Ertesi Gün Hapı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Genel olarak kullanım amacı korunmasız gerçekleşen ilişki sonrası korunma sağlaya bilmek amacıyla alınmaktadır. Özellikle hamile kalmanızı önlemeyi amaçlayan bir yöntemdir. Bununla birlikte elbette hamileliği 0 önlemek gibi bir garantisi bulunmuyor. Hapı cinsel birleşmeden sonra ne kadar erken alabilirseniz etkisi o kadar fazla olacaktır. İlişkiden sonra ilk 12 saatte alınır ama 72 saat sonra kullanılmasının bir önemi yok.ertesi gün hapı nedir, ertesi gün hapı yararları, ertesi gün hapı zararlarıErtesi Gün Hapı Ne Sıklıkta Kullanılmalı

 Bu hapın kullanım sınırı bulunmuyor ama fazlası adet düzensizliğine sebep olur. Acil durumlarda kullanımı tercih edilir ancak sunuda belirtelim kesin bir koruma sağlamıyor. Özellikle ertesi gün hapını yılda birkaç kez kullanmanız durumunda adet döngünüzde de düzensizlikler meydana gelir. Her ilişki sonrası ertesi gün hapı kullanıyorsa mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Sürekli kullanım sizlere zarar verecektir. Unutmamanız gereken bir diğer husus ise ertesi gün hapının cinsel yolla bulaşabilecek hastalıklara karşı hiçbir koruma sağlamamaktadır.

Ertesi Gün Hapını Kullandıktan Sonra Yapılması Gerekenkenler

Ertesi gün hapını kullandıktan sonra diğer güvenilir korunma yöntemlerini kullanmaya devam edilmesi gerekir. Kullanmış olduğunuz ertesi gün hapı sizi gelecekteki korunmasız cinsel birleşmelere karşı koruma sağlamaz. Eğer ki, doğum kontrol hapı kullanıyorsanız ve bir gün almayı atladıysanız kullanmaya devam edilmeli ve ilaç atlanması durumunda yapılması gerekenleri belirten talimatları uygulamanızda fayda var. Ertesi gün hapını kullanmanızdan itibaren 3 hafta içerisinde adet görmezseniz doktora gözükmelisiniz. Çünkü böyle bir durumda hamile olabilmeniz de ihtimaller arasında yer alır.

Ertesi Gün Hapını Kullanmaması Gereken Durumlar

  • Korunmasız şekilde gerçekleşen cinsel ilişkiden 72 saatten fazla bir süre geçtiyse ertesi gün hapı koruma sağlamamaktadır.
  • Hamile olduğunuza dair bir düşünce varsa ertesi gün hapını kullanmamanız gerekir.
  • Yüksek kan basıncı yaşayıp, felç geçirmişseniz, diyabet ve ya ağır karaciğer rahatsızlığı gibi problemleriniz varsa, göğüs kanserine yakalandıysanız, kalp problemi yaşadıysanız, hormonal ilaç kullanmanızda sakınca bulunuyorsa ve başka ilaçlar kullanıyorsanız ertesi gün hapını kullanmadan önce doktorunuza danışmanız gerekir.

2 Yaş Sendromu Nedir?

Her annenin bilhassa da bebeği iki yaşını doldurduktan sonra ise aklına sıklıkla takılan çocuğum bencil mi, onu bu denli bencil olmaya iten ne ve bu durumu nasıl değiştirebilirim gibi soruların tümünün cevabı 2 yaş sendromu süreci öğrenildiği takdirde rahatlıkla verilmektedir. çocuklarda 2 yaş sendromu nedir, 2 yaş sendromu belirtileri, 2 yaş sendromunda çocuklara yaklaşımBebekler doğduğu günden itibaren oldukça bencil varlıklar, buradaki bencillik kötü manada değildir, hayatta kalabilmek ve sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmek için bu manada bencilliğe ihtiyaç duyar. Mesela, bir bebek için acıktığı zaman tüm dünya onun için açlıktan ibarettir, sadece bu duyusunu hisseder ve diğerlerini anlama yetisi olmaz. Kısacası o sırada annesi mama hazırlıyor olsa, ya da onu emzirmek için hazırlanıyor olsa da onun için fark etmeyecektir, mamasını yemeye ya da emmeye başlayıncaya kadar ağlamaya devam eder. Bebek zaten genel olarak 2 yaşına kadar kendisinin farklı bir varlık olduğunu dahi anlamaz ve sonrasında onun için annesi ya da annesi yerine etkileşim kurduğu kişi onunla tek bir varlıktır ve kendisini o olmadan rahat hissedememektedir. 2 yaşından itibaren ise bebek artık kendisinin de annesinden ve çevresindeki dünyadan farklı bir birey olduğunu fark etmeye ve bu durumu idrak etmeye başlamaktadır. İşte bu aşamadan sonra hem kendisine hem de dış dünyaya bunu ispatlama görevini üstleniyorlar.

2 Yaş Sendromu ile Nasıl Başa Çıkılmalı?

Çocuk için bu durum adeta bir var olma çabası ve ben de varım deme zamanlarıdır. Bunun sonucu olarak, bu dönemdeki gelişimi sağlıklı ve normal ilerleyen bebeğin en popüler sözcüğünün ‘benim’ olmasına şaşırmamak gerekiyor. Bebeğin gelişim aşamaları tam olarak bilinip özümsenmediğinden birçok anne baba tarafından bu kelime ardından hırçınlık ve ağlama nöbetinin habercisi olduğu için sevilmemektedir. Aslında çocuk normal davranır, fakat ne yazık ki anne ve babanın bilinçsizlikten ona olan tutumları yanlış olur. Bu tutumlar sonucunda bebek ağlama krizlerine giriyor. Çünkü o kendini ispat etmeye çalışırken hayatında ona en yakın olan insanlar tarafından buna karşı çıkılır. Tüm bu nedenlerden ötürü, 2 yaş sendromu ile başa çıkma yolları arasında öncelikle çocuğun bu son derece güçlü olarak hissettiği kendini kabul ettirme gereksiniminin anlaşılması ve buna ket vurulmaması gerektiğidir.

Çocuklarda Anksiyete Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda anksiyete belirtileri yetişkinlerde olduğu gibi açık bir şekilde görülmeyebiliyor. Çocuklarınızda görülen bazı anksiyete yani, kaygı bozukluğunun belirtileri yetişkinlerle benzer özellikte olabilir ama tam olarak ortaya konulmamıştır. Çocuklarda oluşacak anksiyete belirtileri zamanında teşhis edilip gerekli tedavi sürecine başlanmaz ise onların hayatlarının devamında belirtiler kronikleşerek bir hastalık haline gelir. Çocuklarınızda görülen bu anksiyete belirtilerini fark edebilmek ve bu belirtilerin kalıcı önleyerek, yetişkinlik dönemlerinde ciddi bir hastalığa dönüşmesini önlemek istiyorsanız aşağıdaki bilgilere göz atınız.çocuklarda anksiyete belirtileri, anksiyete belirtileri nelerdir, çocuklarda anksiyete atakları

Çocuklarda Anksiyete Atakları

Çocuğunuz için anksiyete belirtileri yaşadığı herhangi bir olay sonucu ortaya çıkabiliyor. Bir arkadaşının evinde, film izlerken ve okulda ya da evde yaşayacağı bazı olaylar çocuğunuzun korkmasına, kaygılanmasına ve paniğe kapılmasına neden olabiliyor.

Fiziksel Belirtiler

Anksiyete rahatsızlığı bulunan çocuklarınızda mide ağrısı, baş ağrısı, mide bulantısı ya da uykusuzluk gibi çeşitli fiziksel belirtilerle karşılaşılabilir. Genellikle nedensiz ve sürekli mide ile ilgili sorunlar yaşayan çocuklarda kaygı bozukluğu görülme olasılığı daha yüksek olur.

Davranış Belirtileri

Anksiyete sorunu olan çocukların okula giderken ya da yaklaşan sınavları nedeniyle alışılmadık bir şekilde endişelenir ve sinirli olabilirler. Bu ve benzeri durumlarla ilgili gereğinden fazla kaygılı olurlar ve bu kaygı isteseler de ders çalışmalarının önüne geçen bir ruh durumu ortaya çıkar. Çocuğunuz akranları ile değişik sosyal aktivitelere ve gruplara katılarak bu aşırı kaygılı ruh hali durumunu hafifletir.

Duygusal İşaretler

Anksiyete sorunu diğer bir deyişle kaygı bozukluğu olan çocuklarınız duygusal sorunlar yaşar. Çocuğunuz her zamankinden daha kolay ağlayabilir ya da daha alıngan olabiliyorlar. Bu durumdaki çocuğunuza karşı anlayışla yaklaşmalı, ona güvendiğinizi ve onu koşulsuz olarak sevdiğinizi hissettirmeniz oldukça önemlidir.

Genel Korku Belirtileri

Çocuklarda genel anksiyete belirtilerinin hiçbir temeli olmaz. Anksiyete hastalığı olan çocuğunuz, günlük yaşamda gerçek dışı ve sürekli artan korku içerikli davranışlar sergilemektedir. Genel anksiyete belirtileri herhangi bir durum ya da olaya özgü olmazlar. Herhangi bir nedenle ve herhangi bir durum karşısında anksiyete atakları geçirebilir. Çocuğunuz bu atakların sıklaşması ve sürekli olması durumunda sosyal hayata ilgisini kaybedebilir ve paralize olmuş bir ruh hali sergilemektedir.

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır

Her evli çiftin hayalidir bebek sahibi olmak. Kimi çiftler uzun süre düşündükten sonra bebek sahibi olmaya karar verirken kimi çiftler ise evlendikten kısa süre sonra bebek sahibi olmaya karar verirler.  Hamilelik süreci oldukça özen gerektiren ve bayanların beslenmelerine en fazla dikkat etmeleri gereken hassas bir dönemdir. Bu dönemde anne adayı tamamen bebeği için beslenir. Sağlıklı doğum ve sağlıklı bir bebek için beslenmeye dikkat edilmesi gerekir. Aynı zamanda annenin doğum sonrası sağlığı içinde önemlidir. Hamilelik süresince kan yapıcı yiyecekler ve ceviz , badem gibi bebeğin beyin gelişimini önemli ölçüde etkileyecek kuruyemişlerin kesinlikle tüketilmesi gerekir. Uzak durulması gereken en önemli içecek ise adaçayı. Her ne kadar bitki çayı olsa da kullanımı fazla olduğu takdirde hamile olmayan kişi için bile zararlıdır. Hamile bayanlarda adaçayı düşük yapımına yol açabiliyor. Ayrıca fazla kafein tüketimi bebeğin beyin ve fiziksel gelişimini olumsuz etkiliyor. İşlenmiş gıdalar kanser hücrelerine neden olduğundan özellikle bu gıdalardan uzak durulması gerekir. Fast food tarzı besinlerden ve şekerli gıda tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Bu besinler bebeğinizin obeziteye ve şeker hastalığına eğilimini arttırır. Aynı zamanda kilo alımı fazla olacağından doğum anını zorlaştırabilir.hamilelik dönemi, hamilelikte beslenme, hamilelikte yediklerimize nasıl dikkat ederiz

Anne beslenmesine dikkat etmediği takdirde bebek anne karnındaki gelişimini sağlıklı bir şekilde gelişemez ve bir çok sağlık sorunu ile dünyaya gelir. Bebeğinin beyin gelişimini önemseyen anne adayları bol bol balık tüketmelidir. Fakat ton balığı tüketimine dikkat etmek gerekir. Ton balığı içerisinde çinko barındırdığından aşırı tüketilmesi bebeği olumsuz etkileyebilir. Çinko plasentaya yerleşeceğinden diğer besinler yoluyla da bebeğe geçmeye devam eder.   Annenin bir diğer dikkat etmesi gereken önemli konu ise et, tavuk ve balık ürünleri yiyeceği zaman iyi pişmiş olmasına ve iyi temizlenmiş olmasına dikkat etmesi gerekir. Çünkü et ve tavuk ürünleri en çok bakteri besleyen besin takımıdır. Ellerini çiğ bir et veya tavuğa sürdüğü zaman iyice temizlemelidir. Anne süt ve süt ürünlerini tüketimine de dikkat etmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri bebeğin kemik gelişimi açısından çok önemlidir. Ayrıca bebek annenin deposundan tüm vitaminleri aldığı için kendi sağlığı içinde bu ürünleri tüketmeye dikkat etmesi gerekir.

Okul Öncesi Aile İçi Çocuk Eğitiminde Nelere Dikkat Edilmelidir

Çocuklarımız okul da pek çok şey öğrenirler. Ancak asıl eğitimi evde olmalıdır bir çocuğun. Yani ona öğretmemiz gerekenleri öğreterek , okula o şekilde başlatmalıyız. Böylece okulda daha başarılı olur ve sıkıntı çekmez.okul öncesi eğitim, çocuklara evde eğitim, çocuklara karşı davranışlar

Nedir Peki Evde Eğitim Dediğimiz Şey?

Çocuklarımızın paylaşımcı olması, düzenli olması, söz dinlemesi, büyüklerine ve yaşıtlarına nasıl davranması gerektiği, konuşmalarına dikkat etmesi gibi bir çok temel davranış evde öğrenilmesi gerekir. Bu saydıklarımız tabi ki ders gibi öğretilecek şeyler değildir. Bunlar çocuğunuz doğduktan itibaren sizin de dikkat etmeniz gereken, hayatınızı bu şekilde yaşamanız gereken kurallardır. Böylece çocuğunuz hem okulda sıkıntı çekmez ve başarılı olur. Hem de  gelecekte de  bu davranışlar her zaman karakterini oluşturur.

Öncelikle çocuğumuza paylaşımcı olmayı öğretmeliyiz. Bu konuda tabi ki kardeşi olanlar şanslı. Ancak tek çocuk olanlar biraz sorun yaşayabilir. Bunu çocuğunuza anlatmalısınız. Böylece okulda arkadaşlarıyla bir problem yaşamaz.  Düzenli olmak, tabi ki her yerde uygulaması gereken bir davranış. Bunu çocuğunuza aşılayabilirsiniz, her zaman faydasını görecektir. Ayrıca okula başlama zamanı yaklaştığın da ona öğretmen ve sınıf ortamını anlatmalısınız. Öğretmeninin sözünü dinlemesi gerektiğini ancak ondan korkmaması gerektiğini anlatmalısınız.

Zaten siz eğer evde kitap okuyan bir aileyseniz, çocuğunuz da buna alışkın bir öğrenci olur. Ona kitap okuyabilirsiniz arada ve böylece kitapları anlamasına yardımcı olursunuz.  Ayrıca çocuğunuzu televizyona hapsetmek yerine, çeşitli etkinlikler yapmalısınız. Boyama gibi el becerilerini geliştirecek etkinlikler olabilir. Bu etkinlikler çocukların el becerilerini ve düşünmelerini güçlendirir. Aynı zamanda da oturarak bir şey üzerinde çalışmaya alıştırır. Böylece okula başladığın da ders yaparken sıkılmaz. Çocuğunuz size bir şeyler sorduğun da mümkün olduğunca düzgün cevaplar vermeye çalışın. Böylece konuşması düzgün olur, ancak cevaplarınız düzgün olmazsa bir süre sonra sizin ilginizi çekmek için farklı davranışlara başlar.

Yani özet olarak şunu diyebiliriz ki; çocukların en temel eğitimi evdedir. Evde karakteri şekillenir. Başarının temelleri evde atılır. Sonrasında okul da ise bilgilerine bilgi ekleyerek büyür. Eğer ki siz bu önemi vermezseniz, okul da her başarısız olduğun da çocuğunuzu suçlarsınız. Yani en başta kendiniz uygulamalısınız ki çocuk evde görerek eğitim alabilsin. Sadece söyleyerek çocuğunuza eğitim veremezsiniz.

Hamileliğe Hazırlık Süreci

Bir kadın için hayatında yaşayabileceği en özel süreçlerden biri olan hamilelik bir yandan heyecan ve mutluluk verici, bir yandan da ürkütücü ve kaygı uyandırıcı bir olaydır. İçinde bulunduğumuz zamanda doğum kontrol yöntemlerinin oldukça fazla olması ve kadınların bu konuda daha fazla bilinçlendirilmesi sonucu artık birçok kadın hayatındaki bu en özel dönemi kendini gerçekten hazır hissettiğinde yaşama fırsatı bulmaktadır. Hamileliğe ve bir çocuk sahibi olmaya karar verildiğinden itibaren hamileliğe hazırlık süreci başlar ve bu süreçte birçok bayanın bilmesi gereken bir takım önemli noktalar vardır.hamilelik hazırlık süreci, hamileliğe hazırlık, hamilelik dönemi

Hamile Adayının Beslenmesi

Artık ruhen bebek sahibi olmak için hazır hissediliyorsa bedensel olarak da hamileliğe hazırlanılması gerekir. Hamile kalmaya karar verilen ilk aşamada sağlık ocağına veya aile çocuk sağlığı merkezlerine gidilerek ebe hemşireyle görüşülüp önerileri takip edilmelidir. Bu öneriler arasında başı çekecek olan folik asit kullanımı olacaktır. Bu nedenle, hamile kalmak istendiğinden itibaren folik asit kullanımına başlamak gerekmektedir. Folik asit hamilelik süresince de alınmaya devam eder, çünkü anne vücudunun ve bebeğin ihtiyacı olan gelişime büyük ölçüde katkısı vardır. Bir diğer önemli husus ise hamile kalmaya karar verilme aşamasından sonra vücuda alınan tüm zararlı maddelerin bırakılmasıdır. Bu zararlı maddeler arasında en tehlikelisi sigara, alkol, vb. gibi bağımlılık yapıcı ve bebeğe doğrudan zarar verecek olan içeriğe sahip maddelerdir. Belki bu adım sağlıklı bir hamilelik süreci için atılması gereken en önemli adımdır. Öte yandan, hamileliğe hazırlık sürecinde sağlıklı ve düzenli bir beslenme diyeti uygulanmalıdır. Bir hamile adayının beslenme diyetine dahil etmesi gereken besinler et, balık, tereyağı, yoğurt, peynir, süt, kepekli ekmek, tahıllı gıdalar, pirinç, bulgur ve baklagiller, taze ve kuru meyveler ile taze sebzeler ve yeşilliklerdir. Bunun dışında, hamilelikte sağlıklı beslenme için gerekli şartlar arasında şekerli ve yağlı besinlerin tüketiminin en aza indirilmesi gelmektedir. Hamileliğe hazırlık sürecinde bu beslenme düzenini oturtmak hamilelikte daha da önem kazanan beslenme alışkanlığının daha kolay düzene girmesini sağlayacağından hamile kalmaya karar verildikten itibaren bu şekilde sağlıklı beslenmeye dikkat edilmesi büyük önem taşır.