Pire ve Bit Hakkında Bilinmesi

Pire kendine orjin yapıları sayesinde hayvanların tüyleri arasında kolayca hareket ederler. Evlerdeki pireler en çok kedi ve köpeklerle tasınanlardır. Bir defa alana girdiklerinde hızla çoğalırlar.Siyah kahverenkli, 2 – 4 mm boyunda katlı yapılı altı bacaklı olup vücudunda ve bacaklarında kılları bulunur. Pire Sıçrayan yapıdadır,Toz ve kus, hayvan, insan, piresi seklinde türleri vardır. çok çabuk popülasyon yaratır, haftada 2,000 yavruya vardır.yumurtalarını toz, toprak içine bırakır. Uygun ısıda 8 -10 günde pire olur, ısı yeterli değilse 80-90 güne kadar uzar. Yumurtlamak için kan emerler bu sebeple canlıya ve insana hemen anında hücum ederler canlı üstüne çıktığı için evlere kolay taşınır, geceleri uyutmaz ısırır, ciltte noktacıklar halinde ısırık izleri çamaşırda kahverengi pisliğinin lekeleri gözlemlenebilir. En çok hayvanların dinlenme alanlarında görülür ve ürerler. Tifüs ve Veba hastalığı bulaştırırlar.pire nasıl yaşar, bit nasıl yaşar,bit nasıl bir hayvan

Dişi pire günde 18 yumurta bırakablilir. Bir köpek üzerindeki 20 pire, günde 360 yani haftada 2000 yumurta bırakabilirler. Uygulama yapıldıktan sonra hiç görülmemeleri iki hafta alır. Bunu nedeni, pupa pirelerin kimyasallardan etkilenmemeleri ve ancak kozalarından çıktıktan sonra ölmeleridir. Uygulama sonrası vakum yapılması, yetişkin pireleri kozalarından çıkmaya zorladığından dolayı bu süreci hizlandirmaktadir.Pireler hayvanlarin üzerinde yaşayan parazitlerdir. Yumurta üretebilmek için de bu hayvanların kanlarını emerler. Yumurtlama ve kan emme eylemlerini genelde hayvan uyurken gerçeklestirirler.

Pire ürediği ortamı belirleyip ilaçlamak, kedi ve köpek gibi hayvanları da ilaçlayıp temizlemek gerekir. Ilaçlar pupa döneminde etkili olmadığı için ilaçlamadan sonra 15 gün kadar ara sıra pire görülmemesi doğaldır. Daha sonra onlarda kaybolur, bazen tekrar ilaçlama gerekebilir.kısmi ve ferdi mücadele başarılı olmaz .Dört basamaklı ve her biri Çözüm gibi profesyonel bir firma tarafından gerçekleştirilmesi daha doğru olacak bir uygulama yöntemi ile mücadele edilir

BİTLER

Bit memelilerin ve insanların vücudunda kanlarını günde birkaç defa emerek yaşarlar. Bit Erişkinler uzun süre gıdasız yaşayabilir. Baş, vücut ve kasık biti şeklinde çeşidi vardır. Saç ve çamaşırlara yumurtasını kuvvetlice yapıştırır. Kasık biti kasık arasında deri içine girip yerleşir.Yasanılan ortamdaki hertürlü esya ile yayilirlar. Toplu yaşama alanları da kolay bit yayılma yerleridir. Temizliğin yetersiz olduğu ortamlarda sıkça görülür. Bitlerin ısırdığı yerlerde şiddetli kaşıntı olur.Deri koyu esmerleşir, leke ve papuller oluşur. Bit Buralarda bakteriler yerleşirse kaşıntı gibi çesitli enjeksiyonlar oluşur. Tifus ve hummalar gibi önemli hastalıkların da etkenidir.

Tüm çamaşırların yıkanması, insanın temizlenmesi ve vücudunun ilaçlanması, Hayvanların ilaçlanması ve temizlenmesi, Evdeki esyaların komple ilaçlanması gerekir, Bu islemlerin hepsi aynı günde tamamlanmalıdır, Yayılma durumunda acilen profesyonel uygulama gerekir.

GÖĞÜS BÜYÜTME SİLİKON PROTEZLER

Meme büyütme operasyonu meme dokusu altına yerleştirilen meme protezleri ile meme hacminin artırılmasıdır. Bu girişim yapısal olarak küçük memeler için ya da doğumdan sonra küçülmüş ve içi boşalmış memeler için uygulanabilir. Küçüklüğü yanında eğer memelerde sarkma mevcut ise bu işlem mastopeksi (meme dikleştirme) ile kombine edilebilir. Memedeki sarkma sonucu eğer meme ucu meme altındaki kıvrımın altına inmiş ise sadece meme protezi konulması bu sarkmayı önleyemeyeceğinden birlikte meme dikleştirici girişimlerin de yapılması gerekir.silikon protez, göğüs büyütme protezleri, silikon göğüs protezleriMeme büyütme operasyonlarında silikon meme protezleri kullanılmaktadır. Bunların içi jöle kıvamında silikon olanları ve içi tuzlu su ile doldurulabilen tipleri mevcuttur. Her iki tip protezin de dış kabukları aynı silikon materyalden oluşmaktadır. Ayrıca protezlerin round (yuvarlak) ve naturel (gözyaşı damlası şeklinde) tipleri de mevcuttur. Son yıllarda jel protezlerin “Cohesive” jel tipleri üretilmiş ve kullanılmaktadır. Bu protezlerde dış kabuk yırtılsa bile jel silikon dağılmamakta ve şeklini muhafaza etmektedir.

Alın Germe Ameliyatı

FRONTAL LİFT

Neden yapılır?

Alın bölgesinde herkeste olan ancak kasların aşırı çalışmasına ve yaşa bağlı olarak farklılık gösteren birtakım çizgilenmeler vardır. Alındaki çizgilenmeler yatay, iki kaş arasındaki çizgilenmeler ise dikeydir. Yine glabella denilen kaşlar ve burun arasındaki bölgede küçük yatay çizgilenmeler mevcuttur. Bu çizgilenmelerin nedeni o bölgedeki mimik kaslarıdır. Bu kaslar ne kadar fazla çalışırsa (hiperaktif) mimikler o kadar belirgin ve yaşlanmayla oluşan çizgilenmeler de o kadar derindir. Bu durum kişiye yorgun, çatık kaşlı, mutsuz ve yaşlı bir görünüm verir.alın germe, alın nasıl gerilir, alın germe operasyonuHangi yöntemler uygulanır?

Yukarıda tanımlanan durumun tedavisinde hem cerrahi, hem de cerrahi olmayan yöntemlerden yararlanılabilir. Cerrahi olmayan yöntem Botulinum Toksin A’dır. Sonuç çok memnun edici olmakla birlikte geçicidir.

Cerrahi tedavi ise alın germe ameliyatıdır. Endoskopik ve klasik olmak üzere iki türlü yapılabilir. Fazla miktarda sarkma varsa ve deri çıkarılması gerekiyorsa klasik alın germe yöntemi uygulanır. Saç hattının yaklaşık 5 cm gerisinde taç şeklinde iz kalır ancak saçlı deri içinde olduğundan görünmez. Uzun süreli geçici his kaybı olabilir.

Alın germe ameliyatı hemen daima kaş kaldırma ameliyatı ile birlikte yapılır. Sedasyon (yarı uykulu durum sağlayan anestezi) ile birlikte lokal anestezi veya genel anestezi altında yapılabilir. Ortalama süresi 1,5-2 saattir. Hasta aynı gün içinde taburcu edilebilir. Ancak sıklıkla blefaroplasti veya orta yüz germe gibi diğer ameliyatlarla birlikte uygulandığından bu süre ve hastanede kalış uzar.

Ameliyat sonrası nasıldır?

İşe dönüş genellikle ameliyattan bir hafta-10 gün sonradır. Oluşacak morluklar bir hafta içinde kaybolur. Şişlikler ise 1-1,5 ay içinde azalarak ortadan kalkar. Dikişler 15. gün alınır.

KOLON KANSERİ

Kolon adını verdiğimiz kalın bağırsak sindirim sistemimizde ince bağırsaktan sonra gelen bölümdür. Günümüzde sıkça rastlanılan kolon kanseri dikkat edilmesi gereken bir konudur. Tüm kanserler içerisinde görülme oranı olarak  3. sırada bulunmaktadır.kolon kanseri nedir, kolon kanseri tedavisi

  • KOLON KANSERİ NEDENLERİ:

Kanserin sebebi  hem çevresel faktörler hem de kalıtsal nedenler olabilmektedir. Genetik yapı kanserin oluşumunda birinci sırada yer almaktadır. Yakın akrabalarında bu kansere yakalananların olması kansere yakalanma riskini arttırmaktadır. Yediğimiz yiyecekler ve beslenme tarzımız bu kansere yakalanmamızda büyük önem taşımaktadır. Kolon kanserinin meydana gelmesinde özellikle hayvansal içerikli yağlar barındıran ürünler tüketilmesi etkili olmaktadır. Bunun dışında çeşitli kimyasal içerikli maddelerle temas halinde olan insanların kansere yakalanma riski normale göre daha yüksektir. Sanayide çalışan işçilerde bu kanserin görüldüğü tespit edilmiştir.

  • KOLON KANSERİ BELİRTİLERİ:

Kolon kanserinin ilk evrelerinde vücutta ağrılar olmakta bunun yanında kilo kayıpları erken yorulma ishal görülmektedir. Ayrıca dışkı yapamama sorunu olmaktadır. Bunun için çeşitli ilaçlar kullanılsa bile kabızlık tamamen geçmeyebilir. Bu tarz şikayetleri olan hastaların en yakın zamanda uzman bir hekime tedavi olmaları gerekmektedir. Uzmanların tetkiklerine göre kalın bağırsakta bir sorun olup olmadığı ortaya çıkmaktadır. Eğer tanı koyulduysa erken tedaviye başlanması hasta açısından oldukça önemlidir. Eğer başlangıç aşamasında teşhis edilemezse kalın bağırsakta ilerleyen zamanlarda daralma meydana gelmeye başlar. Bunun sonucu olarak ise kalın bağırsaktan dışkı çıkışı zorlanır. Bağırsakta bulunan atık maddeler bu kısımda toplanarak birikim yapmaya başlar. Bunun sonucunda hastalarda kabızlık şikayetinin yanı sıra ataklar halinde gelen ağrılar da başlar.

Kolon kanseri ilerler ise yukarıda belirttiğimiz belirtiler artış göstermeye başlar. İştah kaybı sorunu nedeniyle de vücutta kansızlık başlar ve renkte solukluk meydana gelir. Bağırsakta oluşan deformasyon sonucu ise yırtılmalar meydana gelir. Bu yüzden atık maddeler kana karışmaya başlar. Bu aşamaya gelen hastaların ise ameliyatla karın kısmı açılarak tümörün alınıp alınmayacağı doktorlarca kararlaştırılır. Bu aşamada genellikle tümörün alınması risklidir.

  • KOLON KANSERİ TANISI:

Hastalığın tanısı günümüz teknolojik koşullarını da göz önüne alırsak oldukça kolaydır. Kolonoskopi aracılığıyla hastaların kalın bağırsakları görüntülenir. Bu esnada eğer polip var ise hemen ortaya çıkar ve gerekli incelemelere tabi tutulur. Durumu riskli olan hastalarda doktorun uygun gördüğü zaman aralıklarında aynı işlem tekrarlanarak yapılır. Bu sayede hastalığın ilerlemesi engellenmiş olur. Bunun yanı sıra günümüzde videolu sistemlerle görüntüleme uygulamaları da yapılmaktadır. Bu uygulama ile bağırsağın alt kısmını inceleme fırsatı sağlanır. Ayrıca gaita testi alınarak içindeki gizli kan incelenir. Bunun dışında ise uygun görülürse bağırsaktan ufak bir parça alınarak test edilir.

Parmakla rektal olarak tedavi yöntemi ise sonuç veren uygulamalardan bir tanesidir. Ayrıca röntgen çekilerek kalın bağırsak içerisinde kitlenin tespiti de kullanılan yöntemler arasındadır.

  • KOLON KANSERİNDEN KORUNMA YOLLARI:

Bol miktarda lifli besinler ile beslenmek kolon kanserine yakalanma olasılığımızı düşürmektedir. Bunun sebebi ise bu tür gıdaların aldığımız kanserojen içerikli besinlerin etkisini azaltmasıdır. Yağlı besinlerle beslenmek kansere yakalanma olasılığımızı arttırmaktadır. Bunun için yağ oranı çok fazla olmayan besinler tüketmemiz gerekmektedir. Özellikle kırmızı etin çok tüketilmesi kansere yakalanma riskini arttırmaktadır.

Kolon kanserine yakalanmamanın bir diğer yolu ise düzenli olarak kontrollere gitmektir. Özellikle risk altında olan kişilerin bu kontrolleri düzenli olarak yaptırması gerekmektedir. Ayrıca yeşil çay tüketilmesi bağırsakları rahatlatıcı etki gösterdiğinden önerilmektedir.

  • KOLON KANSERİ TEDAVİ:

Kalın bağırsak kanserinde cerrahi uygulama ile tümörün olduğu kısım ve etrafındaki  sağlam dokunun bir kısmı alınır. Bulunan evreye  göre  kemoterapi uygulamasına başlanır. Anüs kısmına yakın olan tümörlerde ise durum biraz daha farklıdır. Böyle durumlarda anüs alınarak dışkılama işlemi karından yapılmaya başlanır. Hastalığın biraz daha ilerlediği durumlarda ise kemoterapiye ek olarak radyoterapi uygulamasına da geçilebilir. Bu işlem haftalık uygulamalar halinde yapılır. Kemoterapilerde kullanılan ilaçlar genellikle yan etkisi olmayan ilaçlardır. Bu sayede hastaların yaşam sürelerinin uzatılması amaçlanmaktadır.

Günümüzde teknolojinin ilerlemesiyle birlikte kalın bağırsak kanserinde uzman doktorlar ve cihazlar sayesinde olumlu sonuçlar alınmaktadır. Çünkü yeni cihazlarda hasta olan dokulara ışın verilmekte sağlıklı dokular ışına maruz kalmamaktadır. Tabi k bu uygulamaların uzman ve deneyimli kişilerin ellerinde yapılması çok önemlidir aksi takdirde olumsuz sonuçlarla karşılaşmak mümkündür.

  • KOLON KANSERİ RİSK FAKTÖRLERİ:

Kalın bağırsak kanserinde yaş önemli bir faktördür. Kansere yakalanma yaşı her ne olursa olsun genellikle 50 yaşından sonrası risk teşkil etmektedir. Bu yaştan sonra ise riskin her 10 senede bir  ikiye katlandığı görülmektedir.

Kalın bağırsak kanserinin; meme rahim ve yumurtalık kanseri olanlarda  görülme olasılığı normale oranla daha yüksektir.

  • KOLON KANSERİ NASIL  OLUŞUR:

Kalın bağırsak kanseri bağırsakta bulunan birtakım hücrelerin zamanla büyümesi sonucunda  polip olmaları sebebiyle oluşmaktadır. Polip bağırsakta bulunan ve gözle görülebilen bir parçadır. Genel olarak polipler iyi huyludur. Fakat bazı polipler bağırsakta genişleyerek diğer organlara da sıçrar ve  kanser  oluşmasına sebebiyet verir. Poliplerin kanser hücresi haline gelmesi ise bu hücrelerin genetik olarak bozulması sonucunda meydana gelmektedir. Bu tarz bozulmaların çeşitli sebepleri olmakla birlikte genellikle kalıtımsaldır. Bazen de kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Polipler genel tedavilerde ortaya çıkmazlar. Endoskopik uygulamalar sayesinde ortaya çıkabilirler. Tespit edildiğinde ise erken tedavi yöntemiyle hastalığın önüne geçilmektedir.

  • KALIN BAĞIRSAK KANSERİ AMELİYATLARI:

Kolon kanseri ameliyatlarında hasta acil olarak gelmediyse ameliyatta hastalıklı olan taraf çıkartılır bağırsaklar ise tekrardan diğer bağırsaklarla birleştirilerek ameliyat tamamlanır. Fakat kanserli hücreler rektumun olduğu kısımda bulunuyorsa daha farklı bir ameliyat yöntemi uygulanmaktadır.

  • KOLON KANSERİ AMELİYAT SONRASI TAKİP:

Hastalarda ameliyattan sonra takibin yararı tekrardan polip oluşmasının önüne geçmek ve kanserin tekrarlanma olasılığını azaltmaktır. Genellikle ameliyattan sonraki 2 yıl içerisinde takiplerin daha sık ve tekrarlı yapılması çok önemlidir. Fakat tekrarlayan kanserlerde genellikle 5 senelik takipler yapılması uzmanlar tarafından önerilmektedir. Bu sürenin sonunda ise takiplerin sıklığının azalmasında bir sakınca yoktur. Bu takiplerin asıl amacı tekrardan polip oluşmasının önüne geçmektir. Takipte genel olarak muayene Kolonoskopi kan değerleri testi ultrason gibi yöntemler uygulanmaktadır.

Kolon kanseri olan kişilerin yakın akrabaları hastalık açısından risk altında olan kişilerdir. Bu sebepten bu kişilerin de düzenli olarak tetkik yaptırmalarında yarar vardır.