Cep Telefonu Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Telefonunuzu değiştirmenin zamanının geldiğini düşünüyorsanız ya da ilk kez bir cep telefonu satın almayı planlıyorsanız dikkat etmeniz gereken noktaları bilir buna göre bir alışveriş yaparsanız iyi bir cihaz sahibi olabilirsiniz. Nasıl ki bir bilgisayar, araba hatta ev alırken ihtiyaçlarınızı belirliyor ve buna göre alışveriş yapıyorsanız cep telefonu alırken de yine aynı şekilde ihtiyaçlarınızı belirlemeniz gerekir. Kullanım amacınızı ve ihtiyacınızı belirledikten sonra cep telefonunun teknik ve diğer özelliklerini inceleyerek alacağınız ürüne karar verebilirsiniz. Cep telefonu alırken şu noktalara mutlaka dikkat edmelisiniz.Cep telefonu alırken dikkat edilecekler, telefon alırken nelere dikkat edilmeli, telefon satın almaŞarj Süresi Önemli

Telefonlar akıllandığından beri birçok kişinin ilk zaman geçirme araçları arasında yerini aldı. Birçok cep telefonu oyunu, uygulaması vb. piyasaya sürüldüğü için boş zamanında ne yapacağını bilemeyen binlerce kişi telefonuna sarılıyor. Siz de bu kişilerden biriyseniz ve telefonunuz ile pek bir meşgul oluyorsanız şarj süresine çok dikkat etmelisiniz. Telefonunuzun bataryasının amper düzeyi ne kadar yüksek olur ise şarjının kullanım süresi de o kadar fazla olur. 2500 mili amper düzeylerinde olan bataryaya sahip bir cihaz alırsanız rahatlıkla 2 gün boyunca telefonunuzu kullanabilirsiniz. Tabii telefonunuzu aşırı yoğun bir şekilde kullanıyorsanız bu bahsettiğimiz durum geçerlidir. Arada bir telefonu elinize alıyorsanız bu kadar güçlü bir batarya ile en az kullanım süreniz 4-5 gündür.

Hız ve Donma Sorunu Olmamalı

Telefonların en büyük sıkıntısı donmaları ve yavaşlamalarıdır. Zamanla içindeki veri miktarı artan telefonlar donmaya ve yavaşlamaya başlar. Bu sorunları en az düzeyde yaşamak istiyorsanız çabuk ısınmayan, Ram miktarı yüksek, işlemcisi kaliteli telefonlar satın almalısınız. Kullanacağınız işletim sistemi de donma ve yavaşlama konusunda yardımcı olacaktır. İOS işletim sistemleri daha az sorun çıkartan işletim sistemleridir. Android cihazlara virüs bulaşma riski vb. çok daha yüksektir. Eğer telefonunuzun iki de bir arıza vermesini istemiyor ve çok fazla oyun oynamıyorsanız İOS işletim sistemini tercih edebilirsiniz. İOS bildiğiniz üzere Iphone telefonlarda kullanılan sistemdir. Bu nedenle biraz pahalıdır ancak bir o kadar da kullanışlıdır.

Kişisel Bakım ve Kozmetiğin Önemi

Günümüzde erkeklerden daha fazla kadınların kişisel bakımlarına dikkat ettiklerini görmekteyiz. Kişisel bakım denildiği zaman aklımıza ilk gelen kişisel temizlik olsa da bakım kısmı ile ilgilenmekte ayrı bir durumdur. Kişisel temizlik her bireyin dikkat etmesi gereken değişmez bir kural olsa da kişisel bakım başlıklara ayrılabiliyor. El ve ayak bakımı, saç bakımı, giyilen kıyafetlerin düzgün ve ya temiz olması gibi insan bedenini ve psikolojisini etkileyen öncelikli faktörlerdendir. Kişisel bakımınızda kozmetik kişilerin kendini çok iyi hissetmesine yol açması gibi sosyal çevre yönünden de oldukça önemli bir konudur. Çevreye karşı temiz ve bakımlı gözükmek, özgüveninizi arttırıp mutlu hissettirecektir. Kişisel bakım ile temizlik ağız ve diş sağlığından tüm bedenin hijyen kurallarını kapsıyor. Özellikle de lüks tüketim olarak görülen makyaj kadınların günlük rutini haline gelmiş durumdadır. Halk arasında yaygın olarak söylenen kalıplaşmış ve kulaktan duyma pek çok efsane cümle bulunuyor. ‘’Makyaj cilde zarar verir, yaşlandırır ve ya makyaj malzemelerini bulanlar bile makyaj yapmıyor’’ gibi birçok şehir efsanesi olsa da doğruluk payı bulunmuyor. Kaliteli ve içeriği temiz olan ürünler aksine cilde ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ile nemi geri kazandırmaktadırlar. Cildin renk tonunu eşitleyen, akne ve ya kızarıklık gibi sorunları en aza indirgeyen, tonik, süt ve temizleme suları gibi birçok alternatif yöntem bulunuyor.kişisel bakımın önemi, kozmetik ve kişisel bakım, kozmetik ile kişisel bakım ilişkisiBayanlarda Makyaj Takıntısı

Son zamanlarda ise bazı kesimlerde makyaj tutku haline gelmiş ve yalnızca makyaj yaparak çektikleri videoları sosyal medyada paylaşarak ciddi rakamlarda maddi kazanç sağlayan kişilerin artmakta olduğunu görebiliyoruz. Kısacası makyaj yapmak kelimesi eski yıllara göre kadınları korkutan bir eylem olmaktan çıkmış durumdadır. Bunun nedeni ise gelişen kozmetik sanayi ve kişisel bakım ile aynı anda yürütülmesidir. Mesela, cilde fondötenden önce uygulanan güneş kremleri, serumlar ile nemlendirici kullanılmalıdır. Tırnak bakımından sonra kullanılan güçlendirici ve kremler mutlaka kullanın. Kişisel bakım ile kozmetik bir arada yürütüldüğünde halk arasında çıkan kulaktan dolma anlatılan teorilerin çürütüldüğünü gözleyebiliriz. Pek çok kadın pürüzsüz bir tene, ışıldayan bir cilde sahip olmak istemektedir. Bunun en kolay yolu ise kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinden geçiyor.

2 Yaş Sendromu Nedir?

Her annenin bilhassa da bebeği iki yaşını doldurduktan sonra ise aklına sıklıkla takılan çocuğum bencil mi, onu bu denli bencil olmaya iten ne ve bu durumu nasıl değiştirebilirim gibi soruların tümünün cevabı 2 yaş sendromu süreci öğrenildiği takdirde rahatlıkla verilmektedir. çocuklarda 2 yaş sendromu nedir, 2 yaş sendromu belirtileri, 2 yaş sendromunda çocuklara yaklaşımBebekler doğduğu günden itibaren oldukça bencil varlıklar, buradaki bencillik kötü manada değildir, hayatta kalabilmek ve sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmek için bu manada bencilliğe ihtiyaç duyar. Mesela, bir bebek için acıktığı zaman tüm dünya onun için açlıktan ibarettir, sadece bu duyusunu hisseder ve diğerlerini anlama yetisi olmaz. Kısacası o sırada annesi mama hazırlıyor olsa, ya da onu emzirmek için hazırlanıyor olsa da onun için fark etmeyecektir, mamasını yemeye ya da emmeye başlayıncaya kadar ağlamaya devam eder. Bebek zaten genel olarak 2 yaşına kadar kendisinin farklı bir varlık olduğunu dahi anlamaz ve sonrasında onun için annesi ya da annesi yerine etkileşim kurduğu kişi onunla tek bir varlıktır ve kendisini o olmadan rahat hissedememektedir. 2 yaşından itibaren ise bebek artık kendisinin de annesinden ve çevresindeki dünyadan farklı bir birey olduğunu fark etmeye ve bu durumu idrak etmeye başlamaktadır. İşte bu aşamadan sonra hem kendisine hem de dış dünyaya bunu ispatlama görevini üstleniyorlar.

2 Yaş Sendromu ile Nasıl Başa Çıkılmalı?

Çocuk için bu durum adeta bir var olma çabası ve ben de varım deme zamanlarıdır. Bunun sonucu olarak, bu dönemdeki gelişimi sağlıklı ve normal ilerleyen bebeğin en popüler sözcüğünün ‘benim’ olmasına şaşırmamak gerekiyor. Bebeğin gelişim aşamaları tam olarak bilinip özümsenmediğinden birçok anne baba tarafından bu kelime ardından hırçınlık ve ağlama nöbetinin habercisi olduğu için sevilmemektedir. Aslında çocuk normal davranır, fakat ne yazık ki anne ve babanın bilinçsizlikten ona olan tutumları yanlış olur. Bu tutumlar sonucunda bebek ağlama krizlerine giriyor. Çünkü o kendini ispat etmeye çalışırken hayatında ona en yakın olan insanlar tarafından buna karşı çıkılır. Tüm bu nedenlerden ötürü, 2 yaş sendromu ile başa çıkma yolları arasında öncelikle çocuğun bu son derece güçlü olarak hissettiği kendini kabul ettirme gereksiniminin anlaşılması ve buna ket vurulmaması gerektiğidir.

Sinirlendiğimizde Yapmamız Gerekenler

Öfke hepimizi etkilemektedir. Özellikle kalabalık bir şehirde işe gitmek ve akşam trafikte eve dönmek zorunda kalıyorsanız stresin artmaması ve ya sinirlenmemek mümkün olmaz. Ancak sinirin ve ya stresin sürekli olması sinirlendiğiniz kişi ya da olaylara değil size ve sevdiklerinize zarar vermektedir. Genel olarak ise pek çoğumuz bunun farkında olup siniri kontrol edebilmek için sık sık sinirlendiğimizde ne yapmalıyız sorusunu sorarız. Uzmanların önerisi ise, sinirliyken bunu fark edip herhangi fevri davranışta bulunmadan önce biraz vakit geçirerek sinirlerin yatışmasını sağlayacak aktivitelerde bulunmasıdır.sinirlenince yapılması gerekenler, sinirlenince sakinleme yolları, sinirlenince nasıl sakinleşilir

  • Öfke genel olarak olayları kavrama ile doğru tepkileri verme yeteneğimizi zayıflatan bir duygulardı. Özelikle hayal kırıklığı, suçluluk, üzüntü ve kaygı gibi duygularla yakından alakalıdır. Atalarımızın öfkeyle kalkan zararla oturur sözü çok doğru çünkü öfkeli biri bir anda verilen kararlar yapılan hareketler muhakeme yeteneğimiz zayıflattığından dolayı genellikle yanlış kararlar alınır. Sinirli bir anda söyleyeceğiniz sözler gerek sizi gerekse de sevdiklerinizi olumsuz etkileyerek sosyal ilişkilerinizin zayıflamasına yol açar. Sinirle ve öfkeyle başa çıkabilmek parlamaları önleyebilmek için atılması gereken ilk adım bu anların fark edilerek kontrol altına alınması gerekir. Bu bir tekrar ve ya alışkanlık meselesidir fakat bu alışkanlığı edindiğinizde öfkenizi kontrol etmek sizin için oldukça kolay olur.
  • Sinirleri yatıştırabilmek için en acil olarak başvurabileceğiniz yöntem nefes egzersizlerinin yapılmasıdır. Kısa sürede uygulayabileceğiniz bir çözüm arıyorsanız çok sinirlendiğiniz bir anda derin nefes alınız ve nefesinizi 10’dan geriye doğru sayarak yavaş yavaş vermelisiniz. Sinirlerinizi yatıştırmak ve sakinleşmek amacıyla kullanabileceğiniz diğer nefes egzersiz önerisi ise derin nefes alın 10-15 saniye nefesinizi tuttuktan sonra önce nefesinizin yarısını verin ve daha sonra yarısının yarısı olarak nefes vermeye devam ediniz. Tüm bu nefes egzersizleri yatışmanıza yardımcı olur.
  • Çok çabuk parlayan biriyseniz ve sinirlediğinizde yaptığınız hareketlerden söylediğiniz sözlerden daha sonra pişman oluyorsanız sizi sakinleştirecek hobilere ihtiyacınız vardır. Kitap okunması, evcil hayvanlarla ilgilenmek, çiçek bakmakla uğraşırken sizi memnun edecek aktivitelere yönelmelisiniz.
  • Sizi sinirlendiren olayların dibine inmek tam olarak neye sinirlendiğinizi tespit etmek ilerde yaşanabilecek aynı yapıdaki olaylarda sinirlerinizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olur. Sizi tam olarak neyin sinirlendirdiğini bilirseniz bu tetikleyicilerden uzak durarak öfkenizi kontrol altına almanız mümkündür.