İdrar Kaçırma Ameliyatı

İdrarı tutamama ve idrar kaçırma sorunları son yıllarda kadınlarda daha yoğun olmak üzere çok sık görülmektedir. Çeşitli sebeplere bağlı olarak gelişen idrar kaçırma sorunundan kurtulmak için erken tedavi yöntemlerinin tercih edilmesi gerekmektedir. Tedavi uygulamaları arasında en fazla tercih edilen idrar kaçırma ameliyatı olmaktadır. Kişilerin kontrolü dışında gelişen bu rahatsızlığın öncelikle nedenlerinin araştırılması gerekmektedir.idrar kaçırma, idrar kaçırma nedenleri, idrar kaçırma ameliyatı

 – İdrar Kaçırma İçin Uygulanacak Tedavi Yöntemi

 İdrar kaçırma sorunu olan erkek ve kadınlar için idrar kaçırma ameliyatı önerilmektedir. Ameliyat sayesinde sarkmış olan idrar torbasının eski formuna getirilmesi sağlanmaktadır. İdrar yolunun normale dönmesi sayesinde de idrar kaçırma sorunu yaşayan kişilerin rahat bir yaşam tarzına ulaşması da sağlanmaktadır. %95 oranında ameliyat başarısının sağlandığı tedavi uygulamasında hastalar kendilerini çok daha iyi hissetmektedir.

 – İdrar Kaçırma Ameliyatı Fiyatları

Doktor  tarafından başarılı bir şekilde yapılan tedavi uygulamaları sayesinde hastalar idrar kaçırma sorunundan kolayca kurtulabilmektedir. İdrar kaçırma tedavisi sırasında uygulanan yöntemler, kullanılan cihazlar ve daha pek çok faktör göz önünde bulundurularak fiyat belirlenmektedir. İdrar kaçırma sorunu yaşayan hastaların doktor ile görüşerek ameliyat ve ameliyat fiyatı hakkında detaylı bilgiye sahip olması gerekmektedir. Genel anestezi kullanılması da tedavinin fiyat kısmını etkilemektedir. İdrar kaçırma operasyonu için en doğru hastanenin ve uzman doktorun tercih edilmesi çok önemlidir. Sadece idrar kaçırma operasyonunun yapılması gereken durumlarda hastalar aynı gün taburcu edilmektedir.

İLK ENDİŞE: YENİDOĞAN BEBEKLERDE SARILIK

Yeni doğum yapan annelerin yaklaşık ilk bir hafta içerisinde endişe duydukları ilk konu, bebeklerinin göz beyazı ve derilerinin sarı renkli bir durumda olmalarını gözlemlemeleridir. Yeni doğan sarılığı olarak adlandırılan bu durum yeni doğan bebeklerde meydana gelir.bebeklerde sarılık, bebeklerde görülen sarılık türleri, sarılık nedenleri

NEDENİ NEDİR?
Yenidoğan sarılığına neden olan kanda kırmızı kan hücrelerinin (alyuvar) karaciğer tarafından parçalanması sonucu bilirubin adı verilen pigment maddesinin yüksek miktarda bulunmasıdır.

Bilirubin karaciğer tarafından vücuttan elimine edilir. Yeni doğanın karaciğeri, vücutta biriken bu sarılık maddesini vücuttan uzaklaştırması biraz zaman alır. Bu süre zarfında bilirubin maddesi vücutta birikir.

YENİ DOĞAN SARILIK TÜRLERİ

FİZYOLOJİK SARILIK
Sarılığın bazısı yenidoğanın hayatının genellikle 2. gününde meydana gelir. 4. ve 5. gün civarı sarılık zayıflar ve 1. hafta sonunda kaybolur. Teknik olarak bilirubin düzeyleri %10-16 mg arasındadır.

PATOLOJİK SARILIK
Bilirubin, ilk hafta içinde vücutta % 17mg’dan çok yüksek ise bu tehlikeli bir durumdur ve patolojik sarılık olarak adlandırılır. Bu kadar fazla miktar bebeğin beyni için toksik olabilir ve kalıcı beyin hasarına yol açabilir.

Patolojik sarılık anne ile bebek arasındaki kan grubu, bebekteki bazı enfeksiyonlar yada karaciğerdeki bazı yapısal kusurlar nedeni ile de oluşabilir.

PREMATÜRE SARILIK
Prematüre sarılık, çoğunlukla erken doğan bebeklerde oluşur. Çünkü erken doğan bebekte karaciğer tam olarak gelişmediğinden dolayı görevinin yapamaz ve bilirubin düzeylerinin kontrol altına alamaz.

ANNE SÜTÜ SARILIĞI
Anne sütündeki belirli bir bileşik birkaç bebekte sarılığa neden olabilir. Genellikle 4. gün sonunda oluşur. Ancak bazen, yüksek seviyelere ulaşarak uzayabilir. Bu durumda emzirmeye 2 gün için ara verilir. Bu sayede beslenme sarılığı azalmaya başlar. Daha sonra tekrardan emzirmeye devam edilir.

TEDAVİ
Fizyolojik sarılık durumunda spesifik bir tedavi gereklidir. Bebekteki herhangi bir komplikasyon veya sarılıktaki ani bir artış izlenmelidir. Bebeği sadece sabah ve akşam yarım saat kadar güneşte bekletmek yeterlidir. Bebek çok fazla güneş ışığında ve uzun süre güneşte bekletilmemelidir. Bu durum bebeğinizin hızla susuz kalmasına ve aynı zamanda güneşte yanmasına yol açabilir.

FOTOTERAPİ
Bilirubin kolaylıkla floresan veya doğal ışık tarafından, suda çözünen türüne dönüştürülür ve bu, daha sonra bebek tarafından kolayca atılır. Bebeğin gözlerini ışıktan korumak için bez türü bir şey örtülebilir.

KAN AKTARIMI (DEĞİŞİMİ)
Fototerapi tarafından kontrol edilmeyen aşırı durumlarda, bilirubin pigmenti yüksek kan, normal içeriğe sahip kan ile değiştirilir.

Hangi Bölgelere Epilasyon Yapılabilir?

Vücudunuzda sizi rahatsız eden ve estetik bozukluk yaratan kıllarla yaşamak zorunda değilsiniz. Örneğin ağda kıl köklerini uyaran bir yöntemdir ve kıllar ince olsa da çok fazla azalma olmaz. Ayrıca en geç on güne bir ağda yapmak veya yaptırmak zorunda kalırsınız. Jilet ise neredeyse erkek kılları kadar sert ve sıkı çıkmasına neden olan bir yöntemdir. Ayrıca ter kokusu, sivilce, kıl dönmesi de bu tedavi yöntemlerinin yol açtığı sorunlar olarak rahatsızlık verir. O yüzden epilasyon yaptırma talepleri günümüzde hem bayanlar hem de erkekler tarafından oldukça artış göstermektedir. Her koşulda vücudunuzun her bölgesinde sizi rahatsız eden kıllanma çeşitleri için epilasyon yaptırabilirsiniz.epilasyon işlemi, lazer epilasyon, istenmeyen kıllar için epilasyonEpilasyon yapılan bölgeler konusunda herhangi bir sınırlama yoktur. Ancak bazı bölgelerde farklı sürelerde tedavi yapılır. Örneğin yüz, çene bölgesinde tedavi daha kısa sürer ancak yüz bölgesini güneş ışınlarına karşı korumak şarttır. genital bölge biraz ıslak bir bölge olduğu için tedavi biraz daha uzun sürebilir. Bununla birlikte bacaklar, kollar da epilasyona kısa sürede cevap veren bölgelerdir. Kalın ve henüz beyazlaşmamış siyah kıllar lazer epilasyon uygulamalarında tedaviye en çabuk cevap veren kıl çeşitleridir. Bir de insanların endişe ettiği diğer bir konu da cihazların cilde veya organlara zarar verip vermediğidir. Lazer cihazları epilasyon yapılan bölgeler için odaklanan özel bir cihazdır ve yalnızca kıl köklerine yönelik işlem yapar. Kesinlikle ciltte bir yanma veya risk söz konusu olmaz.

Epilasyon yaptırma insanların sandığının aksine oldukça uygun fiyatlı bir işlemdir. Kredi kartına taksitle peşin fiyatına bu tedavilere başlamanız mümkün. Bazen de yalnızca girdiğiniz seanslar için yalnızca seans ücreti ödeyerek tedaviye devam edebilirsiniz. Yapılacak bölgeye göre de fiyatlar farklılık gösterir. Örneğin çene bölgesi için başlayacağınız süreçte her seans ancak bir yüz aldırma veya ağda ücreti ile aynı olacaktır.  Bu tedavilerde kullanılan cihazlarda en teknolojik ve ileri modellerde olduğu için tedavi ilk seanstan itibaren kıllarda azalma olarak görülecektir. Estetik görünüm ve zamandan tasarruf için epilasyon konusunu bir kez daha değerlendirmelisiniz.

Grip Tedavi Yöntemi: Terleme

İnsan vücuduna bir şekilde bulaşmış olan girip virüsü bazı hastalar üzerinde 38 derece ve üzerinde ateş belirtisi gösterir. Aynı zamanda şiddetli kas ve eklem ağrısına yol açan grip, tireme, halsizlik, bitkinlik gibi belirtileri de beraberinde getirir. Bunun yanı sıra öksürük, baş ağrısı  gibi çeşitli etkileri de mevcuttur.grip tedavisi, grip nasıl tedavi edilir, terleme ile grip tedavisi

Grip hastalığına yakalanan insanlarda aşırı terleme gözlemlenebilir. Tıbben doktorlar bunun iyi bir gelişme olduğunu söylerler. Çünkü terleme ile birlikte vücuttan virüs atılımı gerçekleşir. Yani iyileşmenin önemli bir adımı terlemedir. Grip rahatsızlığı ile birlikte gelen belirtiler etkisini yaklaşık olarak 1 hafta boyunca sürdürürler. Ancak hastalar üzerinde gözlemlenen halsizlik ve bitkinlik gibi durumlar yaklaşık olarak 2 haftaya kadar devam edebilir. Çünkü hastalığın temel etkeni olan bu virüs çok dirençlidir. Aynı zamanda vücutta uzun süre kalabilir. Bunun vücuttan dışarı atılmasının en etkili yollarından birisi terlemedir.

Toplumda büyük kitleleri etkileye bilecek ve solunum yoluyla bulaşabilen bu grip virüsünden korunmanın en önemli yolu bağışıklığımızı desteklememiz olacaktır. Zayıf bir bağışıklığa sahip bireylerin gribe yakalanması diğer bireylerden daha kolaydır. Gripten korunmak amaçlı bir çok önlem almalı dikkat etmelisiniz.

Grip Etkisiyle Terleme

Genellikle kış aylarında insanların başına gelen grip hastalığı kapalı ortamlarda çok uzun süre vakit geçirilmesi etkisiyle hızla yayılır. Toplumda adeta bireyden bireye bir salgın şeklinde yayılan grip havasız ortamlarda çok daha hızlı bir şekilde yayılır. Bu yüzden grip geçiren bir kişinin bulunduğu ortam sürekli havalandırılmalıdır.

Grip terleme etkisi gösterebilen ve vücuttaki direnci büyük ölçüde azaltan ve yok edilmesi oldukça zor bir virüs türüdür.  Bu yüzden gripten korunmalı ve gribe yaklanmamak için sürekli dikkat etmeliyiz. Sağlıklı beslenmeli ve kişisel temizliğimize özen göstermeliyiz. Bunun dışında çok kapalı alanlarda çok sık bulunmamalı havalandırılabilen alanları seçmeliyiz.

Meme Kanseri Tedavisinde 20 yıllık Takip Sonuçlarını Karşılaştıran 2 Çalışma

Invaziv Meme Kanseri Tedavisinde Total Mastektomi, Yalnızca Lumpektomi ve lumpektomi ile birlikte Işın tedavisi Seçeneklerinin 20 yıl takip sonuçlarının karşılaştırılması. Fisher B ve ark. N Engl J Med 2002; 347:1233-41.meme kanseri tedavisi, meme kanseri belirtisi, meme kanseri takibi yapımı

NSABP grubu 1976 yılında invaziv meme kanserinde radiasyon tedavisinin eklendiği veya eklenmediği lumpektomi ile total mastektomiyi karşılaştıran bir çalışma başlattı. Toplam 1851 kadın çalışmaya dahil edildi. Bu hastalar 20`i aşkın süredir izlenmektedirler. Yalnızca lumpektomi yapılan grupta aynı meme de (kanser nedeniyle opere edilen) tekrar meme kanseri görülme oranı 20 yıl sonunda %14.3 iken radyasyonun eklenmediği lumpektomi grubunda bu oran %39.2 olarak bulunmuştur ki bu radyasonun eklenmesinin önemini göstermektedir. Bu yarar hastanın koltukaltı lenf tutulumundan bağımsız olarak ortaya çıkmatadır.

Yalnızca Lumpektomi ile tedavi edilen grupta ilk beş yılda meme kanserine bağlı tekrarlama, uzak organda ortaya çıkma veya ölüm görülme oranın çoğu ilk 5 yılda ortaya çıkarken, 10 yıldan uzun dönem takip edilenlerde yukarıda sayılan olayların görülme oranı %8.6 `ya düşmektedir. Buna karşılık Lumpektomiye radyasyonun eklendiği grupta meme kanserine bağlı bir olayın ortaya çıkması ilk beş yılda düşük olup 10 yıldan fazla takip edilenlerde bu oran %30.8`e çıkmaktadır.

Hastalıksız sağkalım, uzak organda metastaz görülmeden sağkalım ve toplam sağkalım açısından yalnızca lumpektomi veya radyasyonun eklendiği grup ile total mastektomi arasında fark bulunamamıştır.

Bu çalışma iki önemli noktayı vurgulamaktadir; 1-Tedavi şekli ne olursa olsun meme kanseri hastalar uzun dönemler boyunca ciddi olarak takip edilmelilerdir, 2- Invasiv meme kanserinde Lumpektomi sonrası radyasyon eklenmesi kadınlarda kabul edilebilir kozmetik sonuçları ve uzun donem sonuçları göz önüne alındığında halen uygun tedavi seçeneğidir.

Erken Meme Kanserinde Meme Koruyucu Cerrahi ile Radikal Mastektomiyi karşılaştıran Randomize Çalışmanın 20 Yıllık Takibi Veronosi U, ve ark. N Eng J Med 2002;347:1227-32.

Bu çalışmada araştırmacılar meme koruyucu tedavi ile radikal mastektomi nin 20 yıllık sonuçlarını değerlendirmişlerdir. 1973 ile 1980 arasında tümör çapı 2 cm`den küçük olan 701 kadin çalışmaya alınmıştır. Çalışma devam ederken 1976 yılında koltuk altı pozitif olan kadınlara CMF kemoterapisinde eklenmiştir. Aynı memede kanserin tekrarlaması oranı meme koruyucu cerrahi sonrası 20 yıl sonunda %8.,8 iken radikal mastektomi yapılan grupta 2.3% olarak bulunmuştur. Karşı memede kanser görülmesi veya uzak organda metastaz ortaya çıkması her iki grup ararsında da benzer bulunmuştur. 20 yıl sonunda herhangi bir neden ile ölüm meme koruyucu tedavi veya radikal mastektomi sonrasında benzer bulunmuştur. Bu oran meme kanseri nedeniyle ölümlere bakıldığında da benzer bulunmuştur (%24.3 ve %26.1).

Araştırmacılar sonuç olarak erken evre meme kanseri nedeniyle ameliyat edilen kadınlardaki uzun dönem yaşamın meme koruyucu ile radikal mastektomide benzer olduğunu ve meme koruyucu cerrahinin bu kadınlarda uygun olacagi vurgulamışlardır.

Hemoroid Çeşitleri Nelerdir?

İç Hemoroid hastalığı; kalın bağırsağın iç kısmında yani Rektum bölgesinde gelişmeye başladığından, çoğu kez ilk aşamalarda hasta tarafından fark edilmemektedir. Kanamalı seyreden hastalık, dış Hemoroid’e göre nispeten daha az ağrılıdır. İlerleyen aşamalarda zarar görmeye devam ettiği için daha da fazla şişerek büyüyen basur memeleri, hastanın anüsünden dışarıya çıkmaktadır. Son aşamasına gelen dış Hemoroid hastalığındaysa; kalın bağırsak içerisinde yer kalmadığından, kişi eli ile basur memelerini içeriye itmeye çalışsa da bu mümkün değildir. Her iki tip Hemoroid hastalığının da vakit kaybetmeden tedavi edilmesi gerekmektedir.https://www.youtube.com/watch?v=h_68alQC6VU

Hemoroid hastalığı insanların oldukça büyük bir bölümünde görülen ve kalın bağırsaktaki damar dokusunun zarar görmesin neticesinde gelişen bir rahatsızlıktır. Tuvalet alışkanlığının yanlışlığı, kuru gıdalar ile beslenme ve yeterli su içmeme gibi nedenlerce tetiklenen Hemoroid hastalığı; ilerleyen aşamalarda kanama ve şiddetli ağrılara neden olarak, kişinin sosyal hayatını ve dolayısı ile psikolojisini muazzam derecede etkileyen bir hastalıktır. Tuvaletin yapılması esnasında ıkınma ve çok fazla zorlanma nedeni ile kasılan anüs kasları, kalın bağırsak içerisinde bulunan ve zaten sert halde zarar vermeye çok müsait olan dışkının damar tabakasına daha da çok zarar vermesini sağlamaktadır. Kalın bağırsağın dışarıya açılan ve Rektum olarak adlandırılan bölgesindeki damar tabakası, bu etkiler sonucunda hasar görerek genişler ve basur memesi denen formu alır.

Hemoroid hastalığı gelişim gösterdiği bölgeye göre iç Hemoroid ve dış Hemoroid olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Dış Hemoroid; anüs bölgesi çevresinde oluşan basur memeleri nedeni ile kişinin kanamalı ve son derece şiddetli basur ağrıları yaşamasını sağlayacak bir şekilde gelişir. Dış Hemoroid hastalığında basur memeleri dışarı olduğundan kişinin oturup kalkması dahi oldukça güç bir hale gelmektedir. Anüsün hemen dışarısında olduğu için dış etkilere çok açık olan basur memeleri, bu etkiler nedeni ile çatlayarak kanamaya sebep olur. Ayrıca oluşan yaralar vücudun dış kısmında olduğundan enfeksiyon kapmaya da oldukça müsaittir. Hastanın günlük yaşamını son derece olumsuz olarak etkileyen dış Hemoroid hastalığı, kişi hareket ettikçe daha da kötü bir hale gelmektedir.

Demans ve Tedavi Yapımı

Demans, ciddi zihinsel yetenek kaybını tanımlamak için kullanılan bir terimdir. Bu, hafıza kaybını içerir, ancak bunlarla sınırlı değildir. İnsanlar yaşlandıkça hafıza kaybı normaldir, ancak günlük yaşamı bozmaya başladığında, bunama nedeniyle olabilir. Demans, beynin dokularına zarar veren altta yatan hastalıklardan kaynaklanır. Bu hasar beynin düzgün çalışmasını zorlaştırır ve hafıza kaybı ve karışıklık gibi sorunlara yol açar.demans nedir, demans tedavisi, demans tedavisinde önemli noktalar

Demans Nedir?

Alzheimer hastalığı ve vasküler hastalık demansın iki ana nedenidir. Kafa yaralanmaları, alkolizm, Parkinson hastalığı ve diğer durumlar da daha az olası olmasına rağmen. Demans geliştiren birini tanıyorsanız, düşünmedeki değişikliklerin beyin hasarından kaynaklandığını ve o kişinin demansın geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu belirlemek için tıbbi bir değerlendirmeye sahip olması gerektiğini anlamak önemlidir. Enfeksiyonlardan ve ilaç yan etkilerinden kaynaklanan demans genellikle tersine çevrilebilir, ancak ilerleyici hastalıkların neden olduğu genellikle tersine çevrilemez.

Demansı kim alır?

Amerika Birleşik Devletleri’nde, 65 yaşın üzerindeki insanların yaklaşık yüzde 10’unda bunama vardır. En sık 85 yaş üstü kişilerde görülür. Demans birkaç yıl içinde ilerler. Birden fazla inme geçiren kişilerin, bazı kronik hastalıkları olan hastalarda olduğu gibi demans gelişme olasılığı daha yüksektir.

Birisi Demans Aldığında Ne Olur?

Demans sevdiklerinizin tedirgin olmasına neden olabilir. Davranış değişiklikleri ve duygusal sıkıntı yaygındır. Bazı insanlar hafif ajitasyon yaşarlar, bu da onları karakter dışı şekilde hareket ettirir. Daha şiddetli ajitasyona sahip olanlar, güven verebilecek bakıcılara veya amirlere ihtiyaç duyabilirler, çünkü bu durumdaki insanların inatçı veya gergin olması yaygındır.

Ajitasyon zamanla kötüleşir ve kalıcıdır. Karşılaşabileceğiniz bazı davranış sorunları şunlardır:

  • Dikkat talepleri
  • İlerleme hızı, arama veya rummaging
  • İsabet
  • Isırma
  • Bağırmak
  • Tehdit
  • İnatçı katılmayı reddetme
  • Sinirlilik ve hayal kırıklığı

Bir hasta fiziksel, tıbbi, psikiyatrik veya çevresel nedenlerden dolayı ajite olabilir.

Fiziksel ve Tıbbi Konular

Demansı olan bir kişi geçmişte bir semptom olarak ajitasyona sahip değilse veya normalden daha fazla ajite olmuşsa, sorun tıbbi veya fiziksel bir durumla ilgili olabilir. Ani bir hastalık, hastalığın neden olduğu ajitasyon ve karışıklık olayı olan deliryuma neden olabilir. Bu soruna neden olabilecek bazı tıbbi durumlar şunları içerir:

  • Zatürre
  • kurutma
  • Zayıf beslenme
  • Mesane enfeksiyonları
  • Kronik hastalık alevlenmeleri (örn. Diyabet veya astım)

Ayrıca herhangi bir yeni ilacı veya yakın zamanda değiştirilmiş dozları da düşünebilirsiniz.

Ajitasyonun Çevresel Nedenleri

Demansı olan bir kişi genellikle belirsizliği sağlıklı bir insanın yapabileceği şekilde ele alamaz. Bu, ortamındaki herhangi bir değişikliğin hastanın tedirgin olmasına neden olabileceği anlamına gelir. Bu nedenle, hastanın ortamının çok gürültülü, yanlış ısıtılmış veya zayıf aydınlatılmadığından emin olmak önemlidir, çünkü bu faktörler ajitasyon ve diğer sorunların artmasına neden olabilir. Bir rutine uymak da önemlidir. Hasta çok uzun süre bırakılırsa veya aynı anda çok fazla kişi tarafından çevrilirse rahatsız olabilir.

Hangi Psikiyatrik Belirtileri Bekleyebilirim?

Sevdiğiniz kişinin yaşayabileceği bazı yaygın psikiyatrik sendromlar arasında psikoz , öfke, saldırganlık, depresyon ve anksiyete bulunur. Psikozu olan insanlar gerçek ve mantıksız olanlarla temas etmeyebilir. Gerçek olduğunu düşündükleri şeyleri hayal edebilirler ve sanrılar ve halüsinasyonlar yaşayabilirler.

Demansı olan hastalar da öfkeli veya agresif olabilirler. Demans, beynin, disinhibisyon adı verilen öfkeyi yönetme yeteneğine zarar verir. Bu, hastaların göz ardı edildiğini, kötü muameleye maruz kaldıklarını veya tehlikedeymiş gibi hissettikleri için çatlamasına neden olabilir. Eskiden kolay olan basit görevleri tamamlayamamanın hayal kırıklığı, öfkenin başka bir nedeni olabilir . Demansı olan bir kişinin hissettiği öfke ve saldırganlık sözlü hakaretler, suçlamalar, işbirliğini reddetme, hatta bazı durumlarda fiziksel saldırı şeklinde olabilir. Kendine zarar verme de mümkündür. Bu tür bir davranış fark ederseniz, yaralanma olasılığını azaltmak için ortamın güvenli olduğundan emin olun.

Hastalar daha önce keyif aldıkları aktivitelerde neşe bulmayı bıraktığında, depresyona girmeleri muhtemeldir. Bu zevk eksikliği bir semptomdur ve doğrudan demanstan kaynaklanan bozulmadan kaynaklanmaz. Depresyon tedavisi hastalara yardımcı olabilir ve sanrı olasılığını azaltabilir. Anksiyete de depresyon ile kendini gösterebilir , ancak bu aslında demansın erken evrelerinde olabileceğinin bir göstergesidir.

Demansı Nasıl Tedavi Edebilirim?

Doğru ortamı sağlamak, bir hastayı ilaçla tedavi etmek ve aileye destek almak, profesyonellerin demansı ve onunla birlikte gelen ajitasyonu tedavi etmenin yollarından sadece birkaçıdır. Örneğin, bazı insanlar fiziksel olarak rahatsız olduklarında tedirgin olabilirler. Doktorlar muhtemelen aileyi hastayı rahat tutmak, rutin ve destek sağlamak hakkında konuşacaklardır .

İlaçlar ayrıca ajitasyonu azaltmaya yardımcı olabilir. Sedasyon bir krizde kullanılabilir ve bir hastayı birkaç saat uykulu yapabilir. Bu etkilere neden olmayan uzun süreli tedaviler vardır, ancak bazen ilacın çalışmaya başlaması haftalar sürebilir. Bir antipsikotik deliryum ve psikozu azaltabilir ve doktorlar bazen uykusuzluğa yardımcı olmak için benzodiazepinler veya trazodon reçete eder. Onlar olabilir reçete Tezgah üstü yöntemler işe yaramadığında artrit kaynaklı depresyon veya ağrı için antidepresanlar. Buspiron uzun süreli anksiyete kontrolüne yardımcı olabilir. Öfke ve saldırganlığı azaltmak için, doktor uzun süreli tedavi için divalproex önerebilir. Bazı durumlarda antipsikotik de kullanılabilir. Doktorun, ilaçları reçete etmeden önce hastanın bu ilaçlarla etkileşime girecek başka sağlık koşulları veya ilaçları olmadığından emin olması gerekecektir.

Ehliyet Nasıl Alınır?

İş sadece ehliyet sahibi olacak kişilere düşmüyor bu nokta da direksiyon dersi verenler de çok önemli bir role sahiptir. Sürekli ders verdikleri kişiler ilerleyen yaşamların da trafiğe çıkacaklar. Unutulmamalıdır ki direksiyon dersi vermek vicdan gerektirir binlerce insanın emniyetini sağlamak zorundadırlar.ehliyet alma, ehliyet nasıl alınır, ehliyet almak için ne yapılır

Eğitmenlerin verdiği derslerden bir örnek verelim örneğin ;

Aracın Durdurulması Ve Park Edilmesi

– Fren ayak ile komuta edilerek hız düşürülür ve araç durdurulur.

– Arabanın park edileceği yer düz olması daha sağlıklıdır ilk öğrenim de.

– Park edilip el freni çekilerek aracın sabit kalması sağlanır.

– Anahtar yerinden çıkartılır , kapılar kitlenir ve aracın etrafı kontrol edilmelidir.

Son yıllar da araba sürme isteği her geçen gün tüm hızıyla artmaya devam ediyor özellikle de bayanların da trafiğe çıkmaya başlaması üzerine araba öğrenme isteği bir hayli arttı. Genellikle bayanlar eşlerinden direksiyon dersi almayı tercih ediyorlar ama son yıllar da artık sürücü kursları bayan eğitmenler de bulunduruyor.

Peki Direksiyon Dersi Nedir ?

Direksiyon dersi ehliyet kurslarından sürücü belgesi alabilmemiz için verilen eğitimdir . Bir iki araç kaldırırsınız aynalara bakarsınız ufak tefek kuralları es geçersiniz ehliyeti alırsınız fakat ehliyet almak araç kullandırmıyor bunlara dikkat edilmelidir. Ayrıca direksiyon dersi verilen kişi tarafından da ciddiyet ve uzmanlık ister sonuçta insan hayatı söz konusudur.

Direksiyon derslerini sürekli alamazsınız 7-8 seans gösterirler bunun sonucun da artık trafiğe çıkarsınız bu sürece çok dikkat edilmelidir artık ora dan sonra zamanla kullanım da ustalaşırsınız.

Ayrıca ehliyetiniz var ama bu işte usta değilim yine de trafikte kendime güvenemiyorum diyorsanız özel direksiyon dersi almalısınız.

Sürücü Kursu Fiyatları

Ülkemiz de her geçen gün teknolojinin de gelişmesi ile otomobillere olan ilgi bir hayli artmıştır. Hemen hemen her yaştan takipçisinin bulunduğu son model araçlar özellikle de tanıtım fuarların da bir hayli ilgi görmektedir. Fakat bu araçları kullanmak için sürücü belgesi gerekmektedir.

Peki sürücü kursu fiyatları ne kadar ?

Ülkemiz de 18 geçmiş hemen hemen herkeste bulunan B sınıfı sürücü belgesi en çok kullanılan sürücü belgesinin başında gelir genel olarak ortalama 600 TL ye sürücü kursları tarafından verilmektedir.

Genel de şehirler arası gidip gelirken yada şehir içi büyük servisler de kullanılan E sınıfı sürücü belgesi ortalama fiyatı 1.000 TL dir .

Çoğunluk olarak gençler de görülen ya da orta yaşlı bireylerin işe gitmek için kullandığı A2 Sınıfı sürücü belgesi ( Motosiklet ) ortalama fiyatı 500 TL dir.

Bedensek olarak engelli vatandaşlarımızın kullandığı H sınıfı sürücü belgesi genel olarak sürücü kursları tarafından 500 TL olarak belirlenmiştir.

Eğer B sürücü sınıfı belgesine sahip ve A2 almak istiyorsanız yapmanız gereken sürücü kursuna bildirip 400 TL fark ödemektir. Ve yine B sınıfı sürücü belgeniz varken E sınıfı sürücü belgesi almak istiyorsanız 500 TL fark ödeyerek alabilirsiniz.

Multiple Skleroz Hastalığı

Multiple Skleroz
MS, sinir hücresini koruyan ve gelişimini sağlayan miyelin kılıfın bağışıklık sistemi tarafından yıkıma uğratıldığı otoimmun inflamatuvar bir hastalıktır.
MS, sinir hücresini koruyan ve gelişimini sağlayan miyelin kılıfın bağışıklık sistemi tarafından yıkıma uğratıldığı otoimmun inflamatuvar bir hastalıktır. Bu yıkım sonucu omurilik ile beyin arasındaki iletişim kesilir ve en sonunda sinir hücresi ölür. MS hastalığının belirtileri spazm, idrar kaçırma, bağırsak sorunları, yürümede zorluk ve yorgunluktur.

MS hastalığının tedavisinde hedeflenen başarıyı yakalamak için yapılması gereken 2 temel amaç vardır;

1) Merkezi sinir sisteminin bağışıklık sistemi tarafından yıkıma uğramasını engellemek

2) Yıkıma uğrayan hücreleri onarmak

Kök hücreler bu 2 temel amaç için uygundur. Bağışıklık sisteminin miyelin kılıfı ve sinir hücresini yıkıma uğratmasını engellemek amacıyla, kendi kan ya da kemik iliğinden elde edilen kan kök hücre nakil işlemi sonrasında yoğun bağışıklık sistemini baskılayıcı tedavi uygulanan hastalar üzerinde klinik çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar sonucu hastaların bir bölümünde hastalıkta herhangi bir ilerleme olmadığı, bazılarında ise iyileşme olmadığı geri kalanlarda ise hastalığın gerilediği görülmüştür.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde embriyonik kök hücre ya da yetişkin beyin kök hücrelerinden elde edilen genç prekursör hücrelerinin nakil edilmesiyle hasarlanmış sinir hücrelerinin miyelin kılıfının onarımının mümkün olduğu tespit edilmiştir. Bu miyelin kılıf onarımı direkt ya da dolaylı olabilir. Direkt miyelin kılıfın onarımı; prekursör kök hücrelerin miyelin oluşturucu hücrelere dönüşümüdür. Dolaylı miyelin kılıfın onarımı ise prekursör kök hücrelerin bağışıklık sistemini baskılayıcı moleküller salgılayarak sinir hücrelerinin gelişmesini ve büyümesini sağlaması, yeni kan damarları oluşturması, ve/veya nitrik okside bağlı hücre yıkımını azaltmasıdır

Selülite Karşı Faydalı Besinler

Selülite Karşı Faydalı Besinler

Kepekli ve yulaflı tahıllardır. Bunlar kilo kaybı sağlar ve metabolizmayı canlandırır. Vücudun fazla olan suyunu atması için kereviz, beyaz ve kırmızı turp, vb) maydanoz ve çilek yemekte yarar var. Ananas, metabolizmayı hızlandıran enzimlere sahiptir. Yulaf ezmesi de kolajen yapımı için gereklidir.

Bol bol su içmek de selülit oluşumunu engellemek açstndan ijorofhdif. Ancak oturarak yudum yudum içmenin çok sağlıklı olduğunu belirtmeden edemeyeceğim. Su birdenbire çok fazla içildiğinde, suda eriyen vitaminlerin idrar yolu ile sürüklenip gitmesine neden olduğu için vücuda fayda sağlamaz.

Diyet Uzmanı Ender Saraçtan Selülit Yağları Reçetesi

Sağlıklı bir yaşam için yazıları ve çalışmalarıyla ünlü olan Dr. Ender Saraç’tan selülit yağı masajı reçetesini sizlerle paylaşıyoruz.

Ender Saraç’ın kendi tecrübelerine dayanarak geliştirmiş olduğu bu masaj yağını en az 3 hafta boyunca uygulanmasını tavsiye etmekte ve 1-2 ay içinde sonuç verebildiğini söylemektedir.

İşte o reçete:
Yarım tatlı kaşığı kadar susamyağını, yarım kahve kaşığı kadar portakal yağını, 4-5 damla biberiye yağı, 10 damla kekikyağını bir kapta karıştırınız.

Daha sonra bu karışımı hafif derecede ısıtın (vücut ısısına yakın olması önemlidir).

Selülit olan bölgeye ellerinizle masaj yaparak sürün ve iyice yedirdikten sonra hafifçe bir şekilde cildi kızartacak şekilde ham ipek keseyle veya kabak lifi gibi bir keseyle sertçe bastırarak en az 10-15 dakika masaj yapın.

Daha sonra ise yağlı selülitli bölgeyi mutfak streçini kullanarak iyice sarın ve hemen ter atmak için spora veya egzersize gidebilirsiniz.

En az 20 dakika aktif ve terletici olan hareketleri yaptıktan sonra banyoda elinizle iyice ovalayarak selülitli bölgeyi yıkayınız.

Eğer vaktiniz varsa bu işlemi sabah ve akşam olmak üzere 2 defa, eğer yoksa günde sadece bir kez yapmalısınız.