Güneş Kremini İyi Tanımak Gerekiyor

Güneşin insanlar ve diğer bütün canlı ve cansız varlıklar için ne kadar önemli olduğu su götürmez bir gerçek fakat güneşin yararlı ışınlarından faydalanırken zararlı ultraviyole ışınlarından da doğru bir şekilde korunmak gerekmektedir. Güneş kremleri bu gözle görülemeyen ultraviyole ışınların etkisinden cildimizi korumak amacıyla ortaya çıkmıştır. Güneş kremi kullanılmadığı takdirde kısa vadede cildimizde yer yer cilt kızarıklıkları ve lekeler görülecektir Güneş çarpması gibi istenmeyen etkiler, yanıklar, uzun vadede ise ciltte erken yaşlanma ve kırışıklıklar görülecektir. Yine aynı şekilde ultraviyole ışınlara direkt maruz kalmak kişileri cilt kanseri riskiyle karşı karşıya bırakmaktadır. Güneşe direkt maruz kalınacağı zamanlarda güneş kremi kullanmak özellikle güneş ışınlarının dik düştüğü yaz aylarında hayati bir önem arz etmektedir. Kişi güneşten direkt olarak yararlanmak istediğinde ise bazı noktalara dikkat edildiğinde daha sağlıklı bir şekilde bronzlaşmak imkânlar dâhilindedir.güneş kremi kullanımı, güneş kremi nasıl kullanılır, güneş kremi faydalarıGüneş Kremi Seçiminde Dikkat Edilecek Hususlar

  • Cilt tipine göre doğru koruma faktörü seçimi yapılmalıdır.(Normal cilt tipinde bir birey için en az 30 faktör kullanılmalı tercih yaparken cilt rengi ve hassasiyeti göz önünde bulundurulmalıdır.)
  • Güneş kremi güneş ışınlarına direkt maruz kalmadan en az 20-30 dk öncesinde uygulanmalıdır. Aksi takdirde etkisini yeterince gösteremeyecektir.
  • Güneş kreminin etkinlik süresi yaklaşık olarak 2 saattir. Bu sürenin sonunda uygulama tekrar edilmelidir. Aksi takdirde güneş kremi etkisini yitirecektir.
  • Seçilen krem hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma içeren bir ürün olmalıdır. Tek başına UVA ya da UVB koruması içeren bir güneş kremi bireye faydadan çok zarar verebilmektedir.
  • Piyasada su geçirmez olarak satılan güneş kremleri vardır fakat bu ifade gerçeği yansıtmamaktadır. Bu nedenle ıslanma durumunda tekrar güneş kremi uygulaması gerçekleştirilmelidir.

Güneş Kremi Kullanmak Yetmez!

Güneş kremi güneşten korunma konusunda en önemli ve biricik unsur fakat tek başına yeterli gelmemektedir. Güneş kremi uygulamasını destekleyici olarak güneş ışınlarının en zararlı olduğu 10-15 saatleri arası zorunlu olmadıkça güneşe maruz kalınmaktan kaçınılmalı, açık renkli giysiler tercih edilmeli, şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Tüm bunlar güneş kreminden en etkili biçimde faydalanıp doğru bir şekilde güneş ışınlarından yararlanmayı sağlayacaktır.

Doğal Cilt Maskesi

Cilt temizliği çok önemli ve yapılması gereken bir temizliktir. Cildimiz gün boyunca bir çok mikropla karşı karşıya kalır. Yapılan makyajlarda cildin zarar görmesine sebep olmaktadır. Özellikle makyajdan sonra cilt mutlaka temizlenmelidir. Bunların dışında ergenlik döneminde ağır olarak geçirilen sivilceli dönem cildi yıpratarak savunmasını azaltabilir. Siyah noktalar gibi bazı etmenlerde cildi yıprattığı için cilt temizliğine dikkat edilmelidir. Cildinizi temizlemek için birçok yöntem bulunmaktadır. Cilt maskeleri cildi temizlemek ve cilde bakım yapmak açısından çokça tercih edilmektedir. Kozmetik ürün mağazalarında cilt tipinize uygun maskeleri bulabilirsiniz. Hazır maskeler yerine evde cilt maskesi yapmak doğal yollar ile cildinize bakım yapmanızı sağlayacaktır. Cilt maskesi yapmadan önce cildinizin tipini mutlaka öğrenmelisiniz. Cilt tipinizi biliyor olmanız cildinize daha doğru bir bakım yapmanızı sağlayacaktır.doğal cilt bakımı, cilt bakımı yapımı, doğal cilt bakımı yapımıCilt Maskesi

Cilt maskeleri cildinizi temizlemesi ve deriyi canlandırması açısından oldukça önemlidir. Yağlı bir cilde sahipseniz eğer cildinize uygun maskeyi kullanmadan önce cildinizi mutlaka ılık bir su ile yıkamalısınız. Ilık su cildiniz üzerinde oluşan yağ tabakasını temizleyecektir. Soğuk su yağlı ciltlerde temizleme açısından pek işe yaramamaktadır. O yüzden sıcak suyu tercih etmelisiniz. Kuru ve karma cilt tipine sahip olanlarda maske yapmadan önce ciltlerini su ile temizlemelilerdir. Temiz cilde evde cilt maskesi yapmak yapılan maskenin cilde daha çok nüfuz edip, cildin temizlenmesini sağlayacaktır.

Cilt Maskesi Nasıl Yapılır?

Evde yapılan cilt maskeleri hazır maskelere oranla içlerinde katkı maddesi gibi bazı kimyasallar bulunmadığı için daha doğal olup cildinize daha faydalı olabilmektedir. Evde cilt maskesi yapmak çokta zor değildir. Aktardan alacağınız malzemeler ile kolayca maskenizi hazırlayabilirsiniz. Yağlı bir cilde sahipseniz yoğurt ve kil maskeleri cildinizin fazla yağdan arınıp temizlenmesini ve nefes almasını sağlayacaktır. Kuru bir cilde sahipseniz cildinizi nemlendirecek maddeler ile cilt maskesi hazırlamanız daha uygun olacaktır. Cildinizi nemlendirmesini istediğiniz maskeler için zeytinyağı, bal ve avokadoyu kullanabilirsiniz. Karma cilt tipine sahipseniz yulaf ezmesi ve zeytinyağı kullanarak cildiniz için bir maske hazırlayabilirsiniz. Yaşlanmaya karşı cildinizi korumak için hazırlayabileceğiniz en kolay maske püre haline getirilmiş muzdur. Bu maske, cildinizi kırışıklıklara ve yaşlanmaya karşı koruyacaktır.

AKDENİZ ATEŞİ NEDİR?

Akdeniz ateşi karın zarı iltihabıdır ve genetik bir hastalıklardır. Bir insanda olduğu zaman ömür boyu geçmemektedir. Tedavisi bulunmuyor, fakat karın zarının iltihaplanmasını önleyen bir ilaçla şikâyetler ortadan kaldırılır.akdeniz ateşi belirtileri, akdeniz ateşi hastalığı, akdeniz ateşi tedavisiAkdeniz ateşi belirtileri

Akdeniz ateşi hastalığının en önemli belirtisi karın ağrısı şikayetidir. Şiddetli karın ağrısı oluyor. Genellikle her ayın aynı günü başlar ve üç günden fazla süren şiddetli karın ağrısı ve ateş belirtileri olur.  Karın ağrısı, ateş, boğaz iltihabı, ağızda oluşan yaralar, Behçet hastalığı gibi belirtileri bulunuyor. Şikâyetlerin bir kaçı birden mevcut olan kişilerde test yapılır, ama teste de çıkmayan Akdeniz ateşi rahatsızlığıdır. %80 e yakını teşhis edilirken diğer bölümü testle teşhis edilemeyebiliyor. Bu kesimde de klinik bulgulara bakılarak teşhis konulmaktadır. Kişide Akdeniz ateşi belirlilerinden bir kaçı varsa, bu belirtiler periyodik aralıklarla ortaya çıkıyorsa. Ailesinde Akdeniz ateşi hastası bulunanlara da Akdeniz ateşi teşhisi koyulabilmektedir. Akdeniz ateşinin ağrısı çok şiddetlidir. Ağrı kesiciler genellikle fayda etmez üç günden fazla sürmektedir. Akdeniz ateşi hastalığında perhiz etmeye gerek kalmaz. Ömür boyu kullanılan bir ilacı var. İlacın alınma sıklığını hastalığın seyrine göre doktor belirlemektedir. Düzenli olarak kontrole gitmek lazım. Doktorun verdiği ilaç düzenli olarak kullanılmazsa böbrek yetmezliğine sebep olacaktır.

Akdeniz ateşi tedavisi

Akdeniz ateşinin ilacı düzenli olarak kullanılırsa hiçbir rahatsızlığı olmaz. Akdeniz ateşi olan kişiler bu hastalığı olan kişilerle evlendiği takdirde çocuklarının da Akdeniz ateşi hastası olması kesinleşir. Bu sebepten Akdeniz ateşi hastalığı olan kişiler evlenirlerken seçecekleri eşinde bu hastalığı taşımamasına dikkat etmeliler. Akdeniz ateşi olan kişiler tedavi olmazsa hayat kaliteleri düşecektir. Düzenli bir işte çalışamaz ağızlarında iyileşmeyen yaralar olur, ama tedavi olunursa diğer kalıtımsal hastalıklara göre tedavisi daha basittir. Hastalıktan şüphe edildiği zaman romotoloji ve ya nefroloji bölümüne başvurmak gerekmektedir. Genetik tanı yöntemiyle ya da klinik bulgulara göre teşhis koyularak tedaviye başlanır belirli aralıklarla kontrole gidilerek hastalığın seyri gözlemlenmektedir. Onun dışında bir tedavisi olmamaktadır. Günümüzde var olan Akdeniz ateşi derneklerine gidilmeli hasta bilinçlendirilerek hastalığa daha çabuk adapte olacaktır.

Botoks Hakkında Önemli Detaylar

Yaşlanmanın ciltteki karşı konulamaz etkilerinden en başta olanı şüphesiz kırışıklıklardır. Özellikle alın bölgesi, göz çevresi, dudak üstü ve boyun bölgesinde gözlemlenen kırışıklıklar mimik çizgilerinde bulunmaktadır. Oluşan kırışıklıkları yok etmek ve kırışıklık oluşumunu engellemek amacıyla yaptırılan botoks hakkında birçok dikkat edilmesi gereken nokta vardır.botoks hakkında önemli konular, botoksun önemli yanları, botoks hakkında bilinmesi gerekenlerBotoks uygulaması günümüzde popülerliğini git gide daha da artıran bir estetik uygulamadır. Uygulama içeriği belirlenmiş bir ilacın mimik üzerinde bulunan kaslara enjekte edilerek kasların çalışmasını yavaşlatması şeklinde tamamlanır. Son derece zahmetsiz ve kolay bir uygulamadır. Bununla birlikte, uygulama sonrası iyileşme süreci de oldukça kısadır. Uygulanan bölgede herhangi bir şişlik oluşumu gözlenmesi söz konusu değildir. Ayrıca, botoks hakkında karar verilirken dikkat edilmesi gereken en önemli husus seçilecek olan hekimin alanında uzman olmasıdır. Yüz anatomisi ve kasların çalışma yönü ve prensibi konusunda üst düzeyde bilgi sahibi olan ve bu bilgisini uygulamalarına aktarma yetisine sahip olan uzman hekimlerin gerçekleştirdiği botoks uygulamaları hem kırışıklıklarından arınmış hem de sıcak ve doğal yüz ifadesinin kaybedilmediği başarılı sonuçlarla sona ermektedir.

Botoks Hangi Bölgelere Yapılır?

Botoks uygulaması en çok alın, göz çevresi, dudak üstü bölgesi ve boyun bölgesinde uygulanır ve buradaki mimik çizgilerinde bulunan kırışıklıkların %100’e yakın oranda kapanmasını sağlar. Bununla birlikte, botoks uygulanan bölgede herhangi bir şişlik oluşması söz konusu değildir. Şişlik oluşturmadan yalnızca kırışıklıkların giderilmesini sağlar. Buna ek olarak, botoks hakkında bahsedilmesi gereken en önemli husus, botoks yaptırılacak olan uzmanın iyice araştırılarak seçilmesidir. İyice araştırılıp hekimin o şekilde karar verilmesi çok önemlidir. Araştırma aşamasında dikkat edilmesi gerekenlerin başında uygulama yapacak olan hekimin yüz anatomisi ve kasların çalışma yönü ve prensibi konusunda uzman olmasıdır. Bu alana hakim bir hekimin yapacağı botoks uygulaması son derece doğal görünür ve cilde pürüzsüz bir görünüm kazandırır. Aksi takdirde, yüzde donuk ve yapay bir ifade bırakabilecek olan uygulama bu sebeple yapacak hekimin iyi seçilmesi gerekmektedir. Öte yandan, el, ayak ve koltuk altındaki aşırı terleme sorunlarında ve migrenin yol açtığı baş ağrılarının tedavisinde de botoks uygulamasından yararlanılır.

Ergenlik Zamanlarında Popüler Olma Çabasının Sebebi Nedir?

Çocukluk çağından yetişkinliğe geçişin ara dönemi olarak kabul gören ergenlik dönemi bir insan için en sıkıntılı dönemlerden bir tanesidir. Etrafınızdaki ergen bireylere şöyle bir baktığınızda neredeyse her birinde hayata tutunma, popüler olma gibi çabaları olduğunu görürsünüz. Ergenlik döneminde popüler olma isteğinin elbette ki ilk sebebi erkekler ya da kızlar tarafından ilgi görme istediğidir. Kendini diğer bireylere beğendirmek ve egosunu tatmin etmek isteyen ergen bireyler bin bir türlü tuhaflığa yelken açarlar.Ergenlikte popüler olmak, ergenlerin popüler olma çabaları, ergenler niye popüler olmayı isterHiç ummadığınız ergen bireylerin alkole, sigaraya başladığını görebilir daha önce küfrü ağzına almayan çocuğun dilinden küfrün eksik olmadığını görürsünüz. Kabadayı filmlerinin etkisinde kalmış ergen erkeklerin elinde tespih belinde silah dahi görmeniz bu dönemde mümkündür. Maksat popüler olmak ise elinden gelen her şeyi yapan ergen bireylerin son zamanlarda en çok kullandığı yöntem de kadınımsı erkek davranışlarına bürünmektir. Ağzını yayarak kız gibi konuşan, sanki kadınmış gibi saçıyla başıyla oynayan hatta olayı abartıp botoks silikon vb. yaptıran ergenleri etrafınızda görebilirsiniz.

Ergenlik çağına gelmiş erkeklerden çok bahsettik, ancak bu demek değildir ki ergen kızlarda herhangi bir sorun yoktur. Ergenlik çağına gelmiş kızlarda isyankarlık, erkek arkadaş edinme telaşı, ilk öpücük, ilk seks vb. gibi birçok ilki yaşama hevesi bu dönemin baş ağrıtan şeyleridir. Göbekleri açık ablalarına özenen 90lar gençliğinden sonra 2000lerin esen rüzgarı bol makyaj modasını takip eden ergen hanımlarımız bir an bile olsun eksik olmuyor. Anneye babaya öflemeler püflemeler eşliğinde bir şeyler satın aldırmaya çalışma mı istersiniz, bir yerden bir çöpü alıp diğer tarafa koymadığı halde sanki kırk fırın ekmek pişirmiş gibi öff yorgunum triplerine girme mi istersiniz hepsi yeni nesil ergen dişi bireylerimizde mevcut.

O kadar farklı olayı bir arada yaşayan ergen bireylerin buluştuğu tek ortak nokta ise elbette ki popüler olma çabasıdır. Kızsan makyaj yap, açık saçık konuş; erkeksen kız gibi konuş,  makyaj yap, ağzını yay hop popüler bir ergensin. Gelsin yakışıklı prensler gitsin güzellik parçası hanımlar.!

Cep Telefonu Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Telefonunuzu değiştirmenin zamanının geldiğini düşünüyorsanız ya da ilk kez bir cep telefonu satın almayı planlıyorsanız dikkat etmeniz gereken noktaları bilir buna göre bir alışveriş yaparsanız iyi bir cihaz sahibi olabilirsiniz. Nasıl ki bir bilgisayar, araba hatta ev alırken ihtiyaçlarınızı belirliyor ve buna göre alışveriş yapıyorsanız cep telefonu alırken de yine aynı şekilde ihtiyaçlarınızı belirlemeniz gerekir. Kullanım amacınızı ve ihtiyacınızı belirledikten sonra cep telefonunun teknik ve diğer özelliklerini inceleyerek alacağınız ürüne karar verebilirsiniz. Cep telefonu alırken şu noktalara mutlaka dikkat edmelisiniz.Cep telefonu alırken dikkat edilecekler, telefon alırken nelere dikkat edilmeli, telefon satın almaŞarj Süresi Önemli

Telefonlar akıllandığından beri birçok kişinin ilk zaman geçirme araçları arasında yerini aldı. Birçok cep telefonu oyunu, uygulaması vb. piyasaya sürüldüğü için boş zamanında ne yapacağını bilemeyen binlerce kişi telefonuna sarılıyor. Siz de bu kişilerden biriyseniz ve telefonunuz ile pek bir meşgul oluyorsanız şarj süresine çok dikkat etmelisiniz. Telefonunuzun bataryasının amper düzeyi ne kadar yüksek olur ise şarjının kullanım süresi de o kadar fazla olur. 2500 mili amper düzeylerinde olan bataryaya sahip bir cihaz alırsanız rahatlıkla 2 gün boyunca telefonunuzu kullanabilirsiniz. Tabii telefonunuzu aşırı yoğun bir şekilde kullanıyorsanız bu bahsettiğimiz durum geçerlidir. Arada bir telefonu elinize alıyorsanız bu kadar güçlü bir batarya ile en az kullanım süreniz 4-5 gündür.

Hız ve Donma Sorunu Olmamalı

Telefonların en büyük sıkıntısı donmaları ve yavaşlamalarıdır. Zamanla içindeki veri miktarı artan telefonlar donmaya ve yavaşlamaya başlar. Bu sorunları en az düzeyde yaşamak istiyorsanız çabuk ısınmayan, Ram miktarı yüksek, işlemcisi kaliteli telefonlar satın almalısınız. Kullanacağınız işletim sistemi de donma ve yavaşlama konusunda yardımcı olacaktır. İOS işletim sistemleri daha az sorun çıkartan işletim sistemleridir. Android cihazlara virüs bulaşma riski vb. çok daha yüksektir. Eğer telefonunuzun iki de bir arıza vermesini istemiyor ve çok fazla oyun oynamıyorsanız İOS işletim sistemini tercih edebilirsiniz. İOS bildiğiniz üzere Iphone telefonlarda kullanılan sistemdir. Bu nedenle biraz pahalıdır ancak bir o kadar da kullanışlıdır.

Kişisel Bakım ve Kozmetiğin Önemi

Günümüzde erkeklerden daha fazla kadınların kişisel bakımlarına dikkat ettiklerini görmekteyiz. Kişisel bakım denildiği zaman aklımıza ilk gelen kişisel temizlik olsa da bakım kısmı ile ilgilenmekte ayrı bir durumdur. Kişisel temizlik her bireyin dikkat etmesi gereken değişmez bir kural olsa da kişisel bakım başlıklara ayrılabiliyor. El ve ayak bakımı, saç bakımı, giyilen kıyafetlerin düzgün ve ya temiz olması gibi insan bedenini ve psikolojisini etkileyen öncelikli faktörlerdendir. Kişisel bakımınızda kozmetik kişilerin kendini çok iyi hissetmesine yol açması gibi sosyal çevre yönünden de oldukça önemli bir konudur. Çevreye karşı temiz ve bakımlı gözükmek, özgüveninizi arttırıp mutlu hissettirecektir. Kişisel bakım ile temizlik ağız ve diş sağlığından tüm bedenin hijyen kurallarını kapsıyor. Özellikle de lüks tüketim olarak görülen makyaj kadınların günlük rutini haline gelmiş durumdadır. Halk arasında yaygın olarak söylenen kalıplaşmış ve kulaktan duyma pek çok efsane cümle bulunuyor. ‘’Makyaj cilde zarar verir, yaşlandırır ve ya makyaj malzemelerini bulanlar bile makyaj yapmıyor’’ gibi birçok şehir efsanesi olsa da doğruluk payı bulunmuyor. Kaliteli ve içeriği temiz olan ürünler aksine cilde ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ile nemi geri kazandırmaktadırlar. Cildin renk tonunu eşitleyen, akne ve ya kızarıklık gibi sorunları en aza indirgeyen, tonik, süt ve temizleme suları gibi birçok alternatif yöntem bulunuyor.kişisel bakımın önemi, kozmetik ve kişisel bakım, kozmetik ile kişisel bakım ilişkisiBayanlarda Makyaj Takıntısı

Son zamanlarda ise bazı kesimlerde makyaj tutku haline gelmiş ve yalnızca makyaj yaparak çektikleri videoları sosyal medyada paylaşarak ciddi rakamlarda maddi kazanç sağlayan kişilerin artmakta olduğunu görebiliyoruz. Kısacası makyaj yapmak kelimesi eski yıllara göre kadınları korkutan bir eylem olmaktan çıkmış durumdadır. Bunun nedeni ise gelişen kozmetik sanayi ve kişisel bakım ile aynı anda yürütülmesidir. Mesela, cilde fondötenden önce uygulanan güneş kremleri, serumlar ile nemlendirici kullanılmalıdır. Tırnak bakımından sonra kullanılan güçlendirici ve kremler mutlaka kullanın. Kişisel bakım ile kozmetik bir arada yürütüldüğünde halk arasında çıkan kulaktan dolma anlatılan teorilerin çürütüldüğünü gözleyebiliriz. Pek çok kadın pürüzsüz bir tene, ışıldayan bir cilde sahip olmak istemektedir. Bunun en kolay yolu ise kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinden geçiyor.

2 Yaş Sendromu Nedir?

Her annenin bilhassa da bebeği iki yaşını doldurduktan sonra ise aklına sıklıkla takılan çocuğum bencil mi, onu bu denli bencil olmaya iten ne ve bu durumu nasıl değiştirebilirim gibi soruların tümünün cevabı 2 yaş sendromu süreci öğrenildiği takdirde rahatlıkla verilmektedir. çocuklarda 2 yaş sendromu nedir, 2 yaş sendromu belirtileri, 2 yaş sendromunda çocuklara yaklaşımBebekler doğduğu günden itibaren oldukça bencil varlıklar, buradaki bencillik kötü manada değildir, hayatta kalabilmek ve sağlıklı bir şekilde büyüyüp gelişebilmek için bu manada bencilliğe ihtiyaç duyar. Mesela, bir bebek için acıktığı zaman tüm dünya onun için açlıktan ibarettir, sadece bu duyusunu hisseder ve diğerlerini anlama yetisi olmaz. Kısacası o sırada annesi mama hazırlıyor olsa, ya da onu emzirmek için hazırlanıyor olsa da onun için fark etmeyecektir, mamasını yemeye ya da emmeye başlayıncaya kadar ağlamaya devam eder. Bebek zaten genel olarak 2 yaşına kadar kendisinin farklı bir varlık olduğunu dahi anlamaz ve sonrasında onun için annesi ya da annesi yerine etkileşim kurduğu kişi onunla tek bir varlıktır ve kendisini o olmadan rahat hissedememektedir. 2 yaşından itibaren ise bebek artık kendisinin de annesinden ve çevresindeki dünyadan farklı bir birey olduğunu fark etmeye ve bu durumu idrak etmeye başlamaktadır. İşte bu aşamadan sonra hem kendisine hem de dış dünyaya bunu ispatlama görevini üstleniyorlar.

2 Yaş Sendromu ile Nasıl Başa Çıkılmalı?

Çocuk için bu durum adeta bir var olma çabası ve ben de varım deme zamanlarıdır. Bunun sonucu olarak, bu dönemdeki gelişimi sağlıklı ve normal ilerleyen bebeğin en popüler sözcüğünün ‘benim’ olmasına şaşırmamak gerekiyor. Bebeğin gelişim aşamaları tam olarak bilinip özümsenmediğinden birçok anne baba tarafından bu kelime ardından hırçınlık ve ağlama nöbetinin habercisi olduğu için sevilmemektedir. Aslında çocuk normal davranır, fakat ne yazık ki anne ve babanın bilinçsizlikten ona olan tutumları yanlış olur. Bu tutumlar sonucunda bebek ağlama krizlerine giriyor. Çünkü o kendini ispat etmeye çalışırken hayatında ona en yakın olan insanlar tarafından buna karşı çıkılır. Tüm bu nedenlerden ötürü, 2 yaş sendromu ile başa çıkma yolları arasında öncelikle çocuğun bu son derece güçlü olarak hissettiği kendini kabul ettirme gereksiniminin anlaşılması ve buna ket vurulmaması gerektiğidir.

Sinirlendiğimizde Yapmamız Gerekenler

Öfke hepimizi etkilemektedir. Özellikle kalabalık bir şehirde işe gitmek ve akşam trafikte eve dönmek zorunda kalıyorsanız stresin artmaması ve ya sinirlenmemek mümkün olmaz. Ancak sinirin ve ya stresin sürekli olması sinirlendiğiniz kişi ya da olaylara değil size ve sevdiklerinize zarar vermektedir. Genel olarak ise pek çoğumuz bunun farkında olup siniri kontrol edebilmek için sık sık sinirlendiğimizde ne yapmalıyız sorusunu sorarız. Uzmanların önerisi ise, sinirliyken bunu fark edip herhangi fevri davranışta bulunmadan önce biraz vakit geçirerek sinirlerin yatışmasını sağlayacak aktivitelerde bulunmasıdır.sinirlenince yapılması gerekenler, sinirlenince sakinleme yolları, sinirlenince nasıl sakinleşilir

  • Öfke genel olarak olayları kavrama ile doğru tepkileri verme yeteneğimizi zayıflatan bir duygulardı. Özelikle hayal kırıklığı, suçluluk, üzüntü ve kaygı gibi duygularla yakından alakalıdır. Atalarımızın öfkeyle kalkan zararla oturur sözü çok doğru çünkü öfkeli biri bir anda verilen kararlar yapılan hareketler muhakeme yeteneğimiz zayıflattığından dolayı genellikle yanlış kararlar alınır. Sinirli bir anda söyleyeceğiniz sözler gerek sizi gerekse de sevdiklerinizi olumsuz etkileyerek sosyal ilişkilerinizin zayıflamasına yol açar. Sinirle ve öfkeyle başa çıkabilmek parlamaları önleyebilmek için atılması gereken ilk adım bu anların fark edilerek kontrol altına alınması gerekir. Bu bir tekrar ve ya alışkanlık meselesidir fakat bu alışkanlığı edindiğinizde öfkenizi kontrol etmek sizin için oldukça kolay olur.
  • Sinirleri yatıştırabilmek için en acil olarak başvurabileceğiniz yöntem nefes egzersizlerinin yapılmasıdır. Kısa sürede uygulayabileceğiniz bir çözüm arıyorsanız çok sinirlendiğiniz bir anda derin nefes alınız ve nefesinizi 10’dan geriye doğru sayarak yavaş yavaş vermelisiniz. Sinirlerinizi yatıştırmak ve sakinleşmek amacıyla kullanabileceğiniz diğer nefes egzersiz önerisi ise derin nefes alın 10-15 saniye nefesinizi tuttuktan sonra önce nefesinizin yarısını verin ve daha sonra yarısının yarısı olarak nefes vermeye devam ediniz. Tüm bu nefes egzersizleri yatışmanıza yardımcı olur.
  • Çok çabuk parlayan biriyseniz ve sinirlediğinizde yaptığınız hareketlerden söylediğiniz sözlerden daha sonra pişman oluyorsanız sizi sakinleştirecek hobilere ihtiyacınız vardır. Kitap okunması, evcil hayvanlarla ilgilenmek, çiçek bakmakla uğraşırken sizi memnun edecek aktivitelere yönelmelisiniz.
  • Sizi sinirlendiren olayların dibine inmek tam olarak neye sinirlendiğinizi tespit etmek ilerde yaşanabilecek aynı yapıdaki olaylarda sinirlerinizi kontrol altında tutmanıza yardımcı olur. Sizi tam olarak neyin sinirlendirdiğini bilirseniz bu tetikleyicilerden uzak durarak öfkenizi kontrol altına almanız mümkündür.

Porsiyon kontrolü yapmanın yolları nelerdir?

İnsanlar büyük porsiyon gördüklerinde ne yazık ki onu tercih eder. Maalesef Bu durum gerek Türkiye’de gerekse de Amerika’da bu şekilde ilerlemektedir. Ucuz gıdaların ve ya yağların piyasada gittikçe artış göstermesi ile marketlerde kampanyalı ürünler ve ya büyük paketler daha hesaplı gibi gözükür. Cebe yararlı olan bu kampanyalar fazla kiloya ve porsiyonun büyümesine neden olabiliyor. İlave olarak ise toplumuzun aşine olduğu büyük kaplarda yemek pişirilme alışkanlığı da daha çok yemek yemeye neden olmaktadır ve dolasıyla da istenmeyen kiloya ve ya hastalıklara davetiye çıkartıyor.porsiyon kontrolü nedir, porsiyon kontrolünün faydaları, porsiyon kontrolünün yararlarıPorsiyon kontrolünün detayları

Mutfağınızda et reyonuna geldiğiniz zaman ilk yapılması gereken tüketeceğiniz etin çeşidini ve alacağınız miktarı saptanabilmesidir. Eğer ki, canınız kırmızı et istediyse görünür yağlarının olmamasına dikkat etmek gerekiyor. Özelliklede yağ içeriği daha az olan antrikot ya da biftek kırmızı ette en doğru seçimlerdendir. Eğer ki, tavuk alacaksanız da göğüs kısmı daha sağlıklı olur. Şayet lezzet sizin için önemliyse yağ içeriği biraz daha çok olan but’u da tüketmenizde fayda vardır. Nadiren de olsa kendinize kanat ziyafeti vermek isterseniz dikkat etmeniz gerekiyor. Her ne kadar balık en sağlıklı et grubu olsa da ülkemizdeki tüketim oranı ne yazık ki çok azdır. İçeriğindeki Omega-3 ile balık alternatifsiz bir besinlerdendir.

Abur cubur reyonunu yok etmelisiniz

Yapılan alışverişlerde en tehlikeli reyon abur cuburlardır. Şayet alışverişe aç karnına çıktıysanız ve ya uzun süre besin tüketmemişseniz kendinizi bu reyonda bilinçsizce alışveriş yaparken bulmanız mümkündür. Bu sebeple alış-verişe her dakika tok karnına çıkmaya özen gösterin kendimizi ödüllendirdiğimiz bu reyonda doğru seçimi yapmaya dikkat etmelisiniz. Eğer çikolata alacaksanız daha fazla bitter olan çikolatalarla kalori içeriği düşük olan barları sahip bisküvi alacaksanız da light olanları ve krakerleri tercih etmeye yönelmelisiniz. Kremalı ve karamelli ve ya yüksek kaloriye sahip çikolatalar ise karın bölgesinde yağlanmaya sebep olacağı için ise kaçınılması gerekli olanlar arasında yer almaktadır. Doğru içecek seçilmesi oldukça önemli bir konulardan biridir. Asitli içecekler, siyah çay ya da kahve yerine beyaz çay, ıhlamur, yeşil çay, rooibos, ekinezya, chai tea kuşburnu tarzında bitki çayları şekersiz olarak sıklıkla içmelisiniz.