PRATİK BİLGİLER

 Günlük yaşamınızda aslında kolay olan ve bize çok büyük işler gibi görünen ve bizi zorlayan ufak tefek işlerden pratik bilgiler ile kurtula biliriz ve hayatımız daha kolay bir hale gelebiliriz. Bunlardan bir kaçı ise; kaynayan süt tencereleri her an taşa bilir ve bu tencerelerin başında beklemesi çok sıkıcı olabilir bunun için süt tenceresinin içine bir tane bilye atarsak kaynama esnasında tencerenin içinde sürekli döndüğü için karıştırma görevini sizin için yapacak ve taşmasını önleyecektir. Aynı şekilde yine kaynayan yemeklerin taşmasını önlemek için tahta bir kaşığı tencerenin üzerine yatay bir şekilde koyduğunuz takdirde taşmasını engellemiş olacaksınız.  Meyve soyması zahmetlidir birçoğumuz için ama en zahmetli olan kivi soyma işidir bunun ise en kolay yolu kivinin başından küçük bir kesik alın ve yemek kaşığını bu kesiğe yerleştirin avucunuzun içinde döndüre, döndüre kivinin kabuğunu çok kolay soymuş olacaksınız. Meyveler ile ilgili bir diğer zorlandığımız konu ise nar yemesi ve nar tanelerini kabuğundan ayırmaktır, bunun için narın kabuğuna önce bir kaşık yardımı ile hafif, hafif vurun ve daha sonra çiçek şeklinde kesikler atın bu sayede narın yemesi hem zevkli hem de kolay olacaktır.pratik bilgiler, hayatı kolaylaştıran bilgiler, günlük yaşama yardımcı bilgiler Dayanıksız bir meyve olan muzu daha uzun süre dayanmasını sağlamak için ise sap kısımlarına bir poşet geçirmeniz muzların daha uzun süre dayanmasına yardımcı olacaktır. Yumuşak bir peyniri rendelemek ortalığı biraz kirlete bilir bunun için peyniri buzlukta on- on beş dakika bekletmeniz ortalığı dağıtmadan ve kirletmeden rendelemenizi sağlayacaktır. Limon ve limon gibi asitli meyvelerin suyunu artırmak için mikro dalga fırında bir süre ısıtmanız daha fazla sulu olmasını sağlayacaktır. Yumurtaları kabuğundan ayırmak ise çoğumuz için bir sanattır soyulmasını kolaylaştırmak için kaynatma esnasında yumurta suyuna biraz karbonat ve tuz eklerseniz daha kolay kabuklarından ayrılacaktır.

 Parmağa kıymık batması durumunda olgunlaşmış ve yumuşak bir muzdan bir parça alarak zarar gören bölgenin üzerine bandajla sarın acısını alacaktır ve yine hepimizin şikayet ettiği sivri sinek ısırmalarıdır ısırığın üzerine muz kabuğu sürdüğünüz takdirde kaşıntıyı önlemiş olacaksınız.

Hamilelikte Beslenme Nasıl Olmalıdır

Her evli çiftin hayalidir bebek sahibi olmak. Kimi çiftler uzun süre düşündükten sonra bebek sahibi olmaya karar verirken kimi çiftler ise evlendikten kısa süre sonra bebek sahibi olmaya karar verirler.  Hamilelik süreci oldukça özen gerektiren ve bayanların beslenmelerine en fazla dikkat etmeleri gereken hassas bir dönemdir. Bu dönemde anne adayı tamamen bebeği için beslenir. Sağlıklı doğum ve sağlıklı bir bebek için beslenmeye dikkat edilmesi gerekir. Aynı zamanda annenin doğum sonrası sağlığı içinde önemlidir. Hamilelik süresince kan yapıcı yiyecekler ve ceviz , badem gibi bebeğin beyin gelişimini önemli ölçüde etkileyecek kuruyemişlerin kesinlikle tüketilmesi gerekir. Uzak durulması gereken en önemli içecek ise adaçayı. Her ne kadar bitki çayı olsa da kullanımı fazla olduğu takdirde hamile olmayan kişi için bile zararlıdır. Hamile bayanlarda adaçayı düşük yapımına yol açabiliyor. Ayrıca fazla kafein tüketimi bebeğin beyin ve fiziksel gelişimini olumsuz etkiliyor. İşlenmiş gıdalar kanser hücrelerine neden olduğundan özellikle bu gıdalardan uzak durulması gerekir. Fast food tarzı besinlerden ve şekerli gıda tüketimine dikkat edilmesi gerekir. Bu besinler bebeğinizin obeziteye ve şeker hastalığına eğilimini arttırır. Aynı zamanda kilo alımı fazla olacağından doğum anını zorlaştırabilir.hamilelik dönemi, hamilelikte beslenme, hamilelikte yediklerimize nasıl dikkat ederiz

Anne beslenmesine dikkat etmediği takdirde bebek anne karnındaki gelişimini sağlıklı bir şekilde gelişemez ve bir çok sağlık sorunu ile dünyaya gelir. Bebeğinin beyin gelişimini önemseyen anne adayları bol bol balık tüketmelidir. Fakat ton balığı tüketimine dikkat etmek gerekir. Ton balığı içerisinde çinko barındırdığından aşırı tüketilmesi bebeği olumsuz etkileyebilir. Çinko plasentaya yerleşeceğinden diğer besinler yoluyla da bebeğe geçmeye devam eder.   Annenin bir diğer dikkat etmesi gereken önemli konu ise et, tavuk ve balık ürünleri yiyeceği zaman iyi pişmiş olmasına ve iyi temizlenmiş olmasına dikkat etmesi gerekir. Çünkü et ve tavuk ürünleri en çok bakteri besleyen besin takımıdır. Ellerini çiğ bir et veya tavuğa sürdüğü zaman iyice temizlemelidir. Anne süt ve süt ürünlerini tüketimine de dikkat etmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri bebeğin kemik gelişimi açısından çok önemlidir. Ayrıca bebek annenin deposundan tüm vitaminleri aldığı için kendi sağlığı içinde bu ürünleri tüketmeye dikkat etmesi gerekir.

Prostat Kanseri Risk Faktörleri Ve Tedavisi

 Prostat, erkeklerin üreme sistemlerinin en önemli parçasıdır. Üreme için gerekli olan spermlere sıvı üretimini sağlar. Kanser hücresi, çoğunlukla prostat bezi dışında oluşur. Bu kanser hücresi zamanla, prostat içine yayılarak vücudun diğer bölgelerine de yayılır. İleri yaşlardaki erkeklerin korkulu rüyası prostat kanseri.. Erkeklerde deri kanserinden sonra en çok rastlanan ikinci kanser türü olan prostat kanseri, aynı zamanda kanser çeşitleri içerisinde en çok ölümle sonuçlanan akciğer kanserinden sonra gelen kanser çeşididir. Son yıllarda araştırılarak geliştirilen birçok yöntemler neticesinde prostata has antijenler üretilmiştir.prostat kanseri, prostat kanseri riskleri, prostat kanseri tedavisi Prostat kanseri risk faktörlerinden birisi ırktır. Örneğin Amerikalı siyah ırklarda prostat kanserine yakalanma riski, beyaz ırklara oranla 1.6 kat daha fazladır. Bu da gösteriyor ki çevre ve beslenme gibi faktörler de, bu kanser türünü artırmada rol oynayabiliyor.

Bir diğer risk faktörü de yaştır. Prostat kanserine yakalanma riskinin en önemli faktörü 50 yaş ve üstünde olmaktır. 50 yaş üstü olan erkeklerin %30’unda, 80 yaş üzerindeki erkeklerin %60-70’inde prostat kanseri görülebilmektedir. Yani her 6 erkekten biri bu kansere yakalanmaktadır.
Son olarak, ailedeki yakınların prostat kanseri geçirmiş olması da bir risk faktörüdür. Prostat kanserinin, ailesel ve genetik risk yönü olduğuna dair pek çok bilimsel çalışma ve deliller mevcuttur. Yapılan araştırmalar neticesinde, ailede prostat kanserine yakalanan kişi sayısı, o kişiye yakınlık derecesi ve kansere yakalanan kişinin yaş durumunun genç oluşu durumlarına bağlı olarak risk de artmaktadır. Ailede birden fazla kişinin prostat kanseri olması, risk oranını artırmaktadır. Özellikle de kansere yakalanan kişi ne kadar gençse risk o kadar büyük demektir. Prostat kanserinde bazı belirtiler vardır. Sıkça idrara çıkmak bunlardan birisidir. İdrar akışının yavaşlamış olması da bir belirtidir. İdrara başlarken zorluk çekilmesi de belirtilerdendir. Bu belirtileri yaşayan kişi, eğer prostat kanseri olmaktan şüphe ediyorsa hemen bir uzman doktora başvurmalıdır. Hekim bazı tahlillerin yanında eğer gerekli görüyorsa biyopsi de isteyebilir.
Prostat kanserinin tedavi yöntemini belirlemede çeşitli etmenler rol oynamaktadır. Tedavi öncesi hastanın yaşına, kanserin hangi aşamada olduğuna, başka herhangi bir rahatsızlığının olup olmadığına bakılarak, uygulanması düşünülen tedavi yöntemlerinin yol açacağı olumsuz etkileri de düşünülerek tedavi yöntemlerine karar verilir.

Prostat kanserinin tedavi süreçleri çeşitlidir. Mesela izleyerek bekleme yönteminde kanser hücresi yavaş büyüdüğü için ciddi bir risk de söz konusu değildir. Bu yüzden beklenir ve farklı tedaviler uygulanabilir. Bir diğer yöntem ameliyattır. Vücut içerisine girilerek prostat bezinin dışarı çıkarılması söz konusudur. Prostat, vücut içerisinden tek seferde çıkarılamayacağı için parçalar halinde kesilerek dışarı çıkarılmaktadır. Bu yöntem prostat büyümesi olan hastalarda çok avantajlı bir yöntemdir. Ayrıca prostatın iyi huylu mu kötü huylu mu olduğunu anlamak için patolojik inceleme yapılarak net sonuca ulaşılabilir. Kemoterapi yöntemi ise kanser hücresinin yayılmış olduğu ve diğer tedavilerin netice vermemesi durumunda uygulanmaktadır. Radyasyon tedavisi yöntemi ameliyata alternatif bir yöntemdir. Eğer kanser hücresi yayılmamış ise yoğun ışığa tabi tutularak yok edilmektedir. Son olarak da hormon tedavisi yapılmaktadır. Bu yöntem, kanseri iyileştirip yok etmese de büyüme hızını yavaşlatır. Bu tedavi şekli, kanserli hücre prostat dışına çıkmadıkça uygulanmaz.

Ofis Modasında Kendi Tarzınız İle Fark Yaratın

İş hayatında diğerlerinden farklı olmak ve dikkat çekmek her alanda olduğu gibi başarıyı da beraberinde getirmektedir. Bu konuda beyler bayanlar kadar kendilerine dikkat etmeseler bile son yıllarda beylerde kendi tarzını ve stilini belirleyerek farkını göstermeye başladı. Özellikle son yıllarda bu konuda kendine dikkat eden ve modayı takip eden beyler moda üzerinden ve kendi stillerini oluşturma üzerinden yürümekte ve farkını ortaya koymaktadır.ofis modası, ofiste kendi tarzın, ofiste tarzın ile dikkat çekme

Kendinizi Gösterirseniz İstediğinizi Elde Edebilirsiniz

İş hayatı zorlu bir süreç olduğu için bu süreçte diğerlerinin önünde olmak için kendimizi hep geliştirmemiz gerekiyor. Bir atama olduğunda kendinizi o atamada görmek istiyorsanız, mutlaka kendi stilinizi göstererek dikkat çekmelisiniz. İş hayatında başarı basamaklarını çıkmak için yaptığınız işi en iyi ve en güzel şekilde yapmanıza rağmen bir türlü basamakları çıkamıyorsanız, bir yerde hata yapıyor olmalısınız. Kıyafetlerinize ve tarzınıza dikkat etmiyorsanız, muhtemelen sizin yerinize alınan kişinin farklı özellikleri sizi arka planda bırakmış olmalı. İş hayatında kendinizi geliştirmenize rağmen, başarı basamaklarını tırmanmak artık faklı alanlarda kendinizi geliştirme vaktiniz çoktan geldi demek oluyor.

Kıyafetlerinize Tarz Katın

İş hayatında farklı olmak için yapmanız gereken ilk şey işe kıyafetlerinizden başlamak olmalıdır. Peki dikkat çeken ve kendi tarzınızı yansıtmak için nelere dikkat etmeli.

  •  Herkesten farklı olacağınız modelleri tercih edin,
  • Klasik ve moda kıyafetler yerine herkesin tercih etmediği modelleri seçin,
  • Uç tonlarda renkler sizi olduğunuzda farklı gösterecektir,
  •  Uyumlu kıyafet renk seçimi yapıyorsanız, patlak bir renk tercih edin,
  • Ayakkabı modasında kendi stilinizi yansıtacak modellere ağırlık verin,
  • Pantolon seçiminizi yaparken klasik kesim yerine farklı kesimleri tercih edebilirsiniz

İş hayatında ya da sosyal çevrenizde dikkat çekmek ve ilgi odağı olmak istiyorsanız, herkesten farklı giyim tercih etmek sizi her zaman bir adım öne taşıyacaktır. Düz ve standart kıyafet ve renkler ya da modeller sizi farklı göstermez. Bu nedenle dikkat çeken ve herkesin tercih etmediği model ve renkler sizi her zamankinden farklı ve özel gösterecektir. Özellikle de iş hayatında bu seçiminiz sizi bir adım önde tutacaktır.

Okul Öncesi Aile İçi Çocuk Eğitiminde Nelere Dikkat Edilmelidir

Çocuklarımız okul da pek çok şey öğrenirler. Ancak asıl eğitimi evde olmalıdır bir çocuğun. Yani ona öğretmemiz gerekenleri öğreterek , okula o şekilde başlatmalıyız. Böylece okulda daha başarılı olur ve sıkıntı çekmez.okul öncesi eğitim, çocuklara evde eğitim, çocuklara karşı davranışlar

Nedir Peki Evde Eğitim Dediğimiz Şey?

Çocuklarımızın paylaşımcı olması, düzenli olması, söz dinlemesi, büyüklerine ve yaşıtlarına nasıl davranması gerektiği, konuşmalarına dikkat etmesi gibi bir çok temel davranış evde öğrenilmesi gerekir. Bu saydıklarımız tabi ki ders gibi öğretilecek şeyler değildir. Bunlar çocuğunuz doğduktan itibaren sizin de dikkat etmeniz gereken, hayatınızı bu şekilde yaşamanız gereken kurallardır. Böylece çocuğunuz hem okulda sıkıntı çekmez ve başarılı olur. Hem de  gelecekte de  bu davranışlar her zaman karakterini oluşturur.

Öncelikle çocuğumuza paylaşımcı olmayı öğretmeliyiz. Bu konuda tabi ki kardeşi olanlar şanslı. Ancak tek çocuk olanlar biraz sorun yaşayabilir. Bunu çocuğunuza anlatmalısınız. Böylece okulda arkadaşlarıyla bir problem yaşamaz.  Düzenli olmak, tabi ki her yerde uygulaması gereken bir davranış. Bunu çocuğunuza aşılayabilirsiniz, her zaman faydasını görecektir. Ayrıca okula başlama zamanı yaklaştığın da ona öğretmen ve sınıf ortamını anlatmalısınız. Öğretmeninin sözünü dinlemesi gerektiğini ancak ondan korkmaması gerektiğini anlatmalısınız.

Zaten siz eğer evde kitap okuyan bir aileyseniz, çocuğunuz da buna alışkın bir öğrenci olur. Ona kitap okuyabilirsiniz arada ve böylece kitapları anlamasına yardımcı olursunuz.  Ayrıca çocuğunuzu televizyona hapsetmek yerine, çeşitli etkinlikler yapmalısınız. Boyama gibi el becerilerini geliştirecek etkinlikler olabilir. Bu etkinlikler çocukların el becerilerini ve düşünmelerini güçlendirir. Aynı zamanda da oturarak bir şey üzerinde çalışmaya alıştırır. Böylece okula başladığın da ders yaparken sıkılmaz. Çocuğunuz size bir şeyler sorduğun da mümkün olduğunca düzgün cevaplar vermeye çalışın. Böylece konuşması düzgün olur, ancak cevaplarınız düzgün olmazsa bir süre sonra sizin ilginizi çekmek için farklı davranışlara başlar.

Yani özet olarak şunu diyebiliriz ki; çocukların en temel eğitimi evdedir. Evde karakteri şekillenir. Başarının temelleri evde atılır. Sonrasında okul da ise bilgilerine bilgi ekleyerek büyür. Eğer ki siz bu önemi vermezseniz, okul da her başarısız olduğun da çocuğunuzu suçlarsınız. Yani en başta kendiniz uygulamalısınız ki çocuk evde görerek eğitim alabilsin. Sadece söyleyerek çocuğunuza eğitim veremezsiniz.

Saç Sağlığı İçin Püf Noktalar

İster kadın ister erkek olsun, herkesin isteklerinden biri de sağlıklı saçlara sahip olmaktır. Sağlıklı saçlara sahip olmak tabi ki hayal değil. Ama sağlıklı saçlar için yapılması gerekenler ve yapılmaması gerekenler var tabi ki. Peki, dökülmeyen, parlak ve sağlıklı saçlar için püf noktalar nelerdir? Neleri yapmalı neleri yapmamalıyız?saç sağlığı, saç bakımı, saç sağlığı için tavsiyelerİlk olarak sağlıklı saçlara sahip olmak için vücut sağlığına da önem vermek zorundayız. Bedensel sağlığımızı korumakla saç sağlığının iyi olması doğru orantılıdır. Vücut ne kadar sağlıklı ise saçlar da o kadar sağlıklı olur. Yani ister vücut ister saç sağlığı için olsun, beslenmemize, uyku düzenimize ve düzenli spor yapmaya dikkat etmemiz gerekmektedir. Protein, vitamin ve mineralli yiyecek tüketimlerine ağırlık verilirken, ergenlikte 8-10, ergenlik sonrası ise yani 18 – 64 yaş arası ise 7-9 saat uyku idealdir. Spor yaparak da sağlığa destek olunmalıdır.

Stres hem vücut sağlığının hem de saç sağlığının baş düşmandır. Stres saç köklerine büyük ölçüde zarar verir. Saçların dökülmesine ve zayıflamasına sebebiyet vermektedir. Gerek iş gerekse sosyal hayatta stresten kaçınmak çok zor olsa da elimizden geldiğince stresten kaçınmalı, stresli ortamlardan uzak durmamız gerekmektedir.

Saç sağlığına etkisi olan faktörlerden biri ise saçın sıcak ve soğuk ile olan etkileşimidir. Saçlar ne çok soğuk ne de çok sıcak su ile yıkanmamalıdır. Yıkamak için ılık su tercih edilmelidir. Yine aşırı derecede oluşan sıcaklık farkları saçın dengesini bozar. Şekil almalarını engeller. Kışın saçlar şapka yardımı ile korunmalıdır. Aynı durum yazın da geçerlidir.

Saç kurutma makinesi, fön makineleri, saç düzleştiriciler ve maşalar gibi saç için kullanılan yüksek ısılı elektronik aletler saç için oldukça zararlıdır. Saçı kuruturlar ve dökülmelerine sebep olurlar. Hatta bazen saçın yanması bile söz konusu olabilir. Saç kuruturken ısı ayarı orta ayarda yapılmalı ve en azından haftada bir defa saçın nemi havlu ile alınıp, saçın doğal bir şekilde kurumasını sağlamak gerekmektedir.

Son olarak saçlar çok sıkı toplanmamalı ve saç tararken top fırça kullanılarak hafif hareketlerle tarama sağlanmalıdır.