Erkek ve Kadınlarda Cinsel Arzuyu Arttıran Durumlar

Erkekler ve kadınlarda bazı kokular, bazı durumlar, bazı ortamlar cinsel arzuların artmasına, bireylerin daha fazla seks istemesine sebep olabilmektedir.

Bu durumları ve kokuları sizlere aşağıda maddeler halinde listelemeye çalışacağız.cinsel arzuyu arttıran durumlar, erkeklerde cinsel arzu artması, kadınlarda cinsel arzu artması

  1. Ter Kokusu

Erkeklerin koltuk altlarında oluşan terlemenin kokusu bazı kadınlarda uyarıcı etki yaratabilmektedir. Buna bağlı olarak kadının daha fazla cinsellik istemesi mümkündür.

  1. Sportif Aktiviteler

Kadınlarda ya da erkeklerde spor yapmak cinsel organlara giden kanın artmasını sağladığı için çok iyi bir cinsel istek arttırıcısı olarak ele alınabilir.

Spor sonrasında cinsel organların duyarlılığı daha fazla olmaktadır.

  1. Alkol Tüketimi

Az miktarda ve yumuşak türdeki alkol tüketimi cinselliği körükler. Ama aşırı alkol tüketimi bireylerin cinsel yaşamlarının sönmesine neden olmaktadır.

  1. Sıcak Ortamlar

Sauna, Hamam veya Spa gibi ortamlar ve sonrasında yapılan masajlar bireylerin daha fazla seks istemesine sebep olmaktadır.

  1. Salatalık Kokusu

Yapılan araştırmalar sonucunda Salatalık Kokusu, Kabak Çekirdeği, Kavun, Sarımsak, Badem, Hint Yemekleri kadınlarda daha fazla cinsel isteğin oluşmasında yararlı olduğu sonucuna varılmıştır.

  1. Ekmek Kokusu

Yapılan araştırmalar sonucunda erkeklerde pizza, ekmek, mısır, çilek ve vanilya kokusunun cinsel seviye arttırıcı etki bıraktığı kanıtlanmıştır. Ayrıca bu kokular cinsel organa daha fazla kan gitmesine de sebep olmaktaymış.

  1. Sığır Eti

Sığır eti, yulaflı kahvaltılıklar, istiridye gibi besinler bireylerde azdırıcı ve kızdırıcı etki oluşturabilmektedirler.

  1. Macera

Macera dolu günler yada saatler sonrasında bireyler daha fazla seks yapabilmektedir. Özellikle açık hava ve temiz bir ortamda yaşanacak maceralar oldukça etkilidir.

  1. Futbol Oynamak

Kazanılarak sonlanılan bir futbol maçı sonrasında erkeklerin seks güçleri daha fazla olmaktadır. Kaybedilen bir maç sonrasında az miktarda bir cinsellik istenebilmektedir.

  1. Akupunktur Yaptırmak

Kadınların akupunktur yaptırması her 4 kadından 1 tanesinde azdırıcı etki göstermiştir.

Yağlı ve Karma Ciltler İçin Maske

Yağlı ve karma ciltler için maske tarifi ile cildinizin ihtiyacı olduğu bakımı yapmış olacaksınız. Yağlı ciltler, gözenekleri belirgin ve yağlı bir görünüme sahiptir. Gözeneklerde biriken kirler zamanla siyah noktaya ve sivilceye dönüşmektedir. Siyah noktaları ve akne problemini çözmek için günlük bakım yapmanız gerekiyor. Hazır alabileceğiniz alkollü tonik, su içerikli nemlendirici ve jel tipi temizleyiciler ile günlük cilt bakımınızı yapabilirsiniz.cilt maskesi, yağlı cilt maskesi, karma cilt maskesi

Karma cilt tiplerin de ise burun, alın ve çene yağlı bir görünüme sahiptir. Karma ciltlerde T şeklinde bir yağlanma görülür. Açık gözeneklerde siyah nokta ve yağ butonları görülebilir. Yanaklarda pek yağlanma olmaz bu yüzden gözenekler kapalıdır. Karma ciltler için süt içeren temizleyiciler, alkollü tonikler ve cilde uygun nemlendiriciler ile cildinize bakım yapabilirsiniz.

Yağlı ve Karma Cilt için Maske:

* 1 yemek kaşığı bal

* 1 yemek kaşığı limon suyu

* Yarım yemek kaşığı yağsız süt

Maske Hazırlanışı : Cam bir kasede tüm malzemeyi karıştırın. Tüm yüzünüze ve boynunuza sürün ve maskeyi 15 dakika yüzünüzde kuruyuncaya kadar bekletin. Önce ılık su ile sonra da soğuk su ile yüzünüzü yıkayın. Ardından yumuşak bir havlu ile kurulayın.

Bu maske sayesinde cildinizi derinlemesine temizleyeceksiniz. Ayrıca karma ve yağlı ciltlerin hücrelerini yeniler. Yüzünüzün yağ dengesini koruyarak parlak görüntüyü azaltır. Bal maskesini haftada iki kez yaparsanız yeterli olacaktır.

Adet Gecikmesine Sebep Olan 5 Şey

Her ay düzenli olan adet kanamalarımız bazı aylarda düzensizliğe uğrayabilir. Ay içerisinde beklediğimiz tarihlerde adet görmediğimizde tedirginlik hissederiz. Adet kanamaları beklenen tarihten önce veya beklene tarihten çok sonra da görülebilir.adet gecikmesi, adet gecikmesi sebepleri, adet neden gecikir

Normal adet döngüsü, bir kanamanın başladığı ilk günden, diğer kanamanın başladığı ilk güne kadar geçen zamanı ifade eder. Ve normal şartlarda bu döngü 28 gündür. Eğer adet kanamalarınız 21 günden daha kısa bir sürede tekrarlanıyorsa, sık adet görüyorsunuz demektir. Eğer adet kanamalarınız 35 günden fazla sürede tekrarlanıyorsa, bu durumda seyrek adet görüyorsunuz ve adet gecikmesi yaşıyorsunuz demektir.

Öncelikli bilmeniz gereken, eğer çok düzenli adet görüyorsanız ve yılda bir iki kez kanamalarınız gecikiyorsa, bu son derece normal bir durumdur. Yaşadığınız bazı olaylar beyninizin bilinçli kısmını etkiler ve bazı işlevler bozularak adet görmelerde kısa süreli düzensizlikler oluşur. Ancak adet gecikmeleri sürekli kontrolünüzde olmalıdır. Bu gecikmelerin yaşanmasına neden olan bazı durumlar söz konusudur. Bu durumları bilmenizde fayda var. İşte adet gecikmesine neden olan 5 şey;

  1. Stres, adet gecikmelerine neden olan ve bilinen en etkili durumdur. Ay içerisinde yaşadığınız yoğun stres ve gerginlik vücudunuzda cinsiyet hormonlarının salınmasını uyaran hormonların seviyesini azaltır. Bu hormonların azalması yumurtlamaya ve adet görmemeye neden olur. Yeniden düzenli adet görebilmeniz için ise rahatlamanız ve gevşemeniz gerekir.
  2. Kullandığınız ilaçlar, bazen siz farkına varamasanız da adet gecikmelerine neden olabilir. Yeni kullanmaya başladığınız ilaçların yan etkisi olarak adet gecikmesi, hatta hiç görülmemesi dahi olabilir. Bu durumlarda mutlaka doktorunuzla bu yan etkiyi paylaşmanız doğru olacaktır.
  3. Kilo düzensizliği, aynı zamanda vücut düzensizliği demektir ve bu düzensizlik adet görmelerinize de yansıyabilir. Fazla zayıf olduğunuzda vücut yağ düzeniniz yeterli olmayabilir. Veya fazla kilolu olduğunuzda yağ düzeyiniz normalin çok üzerindedir. Bu tür durumlar adet gecikmelerine ve aksaklıklarına neden olmaktadır. Bu durumdan kurtulabilmenin tek yolu ise normal kiloya kavuşmanızdır.
  4. Hamilelik, adet gecikmelerinde en çok bilinen nedendir. Yaşadığınız bir ilişki varsa ve akabinde adet görmeniz gecikti ise, hamile olmanız yüksek bir ihtimaldir.
  5. Menopoz, artık yumurtlayamayacağınızın ve adet görmekten kesileceğinizin bir belirtisidir. Menopoz yaşınız yaklaştı ise adet görmeleriniz gecikecek ve birkaç sene sonra tamamen kesilecektir.

Tıbbi Tercümenin Sağlık Açısından Önemi Nedir?

Tıbbi tercüme mutlaka tıp alanında yetişmiş kişiler tarafından yapılması gereken ve insanların sağlığını ilgilendiren, yanlış yapıldığı takdirde çok büyük olumsuzluklara neden olabilen bir çeviri türüdür.tıbbi tercüme, tıbbi tercümenin önemi, tıbbi tercümenin önemi nedirTıbbi çeviriye yabancı dil bilmeyen kişiler kendi özel işleri için ihtiyaç duyabileceği için bu çeviri türü genelde dünya çapında tıp alanındaki gelişmeleri takip edebilmek adına kullanılır. Yabancı bir ülkede tedavi gören, ilaç kullanan kişi hastalığı ya da ilacının kullanımı hakkında bilgi alabilmek için tıbbi çeviri yaptırabilir. Böyle bir ihtiyaçta tıp alanında bilgisi olan; tıpla, sağlıkla ilişkili tercümanlar tercih edilmelidir. Ancak bu kişiler ilgili terminolojiyi bilebilir ve de ihtiyaç halindeki kişiyi doğru yönlendirebilir. Bilgisizce yapılmış bir tıbbi çeviri insan hayatını tehlikeye sokar. Oysa ki çevirinin amacı dil sorununu aşarak insanların hayatlarının kurtulmasına yardım edebilmek olmalıdır.

Daha geniş çerçeveden bakıldığında ise görülecektir ki tıbbi tercümeler insan hayatında olmazsa olmaz bir yere sahiptir. Çünkü dünyadaki binlerce farklı ülkede tıp alanında çok çeşitli araştırmalar yapılmakta ve çok çeşitli sonuçlar elde edilmektedir. Bunların dünya çapındaki tüm bilim insanlarıyla paylaşılması ise ancak tercümelerle mümkün olmaktadır. Dünyanın bir ucundaki bir ülkede yeni tedavisi bulunan ölümcül ve bulaşıcı bir hastalık ve de tedavisi hakkındaki her türlü bilgi tıbbi çeviriler sayesinde tüm dünyaya yayılarak tüm insanlığın hizmetine sunulmaktadır. Aksi halde tıbbi tercümelerin kullanılmadığı hayal edilirse her hastalığın tedavisinin sadece belirli ülkelerde mümkün olacağı fark edilecektir. O ülkedeki insanlar tedavi olup yaşamlarına devam edebilirken bir başka ülke tüm bu gelişmelerden habersiz kalacak ve birçok insan bu bilginin eksikliğinden dolayı ölecektir. Böyle bir durumsa tıp ilkeleriyle de insan haklarıyla da bağdaştırılamaz. Bu nedenle tıbbi tercümeler hayat kurtarıcı bir özelliğe sahiptir denebilir.