksiyon gerektirebilir. Üst damak veya alveol tutulumlarının geçiş olanlarında Weber Ferguson insizyonu ile girilir. Subsilier ekstansiyon nadiren kullanılır. Daha yaygın tümörler için infratemporal fossa rezeksiyon ve orbital çıkarmak gerekebilir.

Sinir tutulumu: Trigeminus üzerindeki duyu kusuru belirtileri, fasial felç, fasial ağrılar, sinir tutulumunu gösterirler. Genellikle bu semptomlar epinorül boşluklar boyunca invazyon ve ekstansiyondan dolayıdır, bu da sıklıkla perinöral lenfatik invazyonu gösterir. Bunlar kötü prognostik bulgulardır. Eğer hastanın trigeminal tutulumu varsa ilk adım temporal kraniotomi yapıp, meckel kavitesinden bir biopsi yapmak gerekir. Eğer tümör pozitif ise inoperabldır.

Kemoterapi: Antitiimör etkili droglardan metotrakrat, bleomisin, cisplastinum kullanılır. Bunlar prep. Tümörler size’im küçültür. Önceki (PreKT) büyüklüğe göre ayarlanır.

İdrar Kaçırma Ameliyatı

İdrarı tutamama ve idrar kaçırma sorunları son yıllarda kadınlarda daha yoğun olmak üzere çok sık görülmektedir. Çeşitli sebeplere bağlı olarak gelişen idrar kaçırma sorunundan kurtulmak için erken tedavi yöntemlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Tedavi uygulamaları arasında en fazla tercih edilen idrar kaçırma ameliyatı olmaktadır. Kişilerin kontrolü dışında gelişen bu rahatsızlığın öncelikle nedenlerinin araştırılması gerekmektedir.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar kaçırma ameliyatı

 – İdrar Kaçırma İçin Uygulanacak Tedavi Yöntemi

 İdrar kaçırma sorunu olan erkek ve kadınlar için idrar kaçırma ameliyatı önerilmektedir. Ameliyat sayesinde sarkmış olan idrar torbasının eski formuna getirilmesi sağlanmaktadır. İdrar yolunun normale dönmesi sayesinde de idrar kaçırma sorunu yaşayan kişilerin rahat bir yaşam tarzına ulaşması da sağlanmaktadır. %95 oranında ameliyat başarısının sağlandığı tedavi uygulamasında hastalar kendilerini çok daha iyi hissetmektedir.

 – İdrar Kaçırma Ameliyatı Fiyatları

Doktor  tarafından başarılı bir şekilde yapılan tedavi uygulamaları sayesinde hastalar idrar kaçırma sorunundan kolayca kurtulabilmektedir. İdrar kaçırma tedavisi sırasında uygulanan yöntemler, kullanılan cihazlar ve daha pek çok faktör göz önünde bulundurularak fiyat belirlenmektedir. İdrar kaçırma sorunu yaşayan hastaların doktor ile görüşerek ameliyat ve ameliyat fiyatı hakkında detaylı bilgiye sahip olması gerekmektedir. Genel anestezi kullanılması da tedavinin fiyat kısmını etkilemektedir. İdrar kaçırma operasyonu için en doğru hastanenin ve uzman doktorun tercih edilmesi çok önemlidir. Sadece idrar kaçırma operasyonunun yapılması gereken durumlarda hastalar aynı gün taburcu edilmektedir.

Grip Tedavi Yöntemi: Terleme

İnsan vücuduna bir şekilde bulaşmış olan girip virüsü bazı hastalar üzerinde 38 derece ve üzerinde ateş belirtisi gösterir. Aynı zamanda şiddetli kas ve eklem ağrısına yol açan grip, tireme, halsizlik, bitkinlik gibi belirtileri de beraberinde getirir. Bunun yanı sıra öksürük, baş ağrısı  gibi çeşitli etkileri de mevcuttur.grip tedavisi, grip nasıl tedavi edilir, terleme ile grip tedavisi

Grip hastalığına yakalanan insanlarda aşırı terleme gözlemlenebilir. Tıbben doktorlar bunun iyi bir gelişme olduğunu söylerler. Çünkü terleme ile birlikte vücuttan virüs atılımı gerçekleşir. Yani iyileşmenin önemli bir adımı terlemedir. Grip rahatsızlığı ile birlikte gelen belirtiler etkisini yaklaşık olarak 1 hafta boyunca sürdürürler. Ancak hastalar üzerinde gözlemlenen halsizlik ve bitkinlik gibi durumlar yaklaşık olarak 2 haftaya kadar devam edebilir. Çünkü hastalığın temel etkeni olan bu virüs çok dirençlidir. Aynı zamanda vücutta uzun süre kalabilir. Bunun vücuttan dışarı atılmasının en etkili yollarından birisi terlemedir.

Toplumda büyük kitleleri etkileye bilecek ve solunum yoluyla bulaşabilen bu grip virüsünden korunmanın en önemli yolu bağışıklığımızı desteklememiz olacaktır. Zayıf bir bağışıklığa sahip bireylerin gribe yakalanması diğer bireylerden daha kolaydır. Gripten korunmak amaçlı bir çok önlem almalı dikkat etmelisiniz.

Grip Etkisiyle Terleme

Genellikle kış aylarında insanların başına gelen grip hastalığı kapalı ortamlarda çok uzun süre vakit geçirilmesi etkisiyle hızla yayılır. Toplumda adeta bireyden bireye bir salgın şeklinde yayılan grip havasız ortamlarda çok daha hızlı bir şekilde yayılır. Bu yüzden grip geçiren bir kişinin bulunduğu ortam sürekli havalandırılmalıdır.

Grip terleme etkisi gösterebilen ve vücuttaki direnci büyük ölçüde azaltan ve yok edilmesi oldukça zor bir virüs türüdür.  Bu yüzden gripten korunmalı ve gribe yaklanmamak için sürekli dikkat etmeliyiz. Sağlıklı beslenmeli ve kişisel temizliğimize özen göstermeliyiz. Bunun dışında çok kapalı alanlarda çok sık bulunmamalı havalandırılabilen alanları seçmeliyiz.