Koruyucu Anne Sendromu Nedir?

Son sırada, çocuklar hakkında farklı gelişim dönemlerine ait farklı sendromlar ortaya çıkarsa, ebeveynler için farklı sendromlar da ortaya çıkar.

Bunların en bilineni “Koruyucu Anne Sendromu” dur. Bu sendromun özellikleri nelerdir:koruyucu anne, koruyucu anne sendromu belirtileri, koruyucu annelik

  • Koruyucu anne özelliğine sahip anneler, başka hiç kimsenin çocuklarına bakamayacağını düşünür. Eşlerine, annelerine, kayınvalidelerine bile güvenmiyorlar.
  • Çocuklarını evde babaları veya büyükanneleriyle birlikte bırakmazlar ve kısa bir süre dışarı çıkarlar.
  • Dışarı çıksalar bile, genellikle evi ararlar ve çocuğun durumu hakkında bilgi alırlar, talimatlar verirler veya dışarı çıkıp işlerini bitirmeden hemen eve döndüklerinden pişman olurlar.
  • Dışarıdayken sürekli saate bakarlar ve huzursuzca yaptıklarından zevk almazlar.
  • Alışveriş, seyahat veya eğlence için dışarı çıkarlarsa suçlu hissederler çünkü çocuklarını evde başka birine bırakırlar, bu suçluluk duygusu pişmanlığa dönüşebilir.
  • Bu duygularla eve döndüklerinde çocuklarını sevimli bir şekilde ağlayan ve ağlayan anneler de vardır.
  • Çok yorgunlar çünkü sadece çocuklarının tüm ihtiyaçlarını karşılıyorlar ve diğer aile üyelerinin yaptıklarından hoşlanmıyorlar.
  • Baba, büyükanne veya büyükanne yardım etmek istediklerinde, yaptıkları birçok şeyi eleştirirler. Diğer aile üyeleri de, “Bebek bezi giymeyin, kucağınıza tutmayın, böyle giyiniyorum, daha dikkatli olun” gibi uyarılar nedeniyle zaman içinde ona yardım etmeyi bırakın.
  • Çoğunlukla doğum izni sona erdiğinde sorun yaşarlar ve çalışmaya başlarlar. Çocuklar, sabahları kapıdan ayrıldıklarında çocuklarıyla veda ettikleri için onları çok zor bırakıyorlar.
  • Akşam işten geldiklerinde, söyledikleri her şeyi yaparlar ve bütün gün çocuklarından ayrılmanın vicdanı ve suçuyla ağlamalarını önlemek için ellerinden gelen her şeyi yaparlar.
  • Çocuk yaş ve gelişim açısından ayrı olarak uyumaya hazır olsa da, anne hazır olmadığı ve uykuyu ihanet olarak gördüğü için yataktan ayrılma süresi uzar.

Yukarıdaki özelliklere sahipseniz, koruyucu anne olabilirsiniz. Bunu fark ettiğiniz anda, bu durumla savaşmaya başlayın. Ne çocuğunuz, ne de diğer aile üyeleri sizden memnun kalmayacak.

Çocukta psikolojik destek ne zaman gerekli?

Çocukların mutlu ve sağlıklı büyüdükleri, kapasitelerini kullanabildikleri, karşılaştıkları sorunlara uygun çözümler üretebildikleri ve güvenli bir şekilde büyüdükleri ailelerin en büyük hayali. Bunun için, çocuktaki her yaş döneminin ihtiyaçlarını bilmek ve karşılamak çok önemlidir. Çocukların psikolojik, duygusal ve sosyal ihtiyaçları ve temel ihtiyaçları karşılanmalıdır. Büyüme ve gelişme dönemlerine göre ihtiyaçları karşılanmayan çocuklarda çeşitli davranış sorunları ve psikolojik belirtiler ortaya çıkar. Bu durumda, çocuk psikologu (çocuk psikoloğu) gerekli psikolojik desteği sağlayarak ve en uygun çözümleri göstererek size yardımcı olacaktır. Çocuk psikologu, kullandığı röportaj, test ve terapi teknikleriyle sizi problemden kurtaracak kişidir.çocuklara psikolojik destek, çocuklarda psikolojik destek

Çocuğun sorunları bazen aile dinamiklerindeki koşullardan kaynaklanabilir. Böyle bir tabloda; Sorunlar, çocuğu bir aile ve aile çalışması ve danışmanlık süreci ile değerlendirerek hızlı ve etkili bir şekilde çözülebilir.

Bazen çocuk çeşitli travmalar ve ciddi psikolojik semptomlar yaşamış olabilir. Bazen, sorun uzun süredir devam ettiği için kronikleşebilir. Sorunların ve çözümlerin derinleştirildiği böyle bir tabloda, çocuk uygun test teknikleri kullanılarak düzenli görüşmeler ve terapi desteği ile takip edilmektedir. Uzmanımız çocuğunuza uygulanacak testler, terapi modelleri ve ilk görüşmeden sonraki görüşmenin sıklığı hakkında sizi bilgilendirir.

Çok uzun süre ciddi semptomları olan bir çocuğun, uzmanın problemini ortadan kaldırması beklenmemelidir. Sorun bir günde ortaya çıkmadığından ve bazen oldukça karmaşık süreçler içerebileceğinden, psikolojik belirtiler birkaç görüşme ile tedavi edilemeyebilir. Tedavi süreci, tedaviyi etkili ve kalıcı hale getirmek için düzenli görüşmeler gerektirebilir.

Erteleme sorunları çocuğunuzun zihinsel sağlığını tehlikeye sokar!

Ciddi belirtiler zamanında tedavi edilmezse, gelecekte çocuğunuzda zihinsel sağlığın bozulmasına neden olabilir. Çocuğun psikolojik sorunlarını hafife almayın ve onun çocuk olduğunu söylemeyin. Tıpkı diğer hastalıkları önemsediğiniz gibi çocuğunuzun zihinsel sağlığına önem verin. Çocuğunuz ciddi belirtiler haline gelmeden önce küçük sorunlarla karşılaşırsa, sorunların daha kısa sürede daha etkin ve geri döndürülemez şekilde çözülebileceğini unutmayın. Bu nedenle, bilinçli ebeveyn profilinde hareket ederek sizin ve çocuğunuzun çocuk ruh sağlığı ve çocuk sağlığı konusunda duyarlı olması en iyisi olacaktır. Lütfen bazı dönemlerde sorun yaşamanızın doğal olduğunu düşünün ve gecikmeden doğru zamanda uzman desteği alın. Erken müdahale tüm sağlık alanlarında önemlidir.

Çocuk psikolojisi uzmanının rehberliğinde çocuğunuzu bilinçli olarak yetiştirin!

Çocuğun sağlıklı ve harika büyümesini desteklemek için profesyonal uzmanların kitaplarındaki önerilere göre  veya kendilerinin gözetimi altında yükseltebilirsiniz.

Bir çocuk psikoloğuna sadece problemler ortaya çıktığında değil, aynı zamanda bir uzmanın rehberliğinde çocuğunuzu bilinçli olarak yükseltmek için gidebilirsiniz. Bu süreç ebeveyn olmaya karar vermekle başlar. Başka bir deyişle, hamilelik öncesi, hamilelik ve doğum sonrası, okul öncesi dönem ve ortaöğretim dönemi şeklinde devam eder.

Çocuk ve ailesi için hayatı zorlaştırarak tüm ailede mutsuzluk yaratan psikolojik sorunları çözmek için;

Çocuğunuzun ve hayatınızı zorlaştırdığınızı düşündüğünüz psikolojik sorunlar, çocuk psikolojisi konusunda eğitimli ve deneyimli bir uzmanın desteği ile çözülmelidir.

Bu tür sorunlara ek olarak, çocuğun etkisini en aza indirmek ve çocuğunuzun hayatını olumsuz etkileyeceğini düşündüğünüz bazı durumlara ve olaylara uyum sağlamayı kolaylaştırmak için çocuk psikoloğundan psikolojik destek alabilirsiniz.

Tüm bu durumlar aşağıdaki gibi sıralanabilir;

– Kardeş kıskançlık, aileye yeni bir bebeğin gelmesi,

– Boşanma ve ayrılık,

– Ciddi aile sorunları (işsizlik, kumar, alkol, çatışma ve kavgalar),

Gelişimsel bozukluklar,

– Yuva. anaokulu ve ilkokula başlamanın zorlukları,

– Okul değişiklikleri ve arkadaşların dışlanması,

– Okuldaki başarısızlıklar ve ödev yapmadaki zorluklar,

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları,

– Konuşma bozuklukları ve kekemelik,

– Korku ve kaygı bozuklukları,

– Yalnız kalmaktan, yalnız olmamaktan korkma

– Uyku ve beslenme bozuklukları,

– Takıntı ve zorlayıcı tekrarlar,

– İçe dönüklük, ilişki kurmada zorluklar,

– Anne veya babada psikiyatrik ve psikolojik sorunlar,

– Ailede travmatik olaylar, kayıplar vb.

– Aşırı düşkün anne, anneden ayrılma kaygısı

Hamilelik Hesaplama

İki insanın anlaşıp evlendikten sonra ailesine yeni bireyler kazandırmak ister.Evin içerisinde bir çocuğun dolaşması anne ve babanın hoşuna gider. Ve bu çocuk yapımı o kadar kolay değildir.Aşağıda sizlere gebelik dönemini anlatmaya çalıştık.hamilelik hesaplama, hamilelik hesabı, hamilelik nasıl hesaplanırGebelik denilen dönem, annenin vücudundaki yumurtanın döllenmesiyle başlayıp doğuma kadar olan süredeki geçen süredir.
Çocuk sahibi olmak istendiğinde önce eşlerin herhangi bir sağlık kuruluşuna başvurmaları kesinlikle gerekir.Bu yolla eşlerde bulaşıcı hastalık, kalıtsal bir bozukluk, kan uyuşmazlığı vb. bir olumsuzluk varsa baştan saptanarak gerekli önlemlerin alınması sağlanır.Gebelik, annede farklı davranışların görüldüğü, vücut yağısının değiştiği, yaşamın zorlaştığı bir dönemdir.Normal olarak 280 gün süren gebelik 3 aşamada incelenebilir.

Döllenme

Annenin yumurtalığında oluşan yumurta hücresinin yumurta kanalından geçerken spermlerden birisiyle birleşmesidir.Oluşan zigotun, anne rahmine yerleşip plasentanın oluşmasıyla gebelik başlamış olur

Embriyonun Oluşması

Bölünmeye başlanmış olan zigotun yumurta kanalından rahme geçip oradan da yerleşmesiyle olur.Rahimdeki embriyonun çevresinde, içi sıvı dolu amniyon adlandırılan kese oluşur.Rahimde plasentayla birlikte oluşan göbek bağı, embriyoyu anneye bağlar.Anne ile embriyo arasında madde alış verişi göbek bağıyla sağlanır.Embriyo, yaklaşık 8 hafta içinde şekillenerek insan görünümü aldıktan sonra da fetüs denilen yapıya dönüşür.

Fetüsün Gelişmesi

  1. Haftadan ileriki zamanlarda normal insan halini alan fetüste hareketlenmeler başlar.22. haftadan sonra duran fetüsten hareketleri beşinci aydan itibaren anne tarafından hissedilmeye başlar.

Hamilelikte İmplant Tedavisi

Tedavi normal şartlar altında uzman diş hekimleri tarafından çürük, kırık veya darbe sonucu kaybedilmiş dişlerin yerine yapay diş uygulamasının gerçekleşmesini ilk üç aylık evrede yapılması yönünde bir görüş birliği sunuyor. Ancak söz konusu hamilelikte implant tedavisi olunca biraz daha detayları öğrenme gerekliliğini doğuruyor. Pek çok hamile ve anne adayı hangi durumlarda diş tedavisi yapılması yönünde araştırmada bulunurken, bebeğe verebileceği zarardan çekinerek tedaviye evet diyor; bazen de bunun aksi durumları ile karşılaşılması da söz konusu olabiliyor ve konu hakkında yetersiz bilgi nedeniyle yapılan tedavi bebeğe zarar verebiliyor.hamilelerde implant tedavisi, implant tedavisi yapımı, hamile kadınlara implant uygulanması

Hamilelik evresinde diş tedavisi önemli bir konu. Anne adaylarının bu gibi durumlarda neler yapması gerektiğini aşağıda uzman diş hekimleri görüşlerine yer vererek sunuyoruz. Ancak hemen belirtmekte yarar var; kişiye özel bir tanılama ve tedavi süreci söz konusu olmadığı için doktor tavsiyesi niteliğinde olmayan bu açıklamalar geneli ifade ediyor. Lütfen, doktorunuzla iletişime geçtikten sonra kişiye özel tedavi önceliğine sahip olunuz.

Hamileliğin ilk üç ayık evresinde mecburi durumlarda diş tedavisi bir gereklilik olabilir. Geliş evresinde en zayıf anı yaşyan bebek bakteri oluşumu nedeniyle zarar görebilir, bu gibi durumlarda doktorunuza durumunuzu anlatarak tedavi talebinde bulunmak gerekiyor.

Hamileliğin ikinci evresi olan ikinci üç aylık dönemde, hamileliğin sonuna kadar bekleme olasılığı olmayan acil durumlarda doktor kontrolünde diş tedavisi yapılması en doğru tercihtir. Yine anne adayı olduğunuz belirterek doktor görüşü almanız en doğru adım olacaktır.

Üçüncü üç aylık dönemde ise anne adayının diş koltuğuna rahat oturamaması gibi durumlar aşırı stres doğurabilir ve akabinde erken doğum gerçekleşmesine neden olabilir. Acil durumlarda doktor nezaretinde tedavi sağlanacağı gibi acil olmayan her durum doğum sonrasına bırakılmalıdır.

Hamileliğin ilk üç aylık periyodunda diş röntgeni çekilmesi doğru değildir. Sonraki dönemlerde ise her hangi bir sakınca yoktur. Yine hamilelik döneminde penisilin türevinde antibiiyotik zaralı olmasa da tetrasiklen türünde antibiyotikler bebeğe ve anneye zarar verir. Bu gibi durumlarda mutlaka doktor kontrolünde ilaç alınması gerekiyor.

Tavsiye niteliğinde sunduğumuz değerlendirmeler dışında mutlaka kişiye özel tanı ve tedavi süreci için doktor görüşü gerekiyor. Hamilelikte implant tedavisi için tüm sorularınızı hastanemiz iletişim telefon numaralarını arayarak bizimle paylaşabilirsiniz.

İLK ENDİŞE: YENİDOĞAN BEBEKLERDE SARILIK

Yeni doğum yapan annelerin yaklaşık ilk bir hafta içerisinde endişe duydukları ilk konu, bebeklerinin göz beyazı ve derilerinin sarı renkli bir durumda olmalarını gözlemlemeleridir. Yeni doğan sarılığı olarak adlandırılan bu durum yeni doğan bebeklerde meydana gelir.bebeklerde sarılık, bebeklerde görülen sarılık türleri, sarılık nedenleri

NEDENİ NEDİR?
Yenidoğan sarılığına neden olan kanda kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) karaciğer tarafından parçalanması sonucu bilirubin adı verilen pigment maddesinin yüksek miktarda bulunmasıdır.

Bilirubin karaciğer tarafından vücuttan elimine edilir. Yeni doğanın karaciğeri, vücutta biriken bu sarılık maddesini vücuttan uzaklaştırması biraz zaman alır. Bu süre zarfında bilirubin maddesi vücutta birikir.

YENİ DOĞAN SARILIK TÜRLERİ

FİZYOLOJİK SARILIK
Sarılığın bazısı yenidoğanın hayatının genellikle 2. gününde meydana gelir. 4. ve 5. gün civarı sarılık zayıflar ve 1. hafta sonunda kaybolur. Teknik olarak bilirubin düzeyleri %10-16 mg arasındadır.

PATOLOJİK SARILIK
Bilirubin, ilk hafta içinde vücutta % 17mg’dan çok yüksek ise bu tehlikeli bir durumdur ve patolojik sarılık olarak adlandırılır. Bu kadar fazla miktar bebeğin beyni için toksik olabilir ve kalıcı beyin hasarına yol açabilir.

Patolojik sarılık anne ile bebek arasındaki kan grubu, bebekteki bazı enfeksiyonlar yada karaciğerdeki bazı yapısal kusurlar nedeni ile de oluşabilir.

PREMATÜRE SARILIK
Prematüre sarılık, çoğunlukla erken doğan bebeklerde oluşur. Çünkü erken doğan bebekte karaciğer tam olarak gelişmediğinden dolayı görevinin yapamaz ve bilirubin düzeylerinin kontrol altına alamaz.

ANNE SÜTÜ SARILIĞI
Anne sütündeki belirli bir bileşik birkaç bebekte sarılığa neden olabilir. Genellikle 4. gün sonunda oluşur. Ancak bazen, yüksek seviyelere ulaşarak uzayabilir. Bu durumda emzirmeye 2 gün için ara verilir. Bu sayede beslenme sarılığı azalmaya başlar. Daha sonra tekrardan emzirmeye devam edilir.

TEDAVİ
Fizyolojik sarılık durumunda spesifik bir tedavi gereklidir. Bebekteki herhangi bir komplikasyon veya sarılıktaki ani bir artış izlenmelidir. Bebeği sadece sabah ve akşam yarım saat kadar güneşte bekletmek yeterlidir. Bebek çok fazla güneş ışığında ve uzun süre güneşte bekletilmemelidir. Bu durum bebeğinizin hızla susuz kalmasına ve aynı zamanda güneşte yanmasına yol açabilir.

FOTOTERAPİ
Bilirubin kolaylıkla floresan veya doğal ışık tarafından, suda çözünen türüne dönüştürülür ve bu, daha sonra bebek tarafından kolayca atılır. Bebeğin gözlerini ışıktan korumak için bez türü bir şey örtülebilir.

KAN AKTARIMI (DEĞİŞİMİ)
Fototerapi tarafından kontrol edilmeyen aşırı durumlarda, bilirubin pigmenti yüksek kan, normal içeriğe sahip kan ile değiştirilir.

Hamilelikte İlk Doktor Kontrolü

Zamanı geldi ve artık bir çocuk sahibi olmak istiyorsunuz, bunun yanı sıra hamilelik belirtileri de boy göstermeye başladı. O halde bir doktora gözükme vakti geldi demektir. Hamilelikte ilk doktor kontrolüne gidildiğinde yapılacak olan gebeliğin varmı yokmu olduğunu anlamak için doktorunuz ilk olarak ultrason ve gerekli görmesi halinde sizden idrar ve kan testi isteyecektir.hamilelikte doktor kontrolü, hamilelikte ilk doktor kontrolü nasıl olurEğer rahim içerisinde bir gebelik söz konusu ise ikinci aşamada gebeliğin canlılığı kontrol etmek gerekli olacaktır bunun akabinde kalp atışı varmı yokmu diye teşhis konulur. Genel olarak ilk kalp atışları 5 ve hafta zaman zarfı içerisinde duyulabilmektedir. Daha öncesinde kalp atışı duyulamayabilir. Tüm bu aşamalardan sonra herhangi bir olumsuz durum söz konusu değilse hamilelik ile ilgili tahliller ve gebelik takibi planlaması gerçekleştirilir.

Hamilelikte kendinize dikkat etmeniz oldukça önemlidir. Ama bilmeniz gereken konu ise ne kadar kendinize iyi bakarsanız bakın doktor kontrolüne gitmeniz gerekmektedir. Kendinizi ne kadar iyi hissetseniz de doktor kontrolü oldukça önem taşımaktadır.

Hamilelik sırasında gittiğiniz doktor kontrolleri sayesinde daha iyi bir hamilelik dönemi geçirebilir ve önceden oluşacak sorunları önleyebilirsiniz. Gebelik sırasında oluşabilecek herhangi bir şeyi kolayca görebilir ve önleyebilirsiniz. Bu kontroller aynı zamanda şüpheleri de ortadan kaldırmaktadır. Bu kontrollerde aynı zamanda bebek sürekli takip edilir.

Bebek dönem dönem izlenir ve gelişimiyle ilgili problem olup olmadığı ortaya konulmaktadır. Gebelik dönemlerinde bebek normal şartlar altında anneye rahatsızlık vermemektedir. Ama annenin gebelikle ilgili bir problemi var ise bu rahatsızlık verebilir. Bu gibi durumda yapılacak muayene ile ultrason incelememeleri sonucu ortaya çıkarmaktadır.

Doktorunuzun belirlediği aralıklarla gittiğiniz muayeneler çok uzun sürmemekte ve rahatsız edici olmamaktadır. Muayenelerle ilgili sıkıntı yaratacak herhangi bir sorunda yoktur. Günümüzde artık bu zorunlu bir hale gelmiştir ve hamilelik boyunca kontroller zorunlu hale gelmiştir. Günümüzdeki gelişmiş tıp bilgileri sayesinde artık anne karnında bebeğe müdahale edilebilmekte ve sorunlar düzeltilebilmektedir.

Ertesi Gün Hapı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Genel olarak kullanım amacı korunmasız gerçekleşen ilişki sonrası korunma sağlaya bilmek amacıyla alınmaktadır. Özellikle hamile kalmanızı önlemeyi amaçlayan bir yöntemdir. Bununla birlikte elbette hamileliği 0 önlemek gibi bir garantisi bulunmuyor. Hapı cinsel birleşmeden sonra ne kadar erken alabilirseniz etkisi o kadar fazla olacaktır. İlişkiden sonra ilk 12 saatte alınır ama 72 saat sonra kullanılmasının bir önemi yok.ertesi gün hapı nedir, ertesi gün hapı yararları, ertesi gün hapı zararlarıErtesi Gün Hapı Ne Sıklıkta Kullanılmalı

 Bu hapın kullanım sınırı bulunmuyor ama fazlası adet düzensizliğine sebep olur. Acil durumlarda kullanımı tercih edilir ancak sunuda belirtelim kesin bir koruma sağlamıyor. Özellikle ertesi gün hapını yılda birkaç kez kullanmanız durumunda adet döngünüzde de düzensizlikler meydana gelir. Her ilişki sonrası ertesi gün hapı kullanıyorsa mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Sürekli kullanım sizlere zarar verecektir. Unutmamanız gereken bir diğer husus ise ertesi gün hapının cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklara karşı hiçbir koruma sağlamamaktadır.

Ertesi Gün Hapını Kullandıktan Sonra Yapılması Gerekenkenler

Ertesi gün hapını kullandıktan sonra diğer güvenilir korunma yöntemlerini kullanmaya devam edilmesi gerekir. Kullanmış olduğunuz ertesi gün hapı sizi gelecekteki korunmasız cinsel birleşmelere karşı koruma sağlamaz. Eğer ki, doğum kontrol hapı kullanıyorsanız ve bir gün almayı atladıysanız kullanmaya devam edilmeli ve ilaç atlanması durumunda yapılması gerekenleri belirten talimatları uygulamanızda fayda var. Ertesi gün hapını kullanmanızdan itibaren 3 hafta içerisinde adet görmezseniz doktora gözükmelisiniz. Çünkü böyle bir durumda hamile olabilmeniz de ihtimaller arasında yer alır.

Ertesi Gün Hapını Kullanmaması Gereken Durumlar

  • Korunmasız şekilde gerçekleşen cinsel ilişkiden 72 saatten fazla bir süre geçtiyse ertesi gün hapı koruma sağlamamaktadır.
  • Hamile olduğunuza dair bir düşünce varsa ertesi gün hapını kullanmamanız gerekir.
  • Yüksek kan basıncı yaşayıp, felç geçirmişseniz, diyabet ve ya ağır karaciğer rahatsızlığı gibi problemleriniz varsa, göğüs kanserine yakalandıysanız, kalp problemi yaşadıysanız, hormonal ilaç kullanmanızda sakınca bulunuyorsa ve başka ilaçlar kullanıyorsanız ertesi gün hapını kullanmadan önce doktorunuza danışmanız gerekir.

2 Yaş Sendromu Nedir?

Her annenin bilhassa da bebeği iki yaşını doldurduktan sonra ise aklına sıklıkla takılan çocuğum bencil mi, onu bu denli bencil olmaya iten ne ve bu durumu nasıl değiştirebilirim gibi soruların tümünün cevabı 2 yaş sendromu süreci öğrenildiği takdirde rahatlıkla verilmektedir. çocuklarda 2 yaş sendromu nedir, 2 yaş sendromu belirtileri, 2 yaş sendromunda çocuklara yaklaşımBebekler doğduğu günden itibaren oldukça bencil varlıklar, buradaki bencillik kötü manada değildir, hayatta kalabilmek ve sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmek için bu manada bencilliğe ihtiyaç duyar. Mesela, bir bebek için acıktığı zaman tüm dünya onun için açlıktan ibarettir, sadece bu duyusunu hisseder ve diğerlerini anlama yetisi olmaz. Kısacası o sırada annesi mama hazırlıyor olsa, ya da onu emzirmek için hazırlanıyor olsa da onun için fark etmeyecektir, mamasını yemeye ya da emmeye başlayıncaya kadar ağlamaya devam eder. Bebek zaten genel olarak 2 yaşına kadar kendisinin farklı bir varlık olduğunu dahi anlamaz ve sonrasında onun için annesi ya da annesi yerine etkileşim kurduğu kişi onunla tek bir varlıktır ve kendisini o olmadan rahat hissedememektedir. 2 yaşından itibaren ise bebek artık kendisinin de annesinden ve çevresindeki dünyadan farklı bir birey olduğunu fark etmeye ve bu durumu idrak etmeye başlamaktadır. İşte bu aşamadan sonra hem kendisine hem de dış dünyaya bunu ispatlama görevini üstleniyorlar.

2 Yaş Sendromu ile Nasıl Başa Çıkılmalı?

Çocuk için bu durum adeta bir var olma çabası ve ben de varım deme zamanlarıdır. Bunun sonucu olarak, bu dönemdeki gelişimi sağlıklı ve normal ilerleyen bebeğin en popüler sözcüğünün ‘benim’ olmasına şaşırmamak gerekiyor. Bebeğin gelişim aşamaları tam olarak bilinip özümsenmediğinden birçok anne baba tarafından bu kelime ardından hırçınlık ve ağlama nöbetinin habercisi olduğu için sevilmemektedir. Aslında çocuk normal davranır, fakat ne yazık ki anne ve babanın bilinçsizlikten ona olan tutumları yanlış olur. Bu tutumlar sonucunda bebek ağlama krizlerine giriyor. Çünkü o kendini ispat etmeye çalışırken hayatında ona en yakın olan insanlar tarafından buna karşı çıkılır. Tüm bu nedenlerden ötürü, 2 yaş sendromu ile başa çıkma yolları arasında öncelikle çocuğun bu son derece güçlü olarak hissettiği kendini kabul ettirme gereksiniminin anlaşılması ve buna ket vurulmaması gerektiğidir.

Çocuklarda Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda anksiyete belirtileri yetişkinlerde olduğu gibi açık bir şekilde görülmeyebiliyor. Çocuklarınızda görülen bazı anksiyete yani, kaygı bozukluğunun belirtileri yetişkinlerle benzer özellikte olabilir ama tam olarak ortaya konulmamıştır. Çocuklarda oluşacak anksiyete belirtileri zamanında teşhis edilip gerekli tedavi sürecine başlanmaz ise onların hayatlarının devamında belirtiler kronikleşerek bir hastalık haline gelir. Çocuklarınızda görülen bu anksiyete belirtilerini fark edebilmek ve bu belirtilerin kalıcı önleyerek, yetişkinlik dönemlerinde ciddi bir hastalığa dönüşmesini önlemek istiyorsanız aşağıdaki bilgilere göz atınız.çocuklarda anksiyete belirtileri, anksiyete belirtileri nelerdir, çocuklarda anksiyete atakları

Çocuklarda Anksiyete Atakları

Çocuğunuz için anksiyete belirtileri yaşadığı herhangi bir olay sonucu ortaya çıkabiliyor. Bir arkadaşının evinde, film izlerken ve okulda ya da evde yaşayacağı bazı olaylar çocuğunuzun korkmasına, kaygılanmasına ve paniğe kapılmasına neden olabiliyor.

Fiziksel Belirtiler

Anksiyete rahatsızlığı bulunan çocuklarınızda mide ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ya da uykusuzluk gibi çeşitli fiziksel belirtilerle karşılaşılabilir. Genellikle nedensiz ve sürekli mide ile ilgili sorunlar yaşayan çocuklarda kaygı bozukluğu görülme olasılığı daha yüksek olur.

Davranış Belirtileri

Anksiyete sorunu olan çocukların okula giderken ya da yaklaşan sınavları nedeniyle alışılmadık bir şekilde endişelenir ve sinirli olabilirler. Bu ve benzeri durumlarla ilgili gereğinden fazla kaygılı olurlar ve bu kaygı isteseler de ders çalışmalarının önüne geçen bir ruh durumu ortaya çıkar. Çocuğunuz akranları ile değişik sosyal aktivitelere ve gruplara katılarak bu aşırı kaygılı ruh hali durumunu hafifletir.

Duygusal İşaretler

Anksiyete sorunu diğer bir deyişle kaygı bozukluğu olan çocuklarınız duygusal sorunlar yaşar. Çocuğunuz her zamankinden daha kolay ağlayabilir ya da daha alıngan olabiliyorlar. Bu durumdaki çocuğunuza karşı anlayışla yaklaşmalı, ona güvendiğinizi ve onu koşulsuz olarak sevdiğinizi hissettirmeniz oldukça önemlidir.

Genel Korku Belirtileri

Çocuklarda genel anksiyete belirtilerinin hiçbir temeli olmaz. Anksiyete hastalığı olan çocuğunuz, günlük yaşamda gerçek dışı ve sürekli artan korku içerikli davranışlar sergilemektedir. Genel anksiyete belirtileri herhangi bir durum ya da olaya özgü olmazlar. Herhangi bir nedenle ve herhangi bir durum karşısında anksiyete atakları geçirebilir. Çocuğunuz bu atakların sıklaşması ve sürekli olması durumunda sosyal hayata ilgisini kaybedebilir ve paralize olmuş bir ruh hali sergilemektedir.

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır

Her evli çiftin hayalidir bebek sahibi olmak. Kimi çiftler uzun süre düşündükten sonra bebek sahibi olmaya karar verirken kimi çiftler ise evlendikten kısa süre sonra bebek sahibi olmaya karar verirler.  Hamilelik süreci oldukça özen gerektiren ve bayanların beslenmelerine en fazla dikkat etmeleri gereken hassas bir dönemdir. Bu dönemde anne adayı tamamen bebeği için beslenir. Sağlıklı doğum ve sağlıklı bir bebek için beslenmeye dikkat edilmesi gerekir. Aynı zamanda annenin doğum sonrası sağlığı içinde önemlidir. Hamilelik süresince kan yapıcı yiyecekler ve ceviz , badem gibi bebeğin beyin gelişimini önemli ölçüde etkileyecek kuruyemişlerin kesinlikle tüketilmesi gerekir. Uzak durulması gereken en önemli içecek ise adaçayı. Her ne kadar bitki çayı olsa da kullanımı fazla olduğu takdirde hamile olmayan kişi için bile zararlıdır. Hamile bayanlarda adaçayı düşük yapımına yol açabiliyor. Ayrıca fazla kafein tüketimi bebeğin beyin ve fiziksel gelişimini olumsuz etkiliyor. İşlenmiş gıdalar kanser hücrelerine neden olduğundan özellikle bu gıdalardan uzak durulması gerekir. Fast food tarzı besinlerden ve şekerli gıda tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Bu besinler bebeğinizin obeziteye ve şeker hastalığına eğilimini arttırır. Aynı zamanda kilo alımı fazla olacağından doğum anını zorlaştırabilir.hamilelik dönemi, hamilelikte beslenme, hamilelikte yediklerimize nasıl dikkat ederiz

Anne beslenmesine dikkat etmediği takdirde bebek anne karnındaki gelişimini sağlıklı bir şekilde gelişemez ve bir çok sağlık sorunu ile dünyaya gelir. Bebeğinin beyin gelişimini önemseyen anne adayları bol bol balık tüketmelidir. Fakat ton balığı tüketimine dikkat etmek gerekir. Ton balığı içerisinde çinko barındırdığından aşırı tüketilmesi bebeği olumsuz etkileyebilir. Çinko plasentaya yerleşeceğinden diğer besinler yoluyla da bebeğe geçmeye devam eder.   Annenin bir diğer dikkat etmesi gereken önemli konu ise et, tavuk ve balık ürünleri yiyeceği zaman iyi pişmiş olmasına ve iyi temizlenmiş olmasına dikkat etmesi gerekir. Çünkü et ve tavuk ürünleri en çok bakteri besleyen besin takımıdır. Ellerini çiğ bir et veya tavuğa sürdüğü zaman iyice temizlemelidir. Anne süt ve süt ürünlerini tüketimine de dikkat etmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri bebeğin kemik gelişimi açısından çok önemlidir. Ayrıca bebek annenin deposundan tüm vitaminleri aldığı için kendi sağlığı içinde bu ürünleri tüketmeye dikkat etmesi gerekir.